Profesyonel hayatın temposundaki bir eğitim
August 4th, 2008
Profesyonel hayatın temposundaki bir eğitim gerçekten enteresan tecrübeler içerebilir. Müzakere teknikleri eğitmeninizin ileri yaşında bekar olduğunu, hayatın en büyük müzakeresini yapabilmekten aciz bulunduğunu görebilirsiniz yada daha kötüsü iki gün boyunca dinlediğiniz şeylerden sonra “Bu adam işte bu yüzden hala yalnız” diyebilirsiniz.
50 li yaşlarda milyon dolarlık büyük bir şirketin Genel Müdürünü yan koltuğunuzda dev cüssesiyle ‘Hocam, hocam’ derken görebilirsiniz. Benim öğrenecek neyim var demeyip, önyargılarından arındırıp kendisine bu fırsatı tanımış olduğu için tebrik edesiniz gelir. Diğer yanınızda ‘orc’ gibi gülen neşeli bir tipik orta direk aile babası vardur. Duygusal Zeka sunumlarında, tasavvufun yüzlerce yıl önce ifade ettiği şeyleri, başka isimler taktıklarını görebilirsiniz. Rehavet basmasın diye öğle yemeği niyetine yediğiniz pahalı ‘ot topluluğunun’ kesmediği açlığınızı yatıştırmak için gözünüz sürekli kurabiyelerdedir. Bu eğitimler öyle bir gaz verici ve motive edicidir ki, karşıdaki konuşurken kafa sallamayı aktif dinleme sanırsınız.
Eğitimden çıktıktan sonra tepenizde spotlar yanmış da bütün hayatınız bir anda aydınlanmış gibi hissedersiniz. Ezilmekten kurtulduğunuz aracın ısrarcı korna sesiyle uyanıp başınızı hafifçe yana çevirerek ‘hıh’ der, dünyanın dönüş hızındaki yörüngenize tekrar girersiniz.
Köşedeki tüm yazılar :