Sen Gittin
Eylül 12th, 2006
Kara gözlerinde mahmurca gülüş,
Gayrı uyanılmaz uykunda mısın?
Bizi yalnız koyup göğe süzüldün…
Acın dayanılmaz farkında mısın?
Karanlığın kol gezdiği sokaklarda yine yalnız kaldık. Bir meltem gibi esip geçtin üstümüzden sonrada çekip gittin ansızın. Ve sensizlik hiç olmayacak bir şeydi dünyada. Giderken mutluydun, sana göre her şey tamamdı, her şeyi yeniden yeşertmiştin içimizde, istediğin kıvama gelmiştik sence, artık sensizde olurdu. Seni bekleyenlere gittin bizi yalnız koyup. Yeni ümit tomurcukları ekmeye gittin gönüllere, bize ise ağıtlar yakmak kaldı ardından. Bir de hasretle vuslatı beklemek…
Sen gelmeden önce kaybedecek bir şeyimiz yoktu hayatta. Sen gelmezden evvel biz diye bir şey bile yoktu. Sonra sen geldin ve aramıza muhabbet getirdin, sen geldin ve bize huzur getirdin, sen geldin ve her şey değer kazandı, sen geldin ve kalplerimiz huzura erdi, sen geldin ve biz seni yaşamaya başladık, sense ideallerinle bağlıydın hayata ve bir gün çekip gideceğini bilemedik, sense ideallerinle vardın ve biz ideallerinin değerini kavrayamadık. Sendeki muhabbeti yaşamak varmış ve biz fark etmekte geciktik. Ve senin gidişinle toz duman oldu her yer, her şey. Ve şimdi sana hasretiz, çünkü senin yerini dolduramıyoruz, birbirimize sahip çıkamıyoruz. Sen yoksun ve biz bunu kabullenemiyoruz. Sen yoksun ve her günü seni daha fazla özleyerek geçiyoruz.
Yağmurlarla olmuştu gidişin. O günden beri yağmura düşman oldu yüreğim. Yağmurlara yükledim kabahati. Yağmurlara yükledim sensizliği. Sanki onlar alıp gitti benden seni, sanki onlar estiriyor ayrılık rüzgarlarını. Her yağan yağmur yeni bir ayrılık getirecekmiş gibi. Yeni bir seni daha alıp götürüyor benden. Yağmurları sevmiştim gelişinle şimdi sevmiyorum gidişinle. Ama öğrettiğin gibi yinede ümitliyim ben. Belki bir yağmurla dönersin geri. İşte o zaman estireceğim vuslat rüzgarlarını gönlüme. İşte o zaman yüzüm gülecek. İşte o zaman hayat farklı olacak gönlümde. Yeniden yeşerecek tohumlar, yollar yeniden aydınlığa kavuşacak. Biliyorum az sürecek bu vuslatlar. Artık senin her gelişin yeni bir ayrılık getirecek. Artık her bir vuslat yeni bir hasretin habercisi olacak, her vuslat buram buram hasret kokacak toz bağlamış gönlümde.
Haydi! Şimdi kaldır gözlerini. Bak bana eskisi gibi. Hazır değilim ben yokluğuna, hazır değilim ayrılıklara, hazır değilim ben sabahı olmayan gecelere, hazır değilim sensiz doğan güneşlere. Yeni hayata doğmuşken seninle, bırakma beni bu çöllerde susuz . Senin gidişin benim tükenişim olacak. Senin gidişin attığın tohumların susuz kalıp çatlaması olacak. Ne kadar ümit tomurcukları eksende yüreğime ayrılık dayanılmaz oluyor. Her doğan güneşte umudum tükeniyor, hasretin dayanılmaz hale geliyor. Ne kadar sensiz birbirimize destek olmaya çalışsak ta bir yerlerde bir şeyler eksik kalıyor. Senin yerini hiçbir şey alamıyor. Yokluğun her daim hissediliyor.
- ebrasi
Köşedeki tüm yazılar :



















