ZTAR VARS episode I : the lost cedi
Ekim 22nd, 2005
Long long ago in a galaxy not so far away…
Nozkırında sessiz sakin uzanan tenha asfalt yol üzerinde bir bukalemun etrafına bakına bakına uzanmış yatıyordu. Uzaktan, güneşin yola bıraktığı sahte gölcüklerin arasından kırmızı bir MAN kamyon kasasını takırdatarak yaklaştı, bukalemun yorgun gözleriyle onu takip etti.
Kasanın arkasında üç kişi oturuyordu. Biri uzun kıvırcık saçlı, giysileri eski, iri yarı bir adamdı. Kemerinde garip bir sopa sallanıyordu. Bir de ufak, 14-15 yaşlarında bir kız çocuğu ile parmak araları perdeli bir insan-ördek göze çarpmaktaydı. Kasanın diğer ucunda pos bıyıklı, kirli sakallı iki adam çömelmiş sigara içmekteydiler.
Sert bakışlı adam kıza seslendi: “Şu prenses seni ne diye gönderdi peşimden bilmem ki.. gideceğimiz yer çok tehlikelii..”
Kız bakışlarını yoldan ayırmayarak cevapladı: “Şehri gezip görecem, sana ne”
“Neyini görecen lan? Çöl ora çöl!”
İçeriden kamyon şoförünün böğürtüsü gelince sustular: “lan Kui Gan, bak koçum cedi medi demem dalarım, gürültü etmeyin lan arkada. İki dakka susun lan”
Sigaralarını tellendiren amelelerden biri adı Kui Gan olan adama seslendi: “La Kui, şişt bak bi. Şu yanındaki ördeği kessek caiz midir eti?”
Ördekadam bu söz üzerine irkildi… Korkuya Kui Gan’a doğru yaklaşırken “Ben sizin bildiğiniz ördeklerden değilim… Nahbu gezegeninden geldim ben.” dedi.
Diğer amele atıldı “Bunun kavurması da leziz olur… Demi lan cedi?”
Kui Gan sert bir hareketle ördeği öte yana iterken “Nereden bileyim ben?” diye dişlerinin arasından tıslar gibi cevapladı “Hoca mıyım oğlum ben, bana bakın ameleler, adamı hasta etmeyin, çoğaltırım”
Aniden kamyon sarsılarak durdu. Hoyratça çekilen el freninin gacırtısı kasadakileri ürpertirken şoför kapıyı çarparak aşağıya indi. Kasaya doğru yaklaşırken bir yandan da bağırıyordu “İnin lan aşağı. Cedi sen de, al ördeğini. İnin kasadan. Ne bu yahu dır dır dır, İbo dinliyoruz önde, sesiniz akustiği bozuyor. Cediymiş…”
Kui Gan yavaşça kasadan indi… Bir yandan da sakin bir ses tonuyla “Bu görev çok önemli. Galaksi barışı için, prenses için..”
Şoför öfkeden yüzü kızararak bağırdı “Bana ne galaksi barışından? Biri gelir öbürü gider. Onu ben değil, koltuklarını kaybedekler düşünsün. Koçum, burada zaten sersefil yaşıyoruz, bir canımız var alacakları. Prenses de barış da alakadar etmez beni.”
Kui Gan tek yolun Cedi yeteneklerini kullanmak olduğunu anlamıştı. Elini kaldırdı, böylelikle karşıdaki kişinin zihnine odaklanıp onu kontrol altına alabilecekti. Ama daha bunu yapmasına fırsat bulamadan şoförün bileğini kavradığını hissetti…
“Bana bak Cedi, bana el kol hareketi yapma. İndir o elini yoksa kan çıkar burada.. Defolun gidin, aha bak aradığınız motor parçası da şu ileride, sanayide vardır, yürüyün oraya kadar, şimdi naş naş…”
Cedi umutsuz bir halde küçük kız ve ördekimsiyle kalakalırken ortada, kamyonun arkasından amelelerin sesi duyuldu “Çok var mı bunun geldiği yerde bunlardan? Cediiii bak sana diyorum, kavurma yap bununla, çevirme iyi olmaz ördekten”
Kamyon tozu dumana katarak uzaklaştı.
Kız Cedi’ye döndü “Sanaiye gidecez napalım…” Ördek gülümseyerek söze karıştı “Sanaiyi basmışlar ehe ehe ehe” Karşılık olarak Cedinin tokatı ağzında patladı “Espri yapma dümbelek. Yemeyeyim seni. Hadi yürüyün, yol uzun…”
****
Next Episode: Motorcu çırağı Aladin Skytalker ve Amerikan Doları kabul etmeyen, Rus Rublesi isteyen devrimci Hayri Usta.
Possible Episodes: Acıların Çocuğu Palpatin ve Mahmud Yoda ile çetesi; Palpatin’in İntikam Planları ve Sitt felsefesinin kuruluşu; Ölümcül Modifiye Murat 124 yarışları…
Special Note: Valla amatör oldu, maksat geyik olsun. Bilerek üslubu havada bıraktım, dili ayaküstü laklak ayarında tutmayı denedim. Olmazsa diğer bölümlerde hikayeciliğe kayarım. Ne bileyim, “çiziştirdim” bir şeyler.
- HNNV
Köşedeki tüm yazılar :



















