Büyük Balık Yakalamak
Eylül 13th, 2007
Warnerblade olarak 5 senedir onlarca kısafilm ve video çalışmasıyla uğraştıktan sonra Türkiye çapında bu sektörde verilmiş en büyük hediye olan 50 bin YTL lik reklam yarışması ödülünü kazanmak gerçekten önemli bir sonuçtu hepimiz için. İnsan bir şeyler ortaya koymak adına mücadele ederken bazen yaptığı işi küçümseyebilir, hemen tepki alamayınca yaptığı etki sıfırmış gibi düşünebilir ama tüm bunların ilacı aslında yaptığın iş ne olursa olsun, onu severek yapmaktır. Hani derler ya, amatör ruhu kaybetmeden… Çünkü kaba tabirle ‘gaz’ , bilimsel tabirle ‘motivasyon’ insanın güçlüklerle baş etmek adına kullandığı en temel yakıttır. Bu yakıtın formülü de, ortaya küçük de olsa bir şeyler çıkarabilmek, bunun bir başarı olduğunu fark etmek ve tadını çıkarmaktır. Tutulan balık küçük de olsa, neden daha büyüğünü tutamadım diye üzülmek yerine, balık tutma konusunda daha da uzmanlaşmış olmanın bilincinde olunmalıdır.
Aslında her adımda görünmeyen bir başarı vardır. O ana kadar gelebilmek bile başlı başına bir sonuçtur. Küçük de olsa ilerleyebilmek, durumu kotarmanın ötesindedir ve azımsanmamalıdır. Ankara’dan İstanbul’a gecenin karanlığında gitmekte olan bir aracı düşünelim. Önünde yaklaşık 450 kilometrelik bir yol vardır, ancak farları sadece birkaç yüz metre ileriyi aydınlatabilmektedir. Ancak bu kadar küçük bir aydınlatma mesafesi bile görünenin binlerce kat ilerisine gidebilmeyi mümkün kılmaktadır. Bu gerçekten hareketle, gece yolculuğa çıkmak üzere olan kişinin, İstanbul’a varabilmek için tüm yolun birden aydınlanmasını ısrarla beklemesi yersizdir.
Obsesif olarak tüm yolun aydınlanmasını bekleyen insanlar, yani gündüz yolcuları, toplumun çoğunu oluşturur. Eğer diğer insanlardan önde olmak gibi bir hedefiniz varsa, önünüzde olanı küçümsemeden, verimli değerlendirerek, göremeseniz de bildiğiniz yerlere varabilirsiniz. Bütün şartların uygun olmasını bekleyenler hayatı seyretmekten öteye geçemezler. Çünkü aksiyon için hiçbir zaman mükemmel ortam bulunamaz, hatta çoğu zaman bu durum olumsuzdur da. Zaten mücadele edilmeden, tesadüfen alınmış bir ödülün tadı da olmayacaktır. Dolayısıyla, önündeki küçük işleri önemseyerek, severek yapan; gideceği yeri görmese bile, küçük tabelaları dahi dikkatle takip eden, kat ettiği her santimetrenin tadını çıkarabilen biri, mutlu ve başarılı olmak için sadece yolda olmanın dahi yeterli olabildiğini anlayacaktır. Unutmamak gerekir ki, en uzun yolculuklar bile birkaç küçük adımla başlar. Bize düşen ise her adımın hakkını verebilmektir.
Köşedeki tüm yazılar :



















