Whisper, Layer Zero One: Quantum, Hello Navi
Şubat 22nd, 2008
Hayatı Sorgulayan Adam
İstesem kuantum teoremini çökertebilirim. Yalnız dünyada yüz binlerce fizikçi bu işten ekmek yiyor, ailelerini de katsak milyonlar bundan geçim sağlıyor, acımam varsa onadır. Ayrıca fiziğin içi boşalır, alt üst olur.
Geçen de sokağa çıktım, yüz kişiye sordum acaba kaç popüler cevap aldım hesabı yaparken farkettim ki insanımız kuantum ne demek bilmiyor. Önce köşedeki bakkala uğradım, “abi bana iki ekmek bir kısa malboro bir de kuantum” dedim, “ekmek orada dolapta kendin al” dedi, gittim ekmeği aldım, kısa malboroyu poşete koymuştu, ekmeği de yanına sokuşturdum. “Toplam üç YTL ediyor, o son dediğinden kalmadı” dedi, “iyi o zaman haftaya uğrar, alırım” dedim, beş YTL verdim, para üstünü aldım, çıkarken bakkal “toptancı gelince söylerim” dedi.
Apartmanın bahçesine girdiğimde telefon çaldı, arayan CS’ci bir arkadaştı, “Aakşam gösterim var geliyor musun” dedi, “Ne gösterimi, gösterim perşembe günü” diye cevap verdim, bir yandan da zile basıyor, ısrarla cevap alamamanın ve kapı önünde kalmanın hiddeti ile telefon görüşmesini kısa tutmaya çalışıyordum. “Abi bu başka gösterim” dedi arakadaş “Refik gaza geldi, bu akşam gösterecek” Kapı otomatının sesi duyuldu, binaya girdim “Ne gösterecek abi?” dedim, arkadaşın cevabı karşısında irkildim, kısa bir şaşkınlık yaşarken o kısa anı boş geçmek istemeyen zemin kat komşumuz Adalet teyze hem çöpü dışarı çıkarırken hem de kapı önü ayakkabıları düzenlerken üçüncü bir iş de yapayım yanında gayret ve şevki içinde “Git oğlum kaçırma, zamanında ben orta mektepteyken Halit de göstermişti de kaçırmıştım, o gün bugündür merak halindeyim” tavsiyesini benden esirgemedi.
“La gidin sapık mısınız nesiniz” diyerekten telefonu çat sesi çıkmasına özen göstererek kapatıp cebime attım, Adalet teyzeye baş selamı çaktıktan sonra, çakan baş selamından telefonun kapağının çıkardığı sert darbe sesi dank ederek kafama geri cebimden aceleyle çıkardım ve çizik var mı diye kontrol ederken…
Kuantum teoremini halka sordum, bilen çıkmadı. Bana bir kuantum örneği verin dememe karşın aldığım üç örneği de doğruluklarını bilemediğimden kabul edemedim, bu esnada kendimin de kuantuma örnek veremediğimi farkettim.
Buradan çıkacak sonuç, kuantum halka inememiştir.
Halktan kopuk, halka rağmen bir teori ise işlemez. Şimdi siz hem kuantum yapıyoruz diyeceksiniz, hem de halktan bunu itina ile gizleyeceksiniz. Neymiş, kuantum fiziği baştan aşağı değiştirecekmiş, sınır uçlarda her şey farklıymış, bilmiyoruz ya sıkın anasını satim, Schrödinger kedisiymiş.
Şimdi bana günlük hayattan bir kuantum örneği versinler, hani? Halbuki Newton öyle mi, bak bırakıyorum kalemi düşüyor yere, eğilip alıyorum bir daha bırakıyorum yine düşüyor, bir daha bırakınca düşeceğini de biliyorum çünkü bunu tecrübe ettim değil mi. Ama nerede kuantum? Yok uç şeylermiş, bilmediğimiz için bize saçma geliyormuş, yoksa bilsem ilk görüşte aşka inanırmışım vesaire.. işte bakın nasıl aşağılanıyor halk, bilmiyoruz diye nasıl itilip kakılıyoruz. Ama Newton öyle mi, yoo efendim, Newton halktan biriydi.
Newton’un kafasına elma nereden düştü? Elma ağacından. Hangi şehrimizde şehrin içinde altına yatılıp dinlenilecek elma ağacı var efendim? Yok. Demek ki Newton şehirli değildi, burjuvazi değildi, ya neydi? Köylüydü, proleterya idi. Elma ağacı da tarla çizgisini belli eden orta halli yeşilimtrak kırmızımsı meyvemsel bir bitkiydi. Evet, o gün tarlada kazma ve çapa sallamaktan yorulan Newton, öğle sıcağında ağaç gölgesinde dinlenirken ve diğer ırgatlar bir köşede karpuz kesip peynir doğrarken başına düştü o elma. Ve o anda nirvanaya erdi, perdeler kalktı, gerçeği gördü, yer çekimi var dedi.
Dikkat ederseniz Arşimet de evinde jakuzisinde değil, halk hamamında kendi kendini yıkarken bulmuştur suyun kaldırma gücünü..
Tek başına bir Newton yüzlerce sene önce onca kuralı bulmaya muvaffak oluyorda hem de bir ırgat iken, binlerce fizikçi toplanıp bir kuantum budur diyemiyorlar efendim. Yok neymiş, kuantum çok geniş alanmış, henüz tam çözülememiş. Ya bırakın bunları, aşın artık, Newton yaptı, Internet mi vardı o zaman, üniversite mi vardı East Harran Valley’de? Ha? Bahane aramayı bırakın lütfen.
Kuantum demek ki neymiş, bir avuç mutlu azınlık burjuvazinin elinde oyuncak olmuşmuş, fizikçilerin “ya abi siz ne iş yaparsınız onca yıl üniversitelerde kalıyorsunuz?” sorusuna cevap olarak “ehem eee.. kuantum, evet, kuantum uğraşımız var, süper bişi, görsen var ya yalarsın” türü cevaplar verebilmek için uydurdukları ve Newton’u çekememenin verdiği haset ve kıskançlıktır efendim.
İstesem çökertirim evet, deli çökertme bilirim, efeler diyarında büyüdüm ben lan.
- HNNV
Kaynak :
Köşedeki tüm yazılar :



















