Terörün Finansmanı - Kaçakçılık

Haziran 5th, 2007

Zaman gazetesinden bir arasayfa haberi: ‘vanda fakirliğe rağmen trafikteki araçların çoğu son model’ (bkz yolculuk – sonları) türkiyenin geri kalanının litresini 3 ytl den kullandığı dönemde bile bu bölgedeki insanlar benzini 1ytl ye dolduruyorlardı hatta daha da sınırdakiler daha az miktarlara depolarına tıka basa benzin pompalayabiliyord. Sınır bölgelerdeki temel ekonomik aktivite kaçakçılık. Bunun için akla gelmedik yöntemler bile kullanılıyor. Bu ‘ticaretin’ çok az bir kısmı fark ediliyor ve kameralara yansıyanlar sadece küçük bir yüzdeyi temsil ediyor. Her türlü elektronik eşya, benzin sigara yada ‘ucuz’ şey buralardan vergisiz olarak ülkeye giriş yapıyor, dolayısıyla devletine kasasına gitmesi gereken paralar buradaki kaçakçılarnı cüzdanlarında kalıyor. İşin daha da tejlikeli boyutu ise uyuşturucu ticaret,i. Hacmi milyar dolarlar ile ölçülen ticaretin, avrupaya giden yolu üzerüned bulunuyor Türkiye ve her komşu ülkeden yüklü miktarlarda ülkeye giren uyuşturucu, bir kısmı ülkemizde kalarak güzergahına devam ediyor. Bu kaçakçıluğın da sistematik hale getirilmesi terör örgütü tarafından gerçekleştiriliyor.

Sözgelişi, Bitlis Tatvan daki halkın yarısından fazlasının terör örgütü semaptizanı olduğu söyleniyor. Bu insanları dağa çıkmaktan alıkoyan şey ise ilçede konuışlanmış 3 tugay. Ancak işin enterasan kısmı ise insanların dağa çıkmasını engelleyin etmenin korku değil para olması. Bu üç tuıgayda yaklaşık beş bin asker barınıyor. Bunların birçok ekonomik gereknsinimleri ve harcamlaarı var. Nüfusu 100 binin biraz altında olan Tatvan için harcmalar da ciddi bir miktar ifade ediyor. Ayrıca bölede çeşitli kaçakçılık işleri de el altından yürütülüyoru. Tüm bunlardan anlaşılan şu olabilir ki, her şeyin yolunda gibi gittiği bu piyasada dönen paralar terör örgütünün finansmanı olarak rahatlıkla kullanılabilir, kullanılıyor.

Bölgedeki kaçakçılığın bir de Pazar boyutu var. İstanbulda yaşayan ‘milyonlarca’ kürt vatandaştan buradaki bağlantılarını kullananlar kaçak malları tekrar vergisiz şekilde piyasaya sürüypor. Normalde alabileceğinden daha cuuza aynı malı bulan diğer vatandaş ise fazla düşünmeden işine geleni yapıyor. Olayın basit bir vergi kaçırmadan, askere sıkılan merminin finansmanı haline geldiği an ise korkutucu dönemeci oluşturuyor. Etrafın iyice koktuğu bölgede maalesef otoriterler de işin içinde olabiliyor. Astronomik rakamların döndüğü bu devasa sistemin kıyısından ucundan bile bulaşmadığı yer yok. Düşük maaşlı çalışanlar dan ise yüksek rakamları görünce görevini suistimal etmeyecek olanlar çok az. Televizyon ekranlarına yansıyanlar, gazetelerde ifşa olanlar, çökertilen çeteler ise olan bitenin yine çok az bir kısmını temsil ediyor.

Köşedeki tüm yazılar :

postmodern askerlik hikayeleri


Köşeler

En Son Yazılar