Rahat, Hazır Ol, Selam Dur!
Haziran 5th, 2007
Hafif aşağı eğimli çim yüzeyin üstünde sırtımı ağaca yaslamış bir halde karşıya bakıyorum. Ayaklarımın ucundan mucur eğitim alanı başlıyor. Tek sıra ağaçların ardından gölün mavisi görünüyor. Biraz daha ytukarıda göle (denize doğru) uzanan kel ve karsız ufak sıra tepeler, onların ardında ise yükselen karlı dağlar… Hafif bir rüzgar esiyor, eğitimden kalan terimi üzerimde kurutuyor. Kamuflajım hafifçe titriyor, botlarım tozlanmış. Göldeki küçük dalgalardan kupraşan güneş ışınları yüzümü ısıtıyor. Hava açık, çok az parçalı bulutlu. Bando takımı az önce 50 kg teçhizat taşıyan mayıncıların geçtiği yoldan ahenkli gürültü çıkararak tepeyi tırmanıyor. Rüzgar şiddetini artırıyor, kuru yapraklardan birkaç tanesinin önümden kaçtığını görüyorum. Beremi düzeltiyorum. Bu şekilde akşama kadar oturabilirim. Güzel havaya aldırmamak gerek zira, birkaç güne kar bekleniyor ve o kardan sonra toprağı tekrar görmemiz aylarımızı alabilir.
Kel tepelerin soluna doğru engin deniz ilerliyor, açık ve koyu tonlu yüzeyi hafif tırtıklı. Daha solda Ahlat tarafına doğru bakınca karlı Süphan dağı yükseliyor. Askerin biri kendini kaybetmiş uzun hava modunda bağırıyor “Allaaah!” nidalarıyla. Sağ arkamda ise Nemrut krater gölüne ev sahipliği yapan kahverengi tepeler duruyor. Kafamı birkez daha kaldırıyorum. Güneşten dolayı gözlerimi kısıyorum. Yağlı boya bir tablo gibi… Fondan tank ve kamyon sesleri birbirine karışıyor.
*
Esas Duruş - Askerliğin temel esaslarından biridir. Topuklar bitişik ve ayak uçları yaklaşık 90 derece açı yapacak şekilde, arasına yaklaşık olarak bir bot girebilecek kadar açıktır. Vücut dik ve kafa karşıya doğru gururla bakmaktadır. Kollar yana yapışık, eller ve parmaklar düz ve bitişik birşekilde yana yapışıktır. Başparmağın ayrı olmamasına dikkat etmek gerekir, çok kişi bu yüzden fırça yemiştir ve yiyecektir. Asker göğsü kabaracak şekilde dik, ciddi ve nispeten sinirlidir. Sanki daha kaslı görünmek için nefesini tutmuş gibidir. Ama esas duruşta nefes alıp vermek serbesttir. Bu duruşu ya emir bozar, yada ölüm. Emir demiri keser ayrıca, her ne ne kadar alakası olmasa da belirtelim.
Rahat : oknuduğu kadar rahat bir pozisyon değildir. Komutan askere rahat dediği zaman bu cins değil özel bir tabirdir yani askere rahat ol takıl kafana göre dememektedir. Birazda tarif edeceğimiz duruşu pozsiyonuna ithafta bulunmaktadır. Rahat genelde esas duruştan sonra verilir dolayısıylka esas duruştansonra farklarını söyleylelim. Ayuaklar bir omuz boyu açıktır eller ilkokuılda öğrendiğimiz gibi arkadad kesinlikle bağlı değildir (bağlı olduğu pozisyonun adı tören-rahattır) kollar yanlara salınmış ve yumurta tutarcasına hafif bir yumruk pozisyonunda avuç içi arkada kalacak şekildedir. Rahat demek rahatlık demek değildir. Esas durşurta da olduğu kıpırdanılkmaz el kol hareket ettirilmez ayaklar betano saplanmış gibi sabit vurur. Esas duruştan rahata geçerken sol ayak sola doğru atılırken yere doğru vurulur. Toplu halde sert zemin üzerinde yapıldığında çok etkileyici ve tok bir ses çıkarar.
Komutan konuşunca hemöen esas duruşa geçilir – hazır ol! Demesine gerek yoktur, rahatta dinle derse bile önce esas duruşa geçilir sonra rahatta dinlenilmeye devam edilir. Her ne durumda olursa olsun askerin kulağı komutandadır ve göz temasını muhafaza eder. Kaşlar çatık sanki komutanı yiyecekmiş gibi gözünün içine bakılır. Komutanın askerden korkma gibi bir durumu söz konusu olmadıpı için bubir sorun teşkil etmemektedir.
Selam vermek – esas duruşta selam verilirken yine kupırdamama dik durma karşıdaki kim olursa olsun dövecekmiş gibi bakma kuralları geçerlidir. Sağ kol yapışık olduğu yerden yayıu salınmış bir oık gibi fırlar. Parmakların hepsi bitişik ve düz bilek kurulmadan kol ile dümdüz bir çizgi yaparak orta parmak sağ kalşnı tam kenarına hafifçe temas eder. Gögüs kafesi ve kol arasında doksan derecelik bir açı meydana gelir. Karşıdan bakılınca baş parmak görünmemelidir. Bunun için el serçe parmaktan aşaı doğru hafifçe eğilebilir. Bilek ve parmaklar düz tek bir çizgi şeklinde dirsekten kaşa kadar uzanmaktadır. Selam kafada başlık yokken verilmez yani bere, şapka vb giyiliyken verilir. Kafada başlık yokken selam vermek en çok işlenen ve komutanların en çok kızdığı acemi hatalarındandır.
*
Pencereden baktığıonızda park etmiş otomobilleri değil sıra sıra dizilmiş zırhlı araçları görürsünmüz tanklar panzerler zırhlı poersonel taşıyıcılar lastik sesleri değil plaet gıcırtıları duyulur. LPG tofaş egzoz sesi değil binlerce litrelik hacimde tonlarca metali hareket ettirebilen dizel motor homurtuları gelir kulağınıza. Yerel müzik marketin kapısındaki hoparlöçrden çalan ‘yeni kaset’ tense rap rap –bot- sesleri duyasrsınız yada askerlerin uyumlu bağırışlarını.
Köşedeki tüm yazılar :



















