Uçan Metal
Haziran 6th, 2007
Ağaçların dalları beyazlamış. Gölün ötesi ve tepeler gözükmüyor bu sefer. Hava açık, değişik bir sis var. Kargaların bağırarak kondukları çamların tepesindeki karlar düşüyor etrafa. Yerdeki Maviliğin görünen kısıtlı kısmındaki garip sis, yükselen buhar gibi mistik bir hava katıyor, sanki göl de engebeli bir yüzeymiş izlenimi veriyor.
Göl kenarındaki kışlamıza havadan bir gürültü yaklaşıyor. Gittikçe artan bu ‘pata pata’sesini Skorsky tip helikopterin görüntüsü takip ediyor. Hızla helikopter pistine doğru gelen dev makine karla kaplı ama küçük bir alanı temizlenmiş pisti önce pas geçiyor. Hafif bir beyazlığı kaldırıyor yerden. Sarı giysili iniş görevlileri kollarıyla kılavuzluk yapmaya çalışıyor. Uçan metal büyük bir gürültüyle tekrar yaklaşıyor, öyle yüksek bir ses var ki, yanındaki insanın kulağına doğru bağırmadan anlaşmak mümkün değil. Dönen dev pervane yere yaklaştıkça etraftaki serbest kar tenelerini havalandırmaya başluıyor sanki yerel bir fırtına çıkmış gibi hava akımının nefreti gittikçe artıyor. Saniyeler sonra helikopterin tamamı görünmeyecek kadar büyük ve yoğun bir kar bulutuyla kaplanıyor ortalık. Derken çok da yumuşak olmayan bir iniş yapıyor tonlarca ağırlığındaki dev makine.
Motosikletçilerin kaskına benzeyen kafasıyla pilot çıkıyor dışarı, elinde bir kabloyla. Helikopterin tekerleklerine takoz koyuyor ve elindeki kabloyu da beton pistin ilerisine doğru uzatıyor. Bir çeşit topraklama sanırım. Pervane hız kesiyor ve yakıt ikmal tankeri karlar arasından helikopterin yanına doğru yaklaşmaya çalışıyor. Bu sırada yan taraftaki piste aynısından bir başka helikopter daha iniş yapıyor ancak ilkinin gürültüsünden diğerini çok sonradan fark edebiliyoruz. Esen rüzgarın yönü ve şiddetine göre, pervanelerden çıkan ses değişiklik gösteriyor, sık sık frekans değiştiriyor, biraz inceye kaçıyor bazense anlık kalınlaşıyor. Büyük pervaneye dik dönen, kesişim bölgeleri de olan küçüğünün temel görevlerinden biri helikopterin pervaneyle birlikte dönüşünü dengelemek. Helikopter ‘kaptanı’ rutbeli personel iniyor ve etrafı bolca kolaçan ediyor. Motor ve pervane sesleri azalıyor ama yine de ince bir uğultu devam ediyor. Pervaneler durunca, merkez kaç etkisinin kaybıyla yerden 2 metreye kadar alçalıyor uçları, hatta bir görevli eliyle dokunuyor. Gerçekten tehlikeli, gürültülü, güçlü ve ilginç bir makine.
Köşedeki tüm yazılar :



















