Eşref paşalılar

esref pasalilar 1 Eşref paşalılar

Eşref paşalılar…Resmi hikayesi şu şekilde:

İzmir Eşrefpaşa’dan gelip İstanbul’a yerleşmiş iki dosttan biri olan Tayyar (Hüseyin Soysalan), güç ve iktidar tutkusu ile büyük bir mafya lideri olurken; Davut (Turgay Tanülkü), küçük mahallesinde namusuyla kahvesini işletmektedir. İkisi de aynı kadını sevmiştir fakat Madam Eleni (Sermin Hürmeriç) Davut’u sevmesine rağmen Tayyar ile evlenmek zorunda kalmıştır. Bir de kızı Duygu (Deniz Özpınar) dünyaya gelir. Fakat Tayyar, Madam’ın gönlünün Davut’ta olduğunu bildiğinden bunu sindiremeyip kızı ile birlikte Madam’ı ortada bırakır. Tayyar bir şekilde intikam alacaktır ve bunu Davut’un evlatlığı Nusret’i kendi yoluna çekerek yapacaktır. Mahalle kabadayısı Nusret ise bir tarafta sevdiği kız, sevdiği insanlar; diğer tarafta ise para ve saltanat arasında kalır. Bu iki dünya arasında bocalarken mahallenin metruk camisine bir hoca (Sinan Taymin Albayrak) tayin olur ve olayların seyri değişmeye başlar.

esref pasalilar 2 Eşref paşalılar

Eşref Paşalılar fragmanı – Dailymotion

Eşref Paşalılar filmi resmi sitesi

Eşref Paşalılar Facebook grubu

wb forumdan Eşref Paşalılar

Add comment February 27th, 2010

Kronolojik Determinizm vs Kader İnancı

yolda%20%2852%29 Kronolojik Determinizm vs Kader İnancı

Bati’nin bilim anlayisinda her sey sebep sonuc iliskisine gore bir determinizma icerisinde gerceklesir.  Mesela, yol da giderken haylaz bir cocuk kafana tas atti ve kafan yarildi. Bunun sebebi cocugun tas atmasi ve senin kafana isabet etmesidir. Sonucu da kafanin yarilmasidir. Ve ayrica, Batiliya gore bir neticenin sebebi zaman acisindan daima sonuctan once gelir.  Bunu da “kronolojik determinizm” diye adlandirdi.

Islam telakkimizde ise, Allah’in varligina ve birligine butun esma ve sifatlarina inanmamizdan oturu; O zamandan ve mekandan munezzehtir dolayisiyla Onun icin gecmis ve gelecek diye bir mevhumu yoktur, O butun zamani  -tabir caizse- bir nokta gibi gorur, ayrica her gerceklesen hadise onun izni ve emri dairesinde gerceklesir, bundan dolayi da senin basina gelen bir hadisenin yani sonucun sebebi gelecekte gerceklesek bir seye de dayanabilir diye dusunuruz.

Dusunuyorum da, basimiza gelen hadiseleri hemen o anki duruma gore yorumlayip degerlendiriyoruz. Bazan da farkina varmadan kadere tas attigimiz oluyor. Halbuki, biz gelecege muttali olmadimizdan dolayi, isin esas sebebini bilemeyebiliriz.

Her birerlerimiz yasamisizdir herhalde, basimiza bir sey gelir o an anlam veremeyiz. Bir muddet zaman gecer, o hadiseden dolayi bazi guzel neticeler sumbullenmeye baslar, kendi kendimize deriz: “Haa simdi anladim demek ki bunun olmasi icin o zaman oyle olmus.”. Sonra bir muddet zaman daha gecer. Bu sefer daha da guzel neticelerin dogdugunu goruruz. Bu sefer de yok aslinda bundan dolayi oyle olmus deriz.

Kisacasi, biz her zaman hadiseleri tevil ederken hali hazir a gore ederiz. Ama is en iyisini O bilir. Kadere imanin bir boyutu da bu olsa gerek.

* Jason Kidd

Add comment January 30th, 2010

Kurban Bayramı 2009

Kimseyokmu Kurban

Kurban bağışları 2009 @ warnerblade forum

Add comment November 23rd, 2009

warnerblade’ e 800 bin ziyaret

wbcom2 warnerblade e 800 bin ziyaret

Uzun zamandır emek verdiğimiz, kişisel hobi de diyebileceğimiz, bir nevi kulüp yada sosyal webin Türkiye’ deki ilk aktif oluşumlarından warnerblade.com dahilindeki sayfalar çok daha uzun süredir hem warnerblade.com altında hem de başka alan adları ve hostlarda yayında olmasına rağmen, 2006 Temmuz’ da eklenen Google Analytics sayaç koduna göre şu ana kadar 800 bin‘ den fazla kişiye ulaştı ve 4 milyona yakın sayfa görüntülenmesi aldı. 800 bin ziyaretçi ise ortalama neredeyse 5 sayfa görüntüleyerek site ile ileri seviyede etkileşime girdiler, girdikleri siteyi, gördükleri sayfayı, fotoğrafları yazıları videoları beğendiler ve inceledikçe incelediler.

Bireysel analizlerde sitede 30-40 dakika kadar vakit geçiren kullanıcıların da olduğunu görmek çok sevindirici. Ayrıca GA sayacının %10-15 az saydığını da hatırda tutmakta fayda var. Çok güzel rakamlar.. Bu rakamlarda warnerblade’ e emek veren çok sayıda insanın büyük payı var.

devamı: site istatistikleri, kullanim bilgileri, grafikler

Add comment October 21st, 2009

Önyargılarınız var, onları kırın!

‘Önyargılarınız var, onları kırın’ diyor. Söylemesi kolay!

devamı : Zaman’ ın yeni reklamı

Add comment October 7th, 2009

Uydu görüntüleri ve dünya

dunya ge Uydu görüntüleri ve dünya

Google Earth ile Dünya Turu

dünyada nerdesiniz? google earth

dünyada neredesiniz?

Google Earth ile Dünya Turu

Earth From Above – yukarıdan dünyamız

bbc belgeseli – planet earth

devamı: dünyanın uydudan görüntüsü

 Uydu görüntüleri ve dünya

1 comment September 15th, 2009

Dünyanın gece uydu fotoğrafı

dunya Dünyanın gece uydu fotoğrafı

Dünyanın gece fotoğrafı (büyük versiyon için alttaki bağlantıya tıklayın) national geographic den.. 3 mbyte lık bir JPG dosyası.

devamı : dünyanın uydudan görüntüsü

 Dünyanın gece uydu fotoğrafı

Add comment September 14th, 2009

Işık hızında bir uzay turuna var mısınız?

isik hizi Işık hızında bir uzay turuna var mısınız?

Işık hızında bir uzay turuna var mısınız?

Uzayın derinliklerinde ışık hızında bir yolculuğa davetlisiniz. Bu çarpıcı video, aynı zamanda uzayda kapladığımız yeri görmek açısından da son derece etkileyici.

dünyanın uydudan görüntüsü

 Işık hızında bir uzay turuna var mısınız?

Add comment September 13th, 2009

Züleyha ile Hazreti Yusuf

züleyha ile hazreti yusuf aleyhisselam evlenmiş midir? ben o kısım meçhul diye biliyorum. zaten züleyha kur’an-ı kerimde de iyi olarak tasvir edilmez zira hem kendi nefsine hem de hazreti yusuf aleyhisselama zulmetmiştir.

  dünyanın güneşe aşık olması ile bir insanın başka bir insana aşık olması teorikte benzer şeyler gibi görünse de esasında değildir. bir defa insanda hissiyat vardır; acı çekme gibi bir kavram vardır, heyecan vardır, hatta heyecandan karnına ağrı girmesi vardır, aşık gözleri ile dünyayı çok güzel görebildiği gibi yine aşık gözleriyle dünyayı bir zindan gibi görebilir; yani şuur bulanması vardır, hasretin yakıcılığı ile kavuşma hayalinin verdiği mutluluk vardır, vardır da vardır..

  kelebeğin kapıldığı ateş gibidir bu yüzden aşk, ışığıyla cazibedardır, gözleri kamaştırır, insana hiç yaşayamayacağı duyguları yaşatır, bi nevi lunaparkta hiç binmediğin bir oyuncağa ilk defa bindiğinde yaşadığın tuhaf hisleri yaşatır ama derininde acı vardır.. eğer ki gerçek aşksa..

  bir insanın aşık olduğunu iddia etmesini de garipseyebiliyorum bazen, öyle basit bir şey değildir ki aşk.. şimdiki nesil karıştırıyor, hoşlanmayı da aşk zannedebiliyorlar. ben bir arabayı görünce de heyecanlanabiliyor, o arabadan benim de olsun istiyorum, bu aşk değildir ki bu olsa olsa hoşlanmadır. hoşlanma odur ki, sevdiğin kişi yanında olunca mutlusundur yanında olmayınca çok da umrunda olmaz. bir de aşkın yanılsaması vardır, o zaman da sevdiğin kişi yanında olunca mutlusundur yanında olmayınca mutsuz.. amma aşk öyle değildir. gerçek aşka düşmüş kişi sevdiği yanında olsa da, olmasa hüzün soluklar, hüzün yudumlar. zira gerçek aşkta artık maşuktan sıyrılınmıştır, aşık kendi dünyasında maşukunun üzerinde daha başka, daha derin bir şeye aşık olmuştur. maşuğu yanında imiş, değilmiş aşığı pek ilgilendirmez, onun gözleri başka birisini aramaktadır. aşık olduğundan gçmek üzeredir gerçekten de..

   fakat bir insanın aşık olduğu insandan vazgeçip de Hakk’ı bulması uzun ve çetrefilli bir yoldur, maşukta kaybolunma riski yüksektir. nice insanlar vardır, dünyalık aşklarından sıyrılamadan göçüp gitmişlerdir. aşık çok zor yollardan geçecek, iliklerine kadar hasreti, özlemi, acıyı hissedecek ki fanide bekayı bulsun. güneş zannettiğinin, aslında ışığını güneşten alan dolunay olduğunu fark etmesi için dünyasına güneşin doğması gerekir. böylece anlar ki aşık olduğu aslında güneştir, dolunay onun için bir yanılsamadır.. Allah’ı bulacak ki bir aşık, fani maşuğundan vazgeçsin.. bu gerçek hep karıştırılır, insan zanneder ki önce fani olandan geçilir, sonra baki olan bulunur. hayır efendim öyle değildir, önce baki olan bulunur, sonra fani olandan geçilir.. aşk ile insanın alıcıları gelişir böylece aşık insanın dikkatini bakinin güzellikleri çeker..

   aşk evliliği dedikleri de bence içi boş bir kavram.  ”Bu yüzdendir ki evli insanlar baştaki o heyecanı devam ettiremezler, zira ulaşılabilene ulaşmışlardır.” bu doğru bir anlayıştır evet lakin bu evlilikte esas olan zaten aşk değil cismaniyettir. yukarıda bahsettiğim araba örneği gibi ya da almayı çok istediğim bir ayakkabı gibi, onlara da ulaşınca insanın hevesi geçiyor zaten. sonrası hakkında yeterli malumatım olmadığı için bir şey diyemiyorum.

  aşk, bambaşka bir hadisedir, aşık olmayan ondan anlamayacağı gibi aşık olan bile tam olarak onu çözemez. kendi içinde bir muammadır aşk dediğimiz..

- topik

devamı : Aşk

1 comment June 12th, 2009

Aşk; ulaşılmaza karşı olan bir his

Aşk ulaşılmaza karşı olan bir his yavaş yavaş anlıyorum galiba..

Yani bir insan kusurlu ve eksik bir başka insana aşık olabilir mi?

Aslında olur fakat ulaşamazsa olur. Hocamın Vedud ismine cemalin yanında celali bir mana da yüklediğini söylediklerinde şaşırmıştım, zira mevedded ve aşk tamamen cemali bir tecelli gibi görünüyor..

Gecenin gündüze aşık olması vardır, sürekli kovalar fakat bir türlü yakalayamaz.. Kuran-ı Kerim’de bu manayı ifade eden bir de ayet vardır. “Yuğşil- leylen nehara, yatlubuhu hasisen” Aynı zamanda Dünya güneşe aşık, mikro alemde de elektron çekirdeğe.. Sürekli etrafında gezer; ne yaklaşır ne de bırakıp gidebilir.. Amma meczup Mevlevî gibi döner durur..

Eski zaman aşklarının destanlaştırılması normal, zira orada ulaşılmama var. Bizde teknoloji.. Mecnun’u bir düşünün.. Leyla’sını ararken içindeki fırtınalar, büyük dalgalar.. konuşsa tesiri yok, sussa gönül razı değil.. Celali bir tecelli sanki.. Fakat Leyla’yı bulduktan sonra aşık olduğu Zat’ın başka bir Zat olduğunu anlıyor. Onun aşkı ile yaşamak ona daha güzel geliyor..

Bir de Zeliha vardır Hazreti Yusuf’a gönlünü kaptırmış.. Aylarca, yıllarca peşinden koşmuş, yemeden içmeden kesilmiş, “Ben bugün Yusuf’u çarşıda gördüm” diyen kişiye bile onu zengin edecek kadar mal vermiş.. Bir gün Hazreti Yusuf’u atına binmiş görünce arkasından eteklerini tutmuş, öyle bir tutmuş ki o elbise alev almış.. işte bu kadar cismaniyetten uzaktadır aşk.. Zeliha Hazreti Yusuf ile evlendikten sonra hiç bir zaman önceki gibi olmamış.. Bu yüzdendir ki evli insanlar baştaki o heyecanı devam ettiremezler, zira ulaşılabilene ulaşmışlardır. Tabi ebedi eşine karşı şefkat ve muhabbetini, sadakat ve hamiyetini artırabilir, zira Cennette dahi onun yüzüne bakacaktır.

- lamelifye

devamı : Aşk

1 comment June 12th, 2009

Page 1 of 7012345102030...Last »


köşeler

e-posta adresiniz:

bağlantılar

takip edin