Cennet

Kasım 8th, 2005

Cennet

Ben, dalından koparıp yediğin ilk meyveyim.

Bisiklet üzerinde attığın ilk pedalım.

Kahvaltıda içtiğin son çayım ben.

Hayatında dinlediğin en güzel müzik benim.

Ilık bir duşum ben yada yosun kokusu.

Ayaklarına yapışan kum taneleriyim.

Yada sadece bir sonbahar güneşi.

Kendini zinde hissettiğin bir günün sabahıyım ben.

Yada birkaç damla endorfin.

Manzaralı bir yolum ben,

bir tarafında deniz, diğer tarafında çam ağaçları olan.

Uçaktan dünyayı izlediğin küçük pencereyim ben.

En çok dinlediğin mp3 üm.

Gece, gökyüzüdenki muhteşem gösteriyim.

Bir karıncanın taşıdığı kendinden büyük buğday tanesiyim.

Gökyüzünde uçan herhangi bir kuşum ben,

Yada tam olgunlaşmamış bir üzüm tanesi.

Alabildiğine masmaviyim ben, Akdeniz gibi.

Hatasızım ben, gökyüzü gibi.

Hidrojen atomu kadar mütevaziyim,

Füzyon kadar enerji doluyum.

Dalgasız olamayan kayalıklar kadar heyecanlıyım.

Kuş cıvıltısı kadar huzurluyum.

Tek seçenekli bir test sorusu kadar kolayım.

3 yapraklı gonca bulmak kadar zor.

Ben gözünden yaş gelene kadar güldüğün bir espriyim.

Arkadaşlarınla attığın bir şehir turuyum.

Tam zamanında içtiğin bir bardak suyum.

Üzerine hiç isim kazınmamış bir ağaç kabuğuyum.

Küçük kuşun yuvasına taşıdığı ot parçasıyım.

Ulaşabileceğin en son teknoloji benim,

Ölümsüz hayatım ben.

Hastalıksız bir yaşam,

bitmeyen bir huzurum.

Sıkılmayacağın her eğlenceyim.

Bütün meyveleri farklı lezzetteki bir elma ağacıyım.

Yasak olan herşeyin, serbest olduğu yerim ben.

Koku hücrelerini hiç yormayan, eşsiz bir parfümüm.

Sarhoş etmeyen bir içkiyim ben,

Hasta olmayan bir vücudum,

Hayal ettiğin herşeyim ben,

Yaşlanmayan bir vücudum, yüzünde kırışıklık oluşmayan.

Bitmeyen bir eğlenceyim,

Sinirin, korkunun, acelenin ve üzüntünün olmadığı tek yerim.

Çikolatalı dondurmayım ben.

Şeftali bahçesinde yürürken başını döndüren kokuyum.

Rahat bir koltuğum,

Kaliteli bir mobilyayım ben.

Alabileceğin son model çökmeyen bilgisayarım,

İstediğin kadar beygir gücüne sahip bir spor arabayım,

Gerçekten tükenmez kalemim.

Pastel renklerden oluşan bir tabloyum.

Sanat doluyum ben,

Her detayımla tümleşiğim,

Uyumlu ve bozulmayan bir zaman içerisindeyim.

Bir sahil kasabasıyım,

Bir deniz manzarasıyım, masmavi.

Saçlarını ıslatan ve yüzünden aşağı süzülen

birkaç yağmur damlasıyım.

Saf merhametim, saf temizliğim.

Senin, tükenmişlik duygusunu tatmayacak halinim.

Terli terli su içince hiç hasta olmayacağın bir yerdeyim.

Altından ırmaklar akan bir kartpostaldayım.

Hiç sonumu göremeyeceğin kadar genişim.

Mutlak kurtuluşum ben.

Tam bir affedilmeyim.

Aldatıcı bir menfaat değilim ben,

Mükemmel mükafatım.

En ufak bir haksızlığın olmadığı bir yerim ben.

Ben, bitmez tükenmez bir kaynağım.

Düşlediğin en güzel köşküm ben,

En karlı alışverişim ben, en garantili ticaret.

Ferahlıklar yurduyum,

Ne sıcağım ne de soğuk.

Sürekli olan serin bir gölgeyim.

Sonu olmayan pınarlarının hepsinin başıyım.

Altından nehirlerin aktığı camdan bir sarayım.

Bedava dağıtılan altın bileziğim ben,

İnce ve kalın ipekten yapılmış göz alıcı yeşil elbiseyim.

Ben, kimsenin paha biçemeyeceği parlak bir tahtım.

Acıkmanın yada çıplak kalmanın mümkün olmadığı bir matrix’im.

İstediğinin ikram edileceği bir bahçeyim ben.

Güven içinde yaşamak isteyeceğin bir köşküm.

Zevk ve eğlenceli bir meşguliyetim ben,

Canının çektiği ve istediğin herşeyim senin.

Kakaolu bir pastadaki ilk aldığın tadım ben,

Şehrin ışıklarıyım ben, yavaşça ilerleyen.

Maviden yeşile dönüşürken,

içinde yüzdüğün denizim.

Su altında gördüğün rengarenk ve özgür bir balık sürüsüyüm.

Bir nefes dolusu çam kokusuyum,

Hep keşfetmek isteyeceğin bir patikayım.

Hiç batmayan ama hep doğan bir güneşim,

Bir gökkuşağıyım ben.

Hep tekrar yaşayacağın hoş bir hatırayım.

Hiç ulaşamayacağını sansan da,

içindeyim senin…

Ben, cennetin gittikçe yaklaşan ayak sesleriyim.

- Burak Bakay

Köşedeki tüm yazılar :

09 | toz ve çamur


Köşeler

En Son Yazılar