Yaralarımızı iyileşmeye terkedemeyiz bir türlü bazen…
Eylül 28th, 2008
Hani bazi yaralar vardir, yuzumuzde, elimizde, dizimizde. Dusmus incitmisizdir belki, bir hastalik sonrasidir ya da korkutmuslardir bir gece de sabah bir ucukla uyanivermisizdir. Bir aksiliktir hasili o yaranin hatirlattigi, bir hosnutsuzluk. Ufak ya da az daha irice bir aci. Ama gecmek uzeredir, eni konu iyilesmeye yuz tutmustur.
Tam o sirada, mukemmel bir zamanlamayla mudahele ederiz yaraya. Kabugunu kaldiririz, kurcalariz, kanatariz bile kimi.
Canimizi acitacagini bile bile, yaranin iyilesmesine hicbir yardimi olmayacagini bile bile. Hatirlattigi hosnutsuzlugun yara orada durdukca kalacagini, kaybolmayacagini bilmeyerek bazen.
Gonlumuzde de var o yaralardan. Bir hosnutsuzluk, kucuk acilar yadigari yaralardan. Iyilesmeye yuz tutar bu yaralar da. Zaman herseyin ilaci…Derken kurcalariz ufaktan. Sanki iyilesmesin diye. Hafiften canimiz acimaya devam etsin, o hosnutsuzluk orada oylece kalakalsin diye. Tam iyilesmeye yuz tutmusken, ama her defasinda, yenileriz o yarayi.
Yaralarimizi iyilesmeye terkedemeyiz bir turlu bazen…
- Escape
Köşedeki tüm yazılar :



















