Psikolojik Danışma
Haziran 5th, 2007
Her asker için standart doldurulan psikolojik danışma formu biraz değişik bir formdur. İçerisinde son derece garip konulardan da bahsedilmiştir. Örneğin bir ankette “Kendinizi jiletleyip, üzerinizde sigara söndürüp söndürmediğinizi” söylersiniz. Ama aslında orduda, özellikle jilet atma vakaları gayet yaygın, hatta popüler bir durum. Akli dengesi tam yerinde olmayan yada kendini aşırı doz arabeske vermiş askerler kendilerini rahatlıkla jiletleyebiliyorlar. Ayrıca psikolojik rahatsızlıktan dolayı hava değişimi almak isteyen askerler de buna dayanak ve sebep olsun diye derilerine jiletle çizikler atmaktan geri kalmıyorlar. Hiçbir şekilde kendinize zarar vermeyeceğinizi taahhüt etden bir belge imzalıyorsunuz. Bunun sebebi de az önceki örnek gibi, bir kısmı asgari hizmetten sayılan hava değişimi almak. Hava değişimi almak için kasıtlı olarak elini kolunu parmağını kıranlar gayetolağan durumlardan. Askerdeki psikolojiyle insanlar normal şartlarda yapılmasına akıl sır erdirilemeyen şeyleri kolayca yapabiliyorlar. Çok değişik şekillerde ‘kaza süsü verilmiş’ kendine zarar verme yöntemleri var ve ihtiyaç duyulduğunda uygulanıyor. En ince iş olanı, rol yeteneğiyle jilet görüntülerinin birleştiği psikolojik vaka. Acı az, ancak uygulanması zor ve başarı ihtimali kesin değil. Rol yeteneği az olan ve düz mantık, uğraşmak istemeyen kesin çözüm isteyen askerlerin seçimi : buzda düşmek, ranzadan uçmak… Kırık durumunda hava değişimi ihtimali kesine yakın ancak ağrılı bir yöntem. Zaten bu işin başına geçen zaten sonu.larını çoktan göze almıştır. Böyle bir ortamda ‘Kendime ve başkalarnıa zarar verici hareketlerde bulunmayacağım’ şeklinde bir ibareyi imzalamak çok da gereksiz olmasa gerek. Ayrıca kasıtlı olarak kendini askerliğe elverişsiz hale getirmenin çok büyük bir suç olduğunu ekleyelim. birkaç ay hapisten başlayarak, düşman karşısında işlendiği takdirde ölüm cezasına kadar uzanan bir aralıkta cezalandırılıyor bu suçlar.
Anketteki ilginçlikler elbette bununla sınırlı değil. Kişinin gelecekle ilgili görüşü arasında da “Mutlu olacağım” tarzında çizgifilmlerden fırlamış bir slogan da var. Hobileriniz : spor, kahve, ibadet ? Allah hobinizi kabul etsin dedikten sonra diğer şıklar devam ediyor. Sigara, alkol, kumar, ot yada başka kötü alışkanlıklarınız? Anne baba sağ mı, öz mü, beraberler mi? Belki burada fark ediyorsunuz ne derece şanslı bir grup içerisinde olduğunuzu, yada olmadığınız bir kere daha hatırlatılıyor size bu vesileyle. Kardeş bilgileri, gelir durumu, karakter özellikleri, boy, kilo, yüz şekli ve ten rengi…
Oldukça detaylı testte mantıklı mantıksız birçok anket sorusu bulunuyor. Bu anketlerin ne büyük bir ciddiyetsizlikle doldurulduğunu da maalesef ortada, formalite için hazırlanmış formlar formalite olsun diye dolduruluyor. Bundan daha normal ne olabilir ki? Asker kadar içerisinde bulunduğu şartlar itibaryle psikolojik desteğe aç başka birisi olamaz. Ancak bir o kadar da onun bundan faydalanma fırsatı da az. Zaten psikolojik danışma adı altında kime ne danışıldığu da önemli bir konu. Zira dağtıımda Danışman olarak atanan “Filozof Erkan” arkadaşımız son derece düşünceli, pek konuşmayan, içine de dışına da kapanık, sevmegilisinden ret üstüne ret yemiş, kendini sigaraya vermiş, bunalımlda bir insandı. Filozofu mu kendinden dertlileri görüp düzelir diye danışman yaptılar yoksa danışmaya gelenler “vay be, benden dertlileri de varmış” diyip toparlarlar diye mi bilinmez ama bu durum da iki taraftan biri için elbet bir çözüm olacak anlamına gelmeyebilir.
Köşedeki tüm yazılar :



















