Eylül
2006
Mürekkebin son damlası …
Dedim ki kendi kendime bugünde farklı bir yazı yazayım ..Kafamdakilerden kalbimdekilerden uzak bir kıyıda seyretsin kalemimin rotası.Çabaladım, denedim farkına vardım ki rotanın son limanı hep kendi içime çıkyor. Nerden bileyim mürekkebin son damlasının sürekli içime damlayacağını..O zaman insanın kendine gömülmüşlüğü ile bir kere daha yüzleştim ..Sürekli o an ki ruh haleti zaviyeli ,tabiri caizse ufacık dünyamın yansımalarından öteye gitmeyen yazılardı elimde kalan.Okudum bir bir beğendim de hani ,yine de oradakiler sadece bendim .Dedim ki kendi kendime bunlar kimseye hiç birşey katmaz .Öyle ya yazmanında bi amacı olmalıydı ..Ya bilgi vericektin ,ya kelimelerin tellerine dokunarak insanların gönüllerini seslendiricektin veyahut yeni pencereler açıcaktın dimalarda .İşim garibi sanki herşeyi rıza dahilinde yapıyormuşum gibi yazılarda da bunu arayıp durdum.Bu kez de karşıma küçük dokunuşlardan ötesi çıkmadı.Vel hasılı kelam endam aynasında uzun bir seyir oldu bu ..Fakat komik olan şu ki bu yazıda da kendimden bahsetmişim
Anlıyorum ki insan birilerinden önce kendine bişeyler katmak için yazıyor.Öle de olmalı hani ..Sözün kölesi olmadan sözü köle edebilmek için …