Nasıl Web Sitesi?

Ekim 11th, 2005

“Nasıl web sitesi?” sorusu web sitesi kurma yolunda ikinci aşamada sorulması gereken bir sorudur. İlk aşamada gerekçelerimizi ve isteklerimizi belirledikten sonra iş nasıl bir websitesi seçmemiz gerektiğine kalıyor. Bu aşamada önümüzde birçok seçenek ve maliyet çıkabiliyor. Maliyet genelde işgücü ve kreativite miktarına göre artıyor veya azalıyor.

Siteler, yani web siteleri, internet ortamına konulduğu zaman bile aslında başka bir bilgisayar üzerinde fiziksel bir alan kaplamaktadırlar. Bu imkanı size paralı veya ücretsiz olarak barınak (hosting) şirketleri sağlar. Bu bilgisayarlar 7 gün 24 saat (genelde) açıktırlar ve böylece sitenizin devamlı olarak erişimini sağlarlar. Barınmanın yanı sıra sitenizin bir de adrese ihtiyacı vardır. Adresler de paralı ya da ücretsiz olarak bazı şirketler tarafından sağlanmaktadır. Mesela Türkiye’de bu işlemi (Alan Adı Sunucusu - Domain Name Server - DNS) ODTÜ “.tr” uzantılı adresler için yapmakadır. Bu şirketler bir anlamda barınma sağlayan bilgisayara yönlendirme yaparlar. Bu konuya ileriki yazılarda değineceğim.

Sitemizin kaç kişiyi karşılamayı hedefleyeceğini seçmemiz hayati önem taşır. İnternet (genel olarak) herkesin ellerini kollarını sallayarak dolaşabileceği bir yapıya sahiptir. Ama buna rağmen dünyaya açılan bir site birden bire ziyaretçi akınına uğrayamaz. Tıpkı gerçek hayatta yapıldığı gibi malınızı satmak için reklam vermeniz gerekir. Tabii ki reklam konusu şuanda değinemeyeceğimiz kadar geniş bir konu. Sonuç olarak sitenizi arkadaş grubunuza göstermek için yayınlıyorsanız, arkadaşlarınız arasında yapacağınız ufak çapta bir tanıtım işinizi görecektir; sitenizi ulaştırmak istediğiniz kişilerin sayısı arttıkça arama motorlarına kayıttan televizyon reklamına kadar uzanan çeşitlerle reklam olanakları mevcut. Ama şu aşamada site ziyaretçi oranıyla ilgilenmek istiyorum. Teknik altyapı olarak sitenizin kurulumu ziyaretçi kapasitesini etkiler. Anlık bant-genişliği (band-width; bir anda, mesela bir saniyede, veri gönderme kapasitesi), aylık, günlük, yıllık kota (toplam olarak günde, ayda, yılda gönderilen veri miktarı), barınak alanı (sitenizin kaplayabileceği en geniş alan) vb gibi terimlerin niceliğinin iyi ayarlanması gerekir. Örneğin sadece arkadaşlarınıza göstereceğiniz bir site için, portal olarak hizmet verecek bir siteye göre oldukça küçük bir alan ve bant-genişliği işinizi görecektir. Bu aşamayı da ileriki yazılarımıza bırakıyoruz.

Bir siteyi bilgisayarımızda tarayıcı (browser) programları aracılığı ile izleyebiliriz. Şu anda çok çeşitli işletim sistemleri için çok çeşitli tarayıcı paketleri mevcut, fakat hepsi tek bir dilden anlıyor (aslında birkaç dil ama genel olarak bir tanesi çok önemli) HTML. Zengin Metin İşaretleme Dili (Hyper Text Markup Language) olarak Türkçe’ye çevilebileceğimiz bu dil tarayıcı programa nelerin nasıl nerelerde sergileneceğini belirten birçok kod barındırır(dı), ama günüzmüzde bu dil çok yetersiz kalıyor(du) ve bazı ek diller de HTML ile beraber kullanılmaya, bir anlamda HTML dilinin içine gömülmeye (embeding) başladı. Bu dillerin başında JavaScript geliyor. JavaScript dili sayfaya dinamizim katmak için çok yararlı bir işlevselliğe sahip. Ama JavaScript’in de yapamayacağı (yapmakta zorlanacağı) işler var. Bu tip eksiklikler Plug-in’ler (İçe-sok) aracılığıyla giderilebiliyor. En yaygın Plug-in’ler tahmin edebileceğiniz gibi Flash ve Java eklentileri; bu Plug-in’lerin hepsi kendi alanlarında çok etkililer. Mesela Flash ile sayfaya daha fazla görsellik, Java ile daha fazla işlevsellik katabilirsiniz.

Tüm bu dillerin etkilerini görebilmek için tarayıcınızın JavaScript destekli olması ve Plug-in’lerin tarayıcınıza uygun olanının bilgisayarınızda hazır bulunması gerekmektedir. Yani bu eklentiler ve dilleri kullanarak sadece kullanıcının bilgisayarında, izin dahilinde işlemler yapılabilir. Ama bu kadar işlevsellik sitenizim amacının gerisine düşebilir. Mesela sitenizi seyreden veya seyretmiş kullanıcıların sayısı, sitenize girmesine izin verdiğiniz kullanıcıların kütüklerinin tutulması gibi işlevsellikler arıyorsanız başka diller kullanmanız ve bu işlemleri kullanıcı tarafından değil de barındırıcı bilgisayar tarafından yapılmasını sağlamalısınız. Eğer kullanıcının bilgisayarında değil de toplu bir şekilde barınak bilgisayarında bazı işlemler yapmamız gerekiyorsa, sunucu-taraflı (server-sided) diller kullanmamız gerekecektir. Bu tip diller sunucunun (yani sitemizi barındıran bilgisayarın) işletim sistemine ve barınma sağlayan şirketin tercihlerine göre farklılık gösterebilir. Yaygın olanları ASP (Active Server Pages-Etkin Sunucu Sayfaları, Windows), PHP (Personal Home Page-Kişisel Ana Sayfa, Linux), Perl (Practical Extracting and Report Language-Pratik Çekme ve Rapor Dili, Linux) olarak göstrilebilir. Bu tip dilllerin ortak yanları sunucunun sabit diskinde (izin verilen yerlerde) temel dosya işlemlerini (oluşturma, silme, yazma,…), veri tabanları ile etkileşim gibi işlevsellikleri sağlayabilmeleri ve sonuç olarak kullanıcı tarafına tarayıcıların anlayabileceği HTML biçiminde veri gönderebilmeleridir. Dolayısıyla arka planda neler çeviriyor olursanız olun kullanıcıya temiz HTML kodu gidecektir. Bunun gibi avantajların ne anlama geldiğini de ileriki yazılarımızda işleyeceğiz.

İleriye çok konu attık; fakat tüm konuları bir hamlede işlemek imkansız. Bu aşamada nasıl bir web sitesi istediğinizi iyi düşünün. Sadece bilgiler sunacağınız bir site mi? yoksa uçup kaçan yazılar ve resimlerin olduğu hareketli bir site mi? bir çok kullanıcının yaralanacağı ve devamlı güncellenen bir site mi? ya da büyük bir portal mı? Bu sorunun cevabı atacağınız adımların yol haritasını çizmenize yardım edecektir.

Ertuğrul Karademir
11 Ekim 2005, Ankara

NOT: Sonraki yazı, Temel Web Sitesi.

Köşedeki tüm yazılar :

02 | genel, 06 | xtras


Köşeler

En Son Yazılar