Türkçe-yi . kaosatizE . etmek
November 19th, 2005
Uzun zaman oldu, söylemeden önce düşünmeyeli.,
çıtkırıldımdı bazıları.
Yazmadan söyleyebilememekten kaynaklanan sorunlardı bunlar.
Kelimeler neden vardı ki,
herşey bu kadar anlamsızlaştırıldıktan sonra?
Garipsenemeyecek durumlar mıydı yoksa durumlarımız,
öyle durumlar ki, okuyanın göz zevkini bozan,
düşüncesiz cümle içi kelime tekrarları gibi.
Kibarlaştıkça şıklaşırken cümlelerimiz,
içleri boşaldı anlamların.
Anlam ticaretini katı gümrük kurallarıyla hapsettik.
Karşıdakine “anlatmak” değil miydi yazmanın/konuşmanın tek ve saf amacı?
Peki, anlaşılabilemedikten sonra ne anlama gelecekti tartışılagelmek?
Bu kadar kutsal mıydı bu konu, yoksa
sorunun kaynağı her harfi kötü-iyi anlaşılamazlıklığın tam ortasına çeken bizler mi?
Peki her olayı içselleştirmeye ne demeli,
ortalıkta bu kadar titizlik dururken?
O.
Gereksizleştirilmiş hayatlarımızı değiştirebileceğimizden miydi ki bu çırpınışlarımız?
Az konuşmak mı öz konuşmaktı yoksa öz mü az?
Her birimiz git gide karmaşıksallaştırıldığımızın güpegündüz farkın dayken,
ön ayak mı oluyorduk bu vurdum + duymaz harekete?
Cevap vermek için soru sorulmasını beklemez olmuştuk.
Her zaman söyleyecek birşeyimiz vardı,
ne de olsa karakterimizin her boyutta öyle yada böyle bir izdüşümü vardı,
vardıdavardı.
Biz de neymişiz öyle!
Bu kadar söyleyecek “şey” varken düşünmeye de gerek yoktu,
hem de hiç.
çağında anlaşılamayan dahiler miydik hepimiz?
Herbirimiz birer gıramer hatasıydık, bilinçli yada silinçbiz.
Eskilere nisbeten daha mı az vurdulu + kırdılıydı bu dehşetengiz tutumumuz,
diğer herşeye olabildiğine aykırılığımız?
tire boşluk sıfır boşluk tire
Orta Not : Rumca somunun içine Farsça peyniri koyarsanız ingilizce sandviç olur. Onu da, Fransızca balkonunuzda oturup, Arapça afiyetle yersiniz. Ya, italyanca iskele gazinosundaki Rumca palamut ızgarasına ne dersiniz? > Beynun Akyavaş
tire boşluk sıfır boşluk tire
Yirmi artı dokuz eşittir yirmidokuz kadar kolaydı bütün hesaplamalar,
Ya da biz de o Türkçeselleştiremediklerimizden miydik ki?
Zaten “Bundan gayrı” da yoktu artık.
Morun berisindeki olmayı reddetmek miydi bütün bunlar,
yoksa yapma denileni yapan (afa) canın sırıtan, çürük dişleri mi?
Yanlış yere koyulmuş . sız virgül misali,
noktalama işaretleri miydi simgeleyen, yoksa biz miydik imgelenegelen?
?
- Burak Bakay
Köşedeki tüm yazılar :