Manzara 2

September 23rd, 2005

Kafanı kaldır, gözlerini aç, etrafına bir bak.

Neler görüyorsun, tek tek say kendi kendine bir ilkokul çocuğunun zihin açıklığıyla.

Ufka doğru bak, birşey arıyormuş gibi değil, hani boş boş bakarsın ya, işte öyle bak.

Dağların yüceliğine ve ulaşılmazlığına odaklan sonra gökyüzü.

iç içe geçmiş kardeşler gibi milyonlarca yıl öyle olduklarını düşün ve insanların böyle olduklarında dünyanın ne kadar güzel olacağını düşün.

Gözlerini bir an için kapa, ellerini yukarıya doğru kaldır ve başını da.

Sanki yüzüne çarpan ufak yağmur damlaları varmış gibi gülümse ve tekrar bak ufka, yağmur bulutlarının nasıl da hızla dağıldığına şaşır.

Ağaçlara bak, dengeli birlikteliklerine, birer dost gibi nasıl da hiç ayrılmayacakmış gibi yan yana durduklarına ve paylaştıklarına.

Birkaç adım ilerle, yere bak, eğil ve kokusuna dayanamadığın sarı çiçeğe dokunmadan üzerindeki böceğe bak.

Kendini bir an için de o böcek ve çiçek kadar dertsiz tasasız düşün, keyfini bozan şeylerden uzakta olduğunu hatırla ve sevdiğin insanlarla beraber olduğunu hayal et.

Ayağa kalk ve nereye gittiği hakkında hiçbir bilgin olmayan patikaya doğru bak. Birkaç adım at ve arkana bak.

Sonra koşarak kaybol gözden.

Burak Bakay

7eylül200215:38

Köşedeki tüm yazılar :

genel,toz ve çamur

Tek bir wıbılan var Durma, sen de wıçkır:

Wıbıl:

Pek lazım

çok lazım, gizlicez

Buraya wıbılanlar:  | 


Köşeler

En Son Yazılar