Tarih Anlatımında Dengeyi Tutturmak Üzerine

Mart 22nd, 2006

Tarihimizi anlatırken kıyasıya eleştirdiğimiz durumlar da var, belki de haksızca… Ancak kabul etmek gerekir ki hakkından fazla övdüğümüz ve göklere çıkarttığımız kişiler, olaylar da mevcut. Pek çok milletin hayal bile edemeyeceği kadar köklü bir tarihe sahip olsak ve 1000 yıllık bir medeniyetin temsilcisi olsak da, tarihi nabzımıza şerbet verecek şekilde anlatır dururuz kendimize. Ben bu yazımda kendimce abarttığımızı düşündüğüm Napolyon’un Akka’daki yenilgisinden ve Viyana kuşatmasından bahsetmek istiyorum.

Bildiğimiz gibi Napolyona karada ilk yenilgisini tattıran Cezzar Ahmet Paşa isminde oldukça yaşlı bir komutandır. “Yenilgi” diyoruz, çünkü şartlar ne olursa olsun başarıya ulaşamamış bir harekat yenilgi olarak nitelenebilir.

Napolyon, 1798 yılında Mısır’ı işgal etti ve buradaki Memlük alaylarını bozguna uğratarak Mısır’ı ele geçirdi. Fakat İngiliz amirali Nelson, Fransız donanmasını kovalamıştı ve Napolyon karada zaferler kazanırken Fransız donanmasını ortadan kaldırdı. Böylece Napolyon oldukça zor bir durumda kalmıştı, Fransa’yla hiçbir bağlantısı kalmamıştı ve bütün lojistik yolları kesintiye uğramış durumdaydı.

Napolyon bu nedenlerden dolayı Mısır’da kalamazdı ve çareyi Osmanlı üzerine yürümekte buldu. Zira o zamanlar Osmanlı birtakım askeri devrimlerden geçmekteydi ve Nizam-ı Cedit birlikleri yeni yeni yerleşmekteydi. Napolyon’un amacı Suriyeyi ele geçirerek ileriye harekat alanı sağlamaktı.

Burada bize anlatılmayan olaylardan birisi Napolyon’un kazanmış olduğu zaferlerdir. Kendisine karşı koyan Osmanlı birliklerini ardarda bozguna uğratan Napolyon hakkında bize bir şey anlatılmamıştır. Bütün bu zaferlerden sonra Osmanlı orduları Akka kalesine çekilmişlerdir.

Semerkand dergisinde okuduğum bir yazı burada aklıma geliyor. Napolyon’un Akka gibi ufacık bir kasabayı alamadığından bahsediyordu bu yazı. Gülünçtür ki, kendi zaferimizi büyütmek için kendimizi bu kadar küçültebiliyoruz. Akka, Selahaddin Eyyubi’nin haçlı ordularına karşı koyduğu muazzam tahkimat, demek küçük bir kasaba…

Her neyse, Napolyon Akka’yı kuşatır. Burada belirtmek isteriz ki, Napolyon sayıca üstün durumdadır, zira bozguna uğramış Osmanlı ordusunun kalıntıları Akka’yı savunmaktadır. Napolyon pek çok ataklar yapar kaleye, ancak ordumuz çok iyi direnir ve sonuçta Napolyon geri çekilmek zorunda kalır. Sebep ise Cezzar Ahmet Paşa tarafından yapılan bir karşı taarruz veya yardıma gelen başka bir Osmanlı ordusu değil, Napolyon’un kaynaklarının tükenmesi, açlık, hastalık vb sebepler.

Burada Napolyon’un yenilmediğini bahanelerle söyleyecek durumda değiliz, bir harekat amaçlarına ulaşamamışsa, buna yenilgi diyebiliriz.

Aslında benim dikkat çekmek istediğim konu, buradan yola çıkarak Kanuni’nin Viyana Seferinin bizim tarihimiz açısından değerlendirmesindeki yanlışlıklara değinmek. Napolyon’un bu geri çekilmesini büyük bir zaferimiz olarak niteliyorsak, acaba Viyana başarısızlığımızı nasıl değerlendirelim?

Bize tarihimizi öğreten ders kitaplarına bakarsak Viyana’yı alamayıp geri çekildiğimizin söylendiğini göreceğiz. Sebepler olarak ise topların getirilmemesi ve kış gösterilmiş. Tabi insan gerçekleri okuduktan sonra buruk bir gülümseme atmadan edemiyor. Gerçek şu ki, Osmanlı ordusu toplarla değil lağımlarla düşman duvarlarına zarar vermiş ve son taarruzda duvarlar aşılmıştır. Ancak çarpışmalarda başarılı olunamayınca geri çekilmek zorunda kalınmıştır.

Sonuç olarak birşeyde karar kılınmalı, acaba biz de Viyana’da yenildik mi, yoksa Napolyon’da Akka’da bizim Viyana’da yaşadığımız geri çekilme hadisesini mi yaşadı? Eğer bu sorulara cevap aramazsak, ne yazık ki hala kendimizi tarihten ders çıkarma yetisinden mahrum bırakacak ve birilerinin yenilgilerini sebep gösterip kendi yanlışlarımızı görmezden gelmeye devam edeceğiz.

Selam ve dua ile,

Vaveyla

Köşedeki tüm yazılar :

genel

Tek bir wıbılan var Durma, sen de wıçkır:

  • 1. marvin  |  Nisan 5th, 2006 at 9:26 am

    güzel yazı tebrikler…
    bir de bahsedilebilecek konu da Ÿu olabilir.
    Akka kalesinden sonra fransız ordusu geri çekilir. fransızlar olayı bizim bildiŸimizden tersine anlatır. malumunuz olarak napolyon geri çekilirken yaralıları geride bırakır, öldürür, kestirir vs. kendilerini yavaŸlatıyor diye, ancak fransız tarihçileri olayı deŸiŸik bir biçimde yani o yaralıları bizimkilerin öldürdüŸü biçiminde anlatır. Ÿimdi tarih tamam daaa kime ve neye göre tarih?
    tekrar teŸekkürler bu güzel yazı için…

Wıbıl:

Pek lazım

çok lazım, gizlicez


Köşeler

En Son Yazılar