Türk Filmi Hayali Gibi…
Aralık 6th, 2005
Şarkılar…
Ne çok şey anlatıyorlar.her anımız,her ruh halimiz için de var uygun olanları.Bazen belli bir dönem birine takılıyoruz,aklımızdan o geçiyor,durup durup onu söylüyoruz.Bazen de uzun vadede,sürekli söylenen değil de akla geldikçe değerinin farkına vardığımız parçalar oluyor.bir aşkın,değerli bir dostluğun hatıralarını canlandıranlar gibi…
Fakat her birimiz için hayatımızın her anında dinlediğimiz;ve işte bu benim parçam dediğimiz parçalar var.Belki bir anıyı anımsatıyor,belki de bir hayale ilham veriyor..Ama sonuçta o bizi bize anlatıyor.
Kıraç’ın ismini duyurduğu;bana göre şuana dek yaptığı en güzel parça.:gidiyorum….Benimki de bu;her dinlediğimde ilk gençliğimin,lise günlerimin anılarını canlandıran-belki de farkında değilim ama hayalimdeki aşkın dizelere döküldüğü şarkı…
Şarkının hikayesi de benim yorumlarımla baya ilgili aslında,türk filmi gibi… Kıraç’ın lisede baya haşarı bir çocukmuş,5 kişilik grubuyla okulu birbirine katar;biraz da uzun boyu sebebiyle okuldaki herkes tarafından abi muamelesi görürmüş.Biraz da bu yüzden (karizmayı yerle bir etmemek için)hoşlandığı kıza bir türlü gidip açılamamış.Bazen duraklarda kızın geçmesini beklermiş ama muhabbet bir selamlaşmadan öteye gidememiş.
Bundan sonrasını kıraç’ın ağzından dinlemek ayrı bir hoş:”Bunun böyle gitmeyeceğini anlamam lisenin bittiği zamana denk .Son gün elime gitarımı aldım bahçede diz çöktüm önünde vegeldi maalesef hiçbirşey demeden gözlerim yerde bu parçayı çaldım,söyledim.Başımı kaldırdığımda bütün pencerelerin dolduğunu ve etrafımızda yuvarlak oluşmaya başladığını .Bütün o karizmaya rağmen önünde diz çökmüş bir çocuğasöylememe gerek yok tabi .Şuansiz ne cevap verilmesini beklersiniz?-Ama ben seni abi olarak görüyorum- gülüyorum ama emin olun o an onu orada bulunmak yaşadığım en kötü andı.Bunu duymak ve bunu benimle beraber bütün okulun duyması…”
Ne kadarı gerçek ne kadarı yalan bilinemez tabi ama ne kadar önemli ki…
Önemli olan herbirimizdeki bir Türk filmi hayali vardır.Şarkılar ise bunu bize anlatan melodili birer vasıta.Tam olarak bizi bize anlatan…
Gidiyorum
Ne başkası oldu ne de olacak
Sen çalmazsan kapım açılmayacak
Şimdi içimde yanan bu ateş
Sanma ki bir son bulacak
Hiç utanmam gülüm divaneyim
Parçalanmış dünyam viraneyim
Seni her şeyden çok çok istedim
Vuruldum avareyim
Ne olurdu benim olsan
Şu yaralarımı sarsan
Bıktım artık yol almaktan
Önüme çıkıp durdursan
Gidiyorum buralardan
Tüm rüzgarlar senin olsun
Benden ayrı rüyadasın
Dilerim birgün uyanırsın
Yıllar sonra birgün yaşlandığında
O ipek saçların ağardığında
Kuru yaprak gibi dağıldığında
Kalırsın tek başına
Oysa seni ne çok ne çok sevmiştim
Tüm çiçeklerimi sana dermiştim
Şimdi ellerim boş yüreğim sarhoş
Oysa neler ümid etmiştim
Elimde eski bir aşktan kalma tutku damlacıkları;arkamda diz boyu balcık hatırların çığlığı var.Yırtmış atmışım herşeyi bir ben kalmışım ortada bir de sen içimde…taa şuramda.özlemişim seni birtanem gel döndür beni bu yollardan…hadi bekliyorum
~kuvars~
Köşedeki tüm yazılar :



















