2
Şubat
2008

Hıçkırık….

 

 

 

Islak bir kaldırım kenarına yine ıslak ayaklarla dolaşıyorum,
Ne tesadüftür ki hava da ıslak gözlerimden akan yaşda ıslak,
Sanki matemime ortak oluyor bugün yıldızlar hepside sönük,
Anlatamam derdimi ey yıldızlar matemim yalnız beni yakar…

Avareyim belkide beyhudeyim ama biliyorum ki en kötü halimdeyim,
Hiç istemezdim bu kalbi bir hayırsıza vereyim,
Ey gönül hadi söyle bana ben şimdi neyleyim?
Hangi kapıyı çalıp derdimi söyleyeyim?

Anlamaz ki kimse derdimi!!
Elimde bir değil iki kor ateş yalnız beni kavuruyor,
Yapamıyorum bırakıpta gidemiyorum ateşleri başkasına,
Ben yanmaya alışmışım varsın beni yaksın bu aciz dünyada…

Ağlamak bazen dertleremi derman oluyor,
Ama öylesine değil suya kanar gibi hıçkıra hıçkıra ağlamak,
Neyi nerede ve nasıl olduğunun önemi olmadan,
Sırf içinden geldiği için ağlamak gerek…

Ben benliğimi kaybedeli çok oldu,
Şairin dediği gibi güllerim artık soldu,
Issız gecelerin sabahında hep kabrime kumrular doldu,
Ağlamak artık boşuna bu kalp artık başkasını buldu…