26
Haziran
2007

Müzik Saplantısı ve Ruhsal (De)Şarj

Suddenly something has happened to me
As I was having my cup of tea
Suddenly I was feeling depressed

( 1 )

Herhangi bir gecenin en karanlık anlarında bile geçmek bilmeyen zamanı hızlandıran ve insanı tarifi zor bir enerjiyle dolduran büyülü iksirlerden biri de şüphesiz müziktir. Müziğin insan ruhu ve psikolojisi üzerinde yadsınamaz bir etkisi varsdır. Bu etkinin ne kadar kritik olduğu da müzikten –kaliteli müzikten- uzak yaşamak durumunda kalınca fark edilir. Müzik yada daha özel olmak gerekirse bazı parçalar insanın değişlik duygularının anahtarları gibidirler. Şarkıdaki saniyeler ilerledikçe bireyin parçayla ilişkilendirdiği olay zaman kişi duygu düşünceler de hayal alemindeki tiyatro gösterlilerini oynarlar. Parça çpğu zaman geçmişe götürür insanı, bir yandan da gelecek adına hayaller kurarken güzel müziği kullanmak igibi si de yoktur. ancak nedense yaşanmışlık, yaşanma ihtimalinden daha gerçekçi gelir insan beynine ve bu doğrultuda tercih sebebidir.

İnsan aklı melodi ve nakaratlar birbirini takip ettikçe ilgili olayı tekrar tekrar geri çağırır. Beyin sadece hatuırlamöakla da kalmaz ilişkilendirilen duygular da tetiklenir, gerçek ve ilk anki kadar olmasa da bir miktar heyecan sevinç üzüntü hissedilebilir. Bu duygu tetikleme durumu bazen okadar belirgin olabilir ki birey sırf o duyguları tadımlık da olsa yeninden hissedebilmek için belirli bir parçaya çılgınca ‘sardırabilir’

Now those lazy summer days
Seems so far away
Wherever you may go , ti amo

(2 gina g – ti amo)

Elbette bu durumun sebebi kişinin yapacak daha iyi bir işinin olmaması da olabilir. Ancak günümüz şartlarında hissetmenin, hissedebilmenin bu derece zor, uzak hatta bazı durumlarda ulaşılmaz dahi olabildiğinin bilincinde olarak birey sanal da olsa bir playback isteyebilir. Hafızadaki istenmen bölümleri istenilince tetikleyip ardından çorap söküğü gibi istemsizce izlemek bir film açıp syretmekten çok da farklı değildir. tek farkı film daha önceden izlenmiş ve sonuca bağlanmıştır ama bazı sahnelerin hatırına koca film baştan sona izlenir, sırf o birkaç sahne için.

O think twice
Its another day for you and me in paradise

(3 phil collins another day in paradise)

Bir parça illa da bir şeyleri hatırlattığı yada bir olayın tekrar canlandırılmasına yardımcı olduğu için dinlenmez. Bazı şarkılar sırf hoşa gittiği insanın ruhuna akşamüzeri hafifçe esen tatlı bir meltem gibi esenlik verdiği için de dinlenebilir. Bu tür parçaların hafıza yada hayal etme bölümüyle çok fazla alakası yoktuır, direk olarak duygu tetiklemesiyle ilgilenirler. Beyinde görüntü anlamında canlanacak yaşanmış bir olay olmadığı için senaryo şarkı sözlerinden beslenebilir ve hayal gücü hemen ayaküstü bir klip bile hazırlayabilir parçayua sırf sizin beğeniniz için. Bu kadar hızdqa bilinçli hareket edemeyeceğinden ve siz işi gücü bırakıp klip yönetmenliği yapamayacağınızdan, klip malzemesi de apar topar bilinçaltından bulup buluşturulur. Hızlı bir montaj sonrasında iite karşınızdadır görüntü de.

Yesterday, love was such an easy game to play
Now I need a place to hide away
O I believe in yesterday

( 4 beatles – yesterday )

Duygu tetiklemelerinin en belirgin özelliği de doğal olarak kişiye özgü olmalarıdır. Hüzünlü bir şarkı herkese benzer duygular yaşatabilir ancak kersinlikle aynı duyguları değil. Dünyada en çok çalınmış ‘single’ ı dinlerken bile insan bilir ki bunu dinlemiş, dinleyen milyonlarca kişi farklı şeyler hissetti, hissediyor. Dinlenilen parça fabrika çıkış, tıpatıp aynı bile olsa bu sadece hissedilen duyguların baktığı yarım küreyi etkiler, yönlerini ise tam anlamıyla birey belirler. Bunun sebebi de etkilenen hormonların ve dolayısıyla kişilkerin genelş psikolojilerinin benzer olup oluşan etkilerin her bireyin hem karakter özellikleriyle hem de tecrübeleriyle yorumlanmasıdır

I want to be a hunter again
I want to see the world along again
To take a chance on life again
So lewt me gone let me leave

( 5 dido hunter )

Bazı parçalarda ise müzik sözün önüne geçmiştir. Melodiler kelimelere üstün gelmiştir ve çekinik olan baskın olanın bir parçası gibi algılanır artık. Sanatçı ne kadar alakasız hatta saçma şeylerden bahsetse bile söyledikleri notakardan öteye geçmez. Dinleyen söszlerini kendi yazmnuış gibidir şarkının. Smözleriyle birlikte melodi bir bütün olarak şekillenir bireyin kafasında ve tek olarak algılanır. Dolayısıyla şarkıda bahsedilenlerden çok farklı dünyalardaki duygulara kapı açabilir bu tip oparçalar bu da çoğunlukla olduüu gibi dinleycinin yorum yeteneğine kalmıştlır.

(baştan al)
But you dont live there anymore
And I miss you
Like the desert miss the rain

( 6 ebtg missing )

Şarkılar antalılmaya değer şeyler üzerine yazılır anlatılmaya değer şeyler iseçpunşukla hüzünlü olaylardır. Zaten hep beraberiz çok mutluyuz oley gibi bir malzemeden çıkabilecek şarkı sayısı ve kalitelisi sınırlıdır. Ama dertlerin ve sıkıntıkların pek bir sonu yoktur. Ya her şey olması gerektiği gibi yolundadır yada binbir milyon diğer yollardan birindedir ki bu yollar da keder manzaralıdır. Bu bağlamda hem yazılan şarkıların önemli bir kısmı yada derind tkiliecilie sahip kısmı hüzünlü söz ve müzikten oluşur. Kişilerin ümitsizce bağlandıkları şarkılar arasında da derin melankolik (?) parçalar önmemli yer tutar. Garip bir şeydir ki insanın ğişmanlığından kaynaklanan ekndine acı evrme isteğinden midir, tekrar aynı sahneyi yaşayıp bu sefer ‘doğru olanı ‘ yapma ümidinden midir, hatırlardan en çok geri çağrılmak istenen ‘dosyalar’ da hüzünlü olanlarıdır. Tabi ki bu işlemlerde ilgili şarkılara da büyük görev düşmektedir. Bu parçalar bir ymnden sıkıntının duışa vurumunu sağlamakla rahatlatıcı bir etki oluştursa da ‘azı yarar ortası karar çoğu zarar’ destuırundan hareketle her an problemlere yol açabilir.

These wounds wont seem to heal
This pain just too real
….

( 7 evanscence my immortal )

Tek bir parça ve tek bir olumsuz yorumlanmış olay birçok gencin depresyona ilk adımı için yeterli malzemelerdir. Mutsuzluğun iradeyi etkisiz hale getirdiği andan itibaren sabitlenen şarkıdan çıkış artık yoktur. Bu durumun doğal çarelerinden biri şarkının dinlene dinlene “tükenmesini” beklemektir ancak bu çopğu zaman öngörülenden uzun bir süreci kaspsayabilir. Gidişata dur demenin daha gerçekçi bir yolu ise bilinçlşi kararlar vermekten, geçmişin geçmiştekaldırğını kabul etmekten geçer. Elbette tamamen kontrollü bir ortamda bir film izler gibi hüzünlü havanın tadını çıkarmanın klişinin psikolojisine derin yaralar açacağını söylemek doğru olmaz ancak bu gib durumlarda bireyin kontrolu çok çabukl yitirebileceğini hatırlatmakta da fayda vardır.

Bir kulunu çok sevdim
O beni hiç sevmiyor

8 ibrahim Tatlıses – bir kulunu çok sevdim

Bir takım şarkılar ise istemsiz şekillerde, cebren ve hile ile insanın bilinçaltına kazınabilir. Bunları silip atmak ne kadar zorsa sürekli akla gelmelerinden çekilen acı da o derece dayanılmazdır. İster bir olayla ilişkilendirilsin ister ilişkilendirilmesin insanın hayatı boyunca nefret edeceği bazı şarkılar mutlaka olacaktır. Bu kaçınılmaz nefretin sebepleri ise farklı olabilir: belirli bir estetik kaygı gütmeyen sanat katliamına uzun süre ‘maruz’ bırakılmak, önceden sevilen veçokca dinlenen şarkuının hızla tükenerek keyif yeriner artık acı vermesi, parçayla ilgili hatırlanmak istenmeyen itici hafıza parçalarının olması gibi … bu şarkıyla herhangi bir yer ve zaman da karşılaşmak bu hafıza kırıntılarını tekrar birleştirip bireye ciddi zarar verebileceğinden gayet de stenmeyen bir durum olarak nitelendirilebilir.

Shut up when Im talking to you Shut up!

( 9 linkin park – one step closer )

Sanatçılarnı yada daha etkili olarka bazı parçaların hatta bu parçaların da nakarat benzeri belirli kısımlarının kişilerin duygularını daha veirmli şekilde tetikleyip bunların duşa vurumuna daha fazla yardımcı olması psikolojijk olarak bir rahatlama hissini de beraberinde getirecektir. Günlük yaşamda dışavurmada en çok problem yaşanan duygularıdan biri de “öfke ve nefret” tir. Sözgelimi bir arkadaşına sinirlenen kişi hemen bağırıp çağırarak ağzına geleni söylemez, söyleyemez. Bu gibi durumlarda ifade edilmesi gereken duygu yeri ve zamanında ifade edilemediğinden uzun vadede problem çıklarma garantisiyle arşive kaldırılır. Arşivdeki bu zararlaı dosyaların periyodik olarak yakılmasını sağlayan özel ‘tutuşturucu’ parçalar vardır ve bunlar her zaman oldu gibi kişidenkişiye değişebilir. Genelde duışarıdan bakıldığında gürültüden biaeret ve kafa ütülemekten başka bir işe yaramaz gibi görünen bu parçaların psikolojik açıdan da çok kritik görevleri vardır aslında. Sosyal hayatta gelenelsek yöntemlerle dışa vurulamayan saldıran duyguların daha ‘barışçıl’ yollardan ifade edilmesine olanak tanır. Esasıonda bu işlevi yönünden benzer tip parçalar daha geniş dinlenme ıoranına sahip olabilen hüzünlü parçalardan daha faydalı olarak değerlendirilebilir. Biri yangına körükle giderken diğeri ise stemli ve daha ufak yangınlarla esas alevin kontrol edilebilirliğini artırmaya yardımcı olmaktadır.

Hey, I wanna crawl out of my skin
Apologizwe for all my sins
All the thins I shgould have said to you
Life’s too short and I feel small
Counting stars, wishing I was okey
Crashing down was my biggest mistake
I never ever meant to hyurt you
I only did what I had to
Counting stars again

( 10 – sugarcult – counting stars )

Küresel dünyada, ticari amaçlar için ‘üretilmiş’ onbinlerce şarkı arasından en çok prim yapanlardan biri de şüphesiz ‘pişmanlık’ temalı olanlarıdır. “son pişmanlık neye nyarar, her şeyin bedeli var, buraya kadar” diyerek şairin konunun tam üstüne ‘barmak’ bastığı gibi hiçbir insan tam anlamıyla mükemmel yaşadım ben, hiç keşke diyecek bir şeyim olmadı diyemez. Her bunu diyemeyen insan için de pişmanlık temalı parçalar bitmek tükenmek bilmeyen bir sömürme, sömürülme aracına dönülebilir. Salt hüzünlü parçalara göre yine de bir kademe ileridedir bu tür parçalar, bir şeyler kötüdür ama söyleyen sebebini bilmektedir de aynı zamanda. Kuru kuruya üzüntü değil, yaptığı hatanın farkında olan dinlşeyicidir bu parçaların takipçileri. Bilinçli dozda kullanıldığında “keşke şöyle desydim keşke böyle yapsaydım” tümcelerin aynı hatanın tekrarlanma olasılığını azaltır. Ancak bu duygu kontrol edilemezse kendini suçlamaya kadar gider ki bu da hiç arzu edilen bir durum olmaz.

nakarat

( 11 – sting – shape of my heart )

Bazı parçalar da vardır ki herhangi bir olayu yada kişiyle ilişkilendirilmesine sahne kurgulanmasına gerek yoktur. Zaten tüm buınlar fazlasıyla filmlerde bireye hazır olarak verilmiştir. Film müzikleri senaryo boyunca anlatılan hikaye ve ıoyuncularla anlam kazanır ve çalındığı sahne ile adeta bütünleşir. Parçanın kalitesini filmin kalitesi perçinler ve bu ikisini birbirinden ayırmak güçleşir. Bu ortamda müzisyten kadar ymnetmen de birinci dereceden etkildiir, ilgili şarkııy nerede ve nasıl kullanacaığı sonucu dramatik olarak etkileyecektir. Bir parçayi başından sonuna kadar dinleyebilmek genelde filmin en etkili yerinde yani sonunda mümkün olduğundan her iki sanatçı da ‘en iyiyi en sona’ bırakmayı tercih edecektir. Bu durumda bireyin hissettiği duygular ise filmdeki karakter(ler) in hissettikleriyle benzerlik gösterecektir. Film boyunca anlatılan hikaye ne kadar sıra dışı durursa dursun kişi bunu hayatıyla öyle yada böyle ilişkilendirmekte çok zorlanmayacaktır.

Oo tonight
You killed me with your smile
So beautiful and wild
So beautiful and wild

12 – reamonn tonight

Neyse ki tüm tetiklenen duygulan hüzün kaygı keder pişmanlık nefret öfke yada kızgınlık değildir. Bazı parçalar ise tatlı hatıralara referans verir öyle ki bunlar ne kadar izlense de eskimez artık. Görüntü de bazen ytağlı boya bir portre vardır bazen de kalitesiz bir dijital fotoğraf makinesiyle çekişlmiş kısa bir video parçası. Kişinin şarkuıyla özdesşleştirdiği özel biri yada özeşl bir an olabilir. Yeniden tatmaktan bıkmayacağı duygular tetikleniyor olabilir. Bu durumdaki tek tehlike ise şarkının youğun olarak dinlenerek artık ‘bitmesi’ dir ki bunun da önlemi zahmetli de olsa vardır. Artık bu parça da yaşanan o an kadar özeldir. Küçük bir çocuğun en güzel elbisesini sürekli değil sadece önemli günlerde çıkarp neşeyle giymesi gibi tüm arzuıya rağmen uluorta dinlenmeyesi bir larkı olmuştur bu. Kişinin parçada ve geri çarpılan hatıralardan en fazla tadı alabilmesi için bu uıfak kurala uyması faydalı olabilir.

On the asphalt underneath
Our crashed plans and my lies
Lonely street signs powerlines
They keep on flashing, flashing by
We keep driving into the night
İts a late goodbye
Such a late goodbye

( 13 – poets of the fall – late goodbye )

Şüphesiz en karmaşık duyguların paketleniş halde bulunduğu şarkılar elveda ve yolculuk şarkılarıdır. Çünkü hgem bir şeyler bitmiş hem de başkaları başlayacaktır. Eskiden yeniye bazen sert bazen yumuşak bir geçiş söz konusudur, dolayısıyla duyguların da geçiş sürecisni temsil eder bu parçalar. Kişinin genelde kafası karışık ve düşünmekten bıktığı anlarda devreye girer , bilinci devreden çıkarıp hayal alemlerine uçmanın ‘olayları akışına bırakma’ noktrasındabireye ciddi bir de faydası vardır. Yolculukta da birilerine, biryerlere elveda demek başkalarına merhaba demekle eşdeğerdir. Tadında alındığında bu tip parçalar hem eski hatıraların o mayajoş aromasının hem de yeni heyecanların, merakların dolayısıyla bu değişimin, yolculuğuın kjeyfine tam anlamıyla varılmasını garantiler. Bu gibi zamanlarda insanın yapomasın gereken şey ise sürecin tadını çıkarmak ve uzaklarda bir ışığın belirmesini beklemek olacaktır:

On a dark desert highway
Cool wind in my hair
Warm smell of colitas
Rising up to hte air
U pahead in the distance
I saw a shimmering light…

( 14  - eagles hotel California )

- Burak Bakay