Hep plugged-in
July 4th, 2008
Kendi beynim adına konuşmam gerekirse, Matrix’ e döndüm. Sürekli bağlantıdayım. internete. Herkese, dolayısıyla heryere. Sabah uyandığımda ilk işim iPhone’ dan 3 saniye içerisinde hava durumuna bakmak oluyor. Ardından eğer dışarı çıkacaksam zaten ‘Hazırda Bekleyen’ laptopumdan Trafik Kontrol Merkezine bi’ göz gezdiriyorum. işte zaten Outlook hiç kapanmıyor, yan masayla bile eposta ile iletişim kuruluyor. Söyleseniz hem ses kirliliği, hem de unutulabiliyor. inbaksınız bir nevi to-do listesi gibi de işlev görüyor. Oradan işlerinizi teker teker yaptıktan (Cevapladıktan yada ilettikten) sonra işleriniz bitmiş oluyor. Okunmamış epostanız varsa rahatsızlık duyabiliyorsunuz, okunmamış epostanız varken mesai bitirmek pek uygun bir davranış olagelmeyelebilinir.
Bloga yazıyorum, foruma, iPhone’ dan çektiğim fotoğrafları epostayla iphone photo blog‘ umda yayınlıyorum. Sonra belki Twitxr ile yine ayfondan yaptığım güncellemeyle tek seferde Twitter, Facebook, Flicker ve Picassa üzerine fotoğraf ve güncelleme ekliyorum. Bunlarım bir de benden bağımsız Friend Feed’ ımda birikiyor, bütün aktivitelerim orada toparlanıyor. Atıyorum Delicious’ da bir bukmark mı ekledim, hemen orada listeleniyor. Yada Digg den bişey mi didikledim, hemen görünür hale geliyor ilgili sayfasında, yada atıyorum Facebook’ daki app’ ında.
Karfurun 6 senedir değişmeyen internet alışveriş mekanından sipariş veriyorum, not ekliyorum, erken gelin, dondurmaları eritmeyin. Domatesden buzdolabına kadar internetten sipariş veriyorum dediğim çoğu bayan orta derece internet kullanıcılarının ilk sorusu ‘Domatezler bozuk geliyordur’ oluyor. Hepsine tek tek izah ettiğim gibi burada da izah ediyorum. Bozuk gelmiyor.
Google Reader’ ımda birikmiş yaklaşık yüzlerce RSS feedini skimming yaparaktan göz gezdirerektan yarı-okuyorum, ilgimi çekenleri deliciousluyor icabında digg liyorum. Zaten bu RSS lerle hepsine tek tek girmeden düzinelerce web sayfası ve blogu güncelcenek takip etmiş bulunuyorum.
Arada bi’ dolanıyorum tabi, öğlen orta şekerli Türk kahvesi ve ikindi yürüyüşü iyi geliyor. Yoksa iki boyutlu bilgisayar ekranını üç boyutlu görmeye başlıyorsunuz (RSS şaşısı olmak)
Aklıma takılan herhangi bir şeyi olduğu gibi Gogıla soruyorum (Anahtarlarım nerede?) Telefon listem Excelde, hatta alışveriş listem de. Bu dosya da hergün güncelleniyor. Sık kullanılanlarım evdeki ve işteki Firefox’ umda Foxmarks ile senkronize olunuyor.
Hergün eğer yeni birşey öğrenmişsem kendimi zararda hissediyorum. Hergün bir değil, artık bin şey öğrenmek gerekiyor. Bu bilgi patlamasında bir o kadar da seçici olmak gerekiyor. Nasıl her bulduğunuzu yemiyor, beğenilerinize ve açlık durumunuza göre ihtiyacınız kadar olanı yiyorsanız, (ne manyak benzetme oldu dimi) internetteki engin bilgi denizinde (!) de bu şekilde ilerlemeniz tavsiyemizdir. Aksi takdirde gereksiz bilgi hazımsızlık yapabiliyor.
Yazı sayısını maksimize etme açısından düşünüldüğünde bu yazının uzunluğunun bu kadar olmasının optimize bir seçim olduğunu belirtir, herkezlere iyi günler dilerim.

Köşedeki tüm yazılar :