16
Kasım
2008

Beylerbeyi’ nden boğaz panoraması


Beylerbeyi’ nin Çengelköy’ e doğru olan tarafında bir cami var, onun orada küçük bir iskele de var. Buradan iPhone’ un 1.3 mp lik son derece kalitesiz kamerasıyla 8-10 kare fotoğraf çektim. Bunları daha sonra Photoshop’ un File, Automate, Automerge özelliği ile birleştirdim, birkaç auto ayar çektim, saturasyonu düşürdüm: Boğaz panorama.

23
Ekim
2008

I eat the evolution after all. (Yemişim evrimi)

I eat the evolution after all.

bi de bu mutasyonla faydali ozellik kazanma olayi var.
tamam grip her sene kendini modifiye ediyo, dunyanin canina okuyo, herkesi siradan geciriyo amma velakin, adam tek hucreli! yani grip mikrobusu tek hucreli bi cihaz yaratigi.

adamin uzerinde gelen mutasyon yada gen degisimi (bi adi vardi unuttum) su bu, adam zaten yasadigi genle uruyor. yani yasarken bi ozellik kazandi mi, urerken de o ozellikle o genle uruyor.

gelgelelim sen gel bunu bir de esey hucresiyle ureyen herhangi bir canlida oldugunu varsay. yani erkek dişi organı olan afedersin sperm yumurta hayvancıkları ile muhatap olunan bi reprodüksiyon şemasında ise yaşanan, yaşayan hücreler ayrı, üreyen hücreler ayrı. Yani sonraki nesli meydana getirecek olan eşey hücreleri, o kurbağa yaşarken beyninde radar organcığı çıktıysa bile onu aktaramayacak ki.

Hadi sözgelimi sen bir kurbağa ol, vak vak derken… Neyse örneklemeye inmeye gerek yok.

Velhasıl, dünyadaki atom sayısında bir ihtimal sen iyi bir cihaz özelliği kazandırdın, tam teşekküllü bir organ (doku bile yetmez) oluşmadan yine evrim ve doğal seçilim spekturumlarına göre körelmesi lazım. Yani gözün bir anda oluşması lazım ki faydalı bi cihaz olarak diğer genlere aktarılsın sözgelimi evrim teoriyşınına göre.

Amma, bu böyle olmaz. Hücrenin içindeki minik minik kıvrım kıvrım değişiklikler, hem birden fazla hücrede aynı anda meydana gelecek, hem de patadanak çalışan bir sistem olacak tam mükemmeliyetiyle (yani göz bi anda PÖRT diye çıksa, ne diyelim mesela, sümüklü böceğin dikiz aynası hesabı yan kısmısında, bunun retinasının sarı noktasının odak noktası tam denkgelmeli olmalı ki göz cihazı bir işe yarasın da sonra adam (salyanganoz) ben bunu çocuklara da ileteyim hemen bunu eşey hücrelerimdeki DNA ma işliyim)

kardeşim Dolly nin kopyalandığı genetik laboratuvarın gelişmiş hali mi var, adam en nihayetinde sümüklü böcek, nası aktarsın etsin kendi zaten kazanması mümkün olunmayan faydalı özelliklerini eşey hücreleriyle sonraki nesle ve böylece milyonlar yılıca radar anteni geliştiren börtü böceğe. Cır cır ederler adamı afedersin.

(ingilizce yazimdan gitgide Türkçeleşen yazı üslubu evrime bilimsel örnek olarak verilmiştir)

23
Ekim
2008

Opera forever!

Dünyanın en hızlı tarayıcısı… Uzun süre Firefox kullanma mecburiyetinden sonra ve 3-5 standart sayfayı ayna anda açınçaki göçmelerden sonra daha da bi’ iyi anlıyor insan…

3-5 sayfada bile göçebiliyor Firefox 3. Henüz yeterince stabil değil, kendi stabil olsa Ekstensiyonları değil. Zaten Firefox eklentileri olmadan malesef hiçbir işe yaramıyor.
IE 8′ den bahsetmeye bile gerek yok. Uzay çağında, tekerlekli chariotu icat ettim havaları, bir avunmalar.

Geçen 40-50 tane tab açmıştım Opera’ da. Hızlı bir araştırma yapmam gerekiyordu. Bir an için bilgisayar az bir duraksadı, yanıt veremedi Opera. Elimi başlarımın arasına (tersi) alıp, ‘Yapma OperaaaaaAAAA!!!’ diye bağırmama meydan vermeden toparladı. 240 ile bolu tünelinden fırlayan bir 911 Turbo mahiyetiyle en iyi yaptığı işi yapmaya yine devam etti Opera.

OPERA FOREVER!

www.opera.com

- - - -

4
Ağustos
2008

Siz, insanlara iyiliği emrederken, kendinizi unutuyor musunuz?

Bakara Suresi
44- Siz, insanlara iyiliği emrederken, kendinizi unutuyor musunuz? Oysa siz kitabı okuyorsunuz. Yine de akıllanmayacak mısınız?
45- Sabır ve namazla yardım dileyin. Bu, şüphesiz, huşû duyanların dışındakiler için ağır (bir yük)dır.

Bakara Suresi 40. Ayette İsrailoğulları için ifade edilen, ‘İyiliği emrederken kendini unutma’ aslında bildiği ile amel etmemenin bir başka halidir. Burada ihmal, tedbirsizlikten öte, kasıt söz konusudur. İnsan bilmektedir ancak o bildiği üzere davranmamaktadır. Bu, bilmeyip de yapmasından çok daha kötüdür. Matrix serisinin birinci filmindeki Cypher’ ın Agent Smith ile ihanet yemeği yerken, çiğnediği bifteğin gerçek olmadığını bildiğini ancak ‘Ignorance is bliss’ diyerek, gerçeği görmezden gelip, bilmeden ve mutluca yaşamayı tercih etmesi, buna popüler kültürden iyi bir örnektir. Dolayısıyla cehalet mutluluk getirebilir, gerçek de mutluluğu uzaklaştırabilir. Ama zehirli yada bozuk bir yemeği, nasıl bir ortamda yapıldığını bilmeyi redderek mutluca yemek kadar da ahmakça birşey düşünülemez. Cehaletin getirdiği mutluluğun daha sonrasında çok büyük huzursuzluklar getirebileceği de unutulmamalıdır.

Bu yüzden bilmekten kaçınılamaz. Mutluluğum bozulmasın diye öğrenmemezlik yapılamaz. İnsanların ölümle ilgili pek konuşmak istememesi ve bu konuyu açmaktan kaçınmalarının altında yatan temel sebep de budur. Hoşlanmadıkları, ‘tatlarını kaçıracak’ konulardan uzak durarak, konunun ifade ettiği gerçekten de uzak kalacaklarını zannederler. Ancak tüm bunlar büyük bir ilüzyondan başka bir şey değildir.

Bilmeden yapmak kötüdür, ahmaklıktır. Bilmeden mutlu olmak en büyük ahmaklıktır. Zaten insanın daha çok şey öğrendikçe daha da çok mutlulaşması beklenemez. Denilebilir ki en mutlu insanlar mahallenin delileridir ve çocuklardır. Bilerek yapmamak ise, hatta ayette belirtildiği üzere, başkalarına yapmayı emrettiği halde kendi yapmamak ise iki kere kasıttır, iki kere yanlıştır. Bu doğrultuda bildiklerimizin sorumluluğunda olmamız gerekir ve sorumluluğumuz artar korkusuyla daha da çok bilmekten ve öğrenmekten kaçınamayız.