7
Mayıs
2008
Cümleyi bi ifade biçemi olarak kullanmamdan ötürü ve karşımda da son derece zeki insanların leb demeden tattaravalliyi anlayan insanların olduğunun bilmemden bilmukabil, cümlenin yaklasik ortalarında basını unutmamla beraber toparlamaya kasmamam, daha acizane bi ifade ile üşenmem konusunda yada cümleyi kapatmam (toparlamam) noktasında artık bi paragraf haline gelmekte olan cümlenin ilk kısmıyla halihazırda hiçbir bağlantı ve bağıntısının bulunmaması konusunda duygu ve düşüncelerimi ifade etmekten kıvanç duyarım.
Samdergi’ ye daha sık, daha çok yazı gönderilmesi temennisiyle.
Burak Bakay Toz ve Çamur
18
Mart
2008
Örnek almak insanın yaratılışında olan bir unsur… Hem psikolojik anlamda, hem de sosyolojik anlamda çok konuyu ilgilendiren bu durum, aslında çok karşılaşılan ve fark edilmeyen bir hayalet gibi hayatımızın her anında kendine yer etmiş. Bireyin yaşamında karşılaşabileceği birçok şey gibi, örnek alma ve ilintili diğer paralelleri de, iyi yorumlanabildiği gibi kötü taraflara da çekilebilmekte. Hiçbir şeyi tadında yaşamayı beceremeyen ‘uç’ toplumlar içinse, bu spektrumdaki genişlik tahmin edilenden daha fazla olabiliyor.
Artı yada eksi yönlerine bakmadan önce, örnek almanın hayatımıza ne denli girdiğine kısaca değinelim. Trafikte öndeki aracı takip etmemiz, sırada beklememiz, yöresel yada şehir ağzına uygun şekilde konuşmamız ve üslubumuz, giydiğimiz elbiselerimiz; kısaca hayatımızın her noktasında örneklemeden faydalanır ve etkileniriz. İnsan olmanın gereği anlamında, optimum noktada yoğunlaştığımızda toplum ortalamasına da yaklaşmış olmanın verdiği doğal bir birleşim ve çekim de mevcuttur. Ancak bu doğal birleşim aralığında ve dolayısıyla bu çekimin etkisinde olmadan etkilenen davranışlarımız da yok değildir.
Psikolojik anlamda ele alındığında, örnek almadan bir şeyi ilk defa gerçekleştirmenin zorluğu ve bu riskin iticiliği kişi için sürekli güncelliğini koruyan bir faktördür. Pazarlama alanında bile, böylesine bir riski daha önce almış insanların seçimlerini benimsemek de bu özelliğin ürünüdür. Örneğin daha önceden araştırıp ve sıfır km bir araç almış olan bir tanıdığınızın sözleri, sizin için araçların teknik verilerinden daha etkili olabilir. Olumlu ve olumsuz anlamda… Bu yüzden tekrar onlarca seçim arasından doğruyu seçebilmek adına hareket ederken, kişisel tercihlerden ve beğenilerden uzaklaşıp, tarif edilen yol üzerine hareket etmede daha kararlı olunabilmektedir.

Olayın sosyolojik boyutu ele alındığında akla gelen ilk kavramlardan olan sürü psikolojisi ise, örnekleme davranışının kitleler tarafından benimsenmesi sonucunda oluşan durumu nitelemektedir. Güncel yada görünmez (eski) bir önderin arkasından insanların büyük kitleler halinde sürüklenmesine sürü psikolojisi diyebiliriz. İnsanların çok azı yönetici yetkinliğine sahiptir, aksi durumda zaten toplum hayatı mümkün olamaz. Sürü psikolojisi ise, yönetici vasfına sahip olmayan yada çeşitli sebeplerden bunu istemeyen bireylerin, hem kendilerini hem de başkalarını tehlikeye atmamak üzere, karar verme yetkilerini bir lidere teslim etmelerinden ibarettir. Gelişmiş ülke demokrasileri buna olası en büyük örneklerden biridir. Kitleleri sürü psikolojisine iten temel güdü ise, ortak ihtiyaçlar ve beraber hareket etme gerekliliğidir. Köylerdeki imeceden, devletlerarası ittifaklara kadar durum bu şekildedir. Buradaki sonucu etkileyen temel faktör ise, kitleleri peşinden sürükleyecek olan liderin karakteristik özellikleridir.
Örneklemenin Dini boyutunda ise, Yaratıcı, insanlara en güzel, en uygun ve en kolay yoldan öğütlemeyi bir Peygamber vasıtasıyla gerçekleştirmiştir. İlahi kitaplara ek olarak, çok sayıda Peygamber gönderilmesinin sebebi de insanın sadece yazılara yada kurallara bakarak hayatını düzenleyemeyeceği; daha çok görerek, yaşayarak öğreneceği şekilde en uygun noktaya doğru yaklaşılabileceğine dayanmaktadır. İnsan için en kolay öğrenme yolu, okuyarak, görerek yada dinleyerek değil, bizzat yaparak öğrenmektir. Bu sürecin kolaylığının getirdiği bir de ‘deneme yanılma’ riski mevcut olduğundan, Dini kurallardan günlük seçimlere, insanlar kendinden önce aynı yolda yürümüş insanların ayak izinden gitmeyi kendi ihtiyaç, beklenti ve tercihlerinden önce sayabilirler.
Sosyal bir yaratık olan insan için, elbette her bireyin kafasına göre hareket etmesi, medeni ihtiyaçlara cevap vermeyecek bir durum meydana getirirdi. Bu yüzden, örneklemenin ve bunun sosyal boyutunun kontrol altında tutulması, hem yasalarla, hem de yazılı olmayan kurallarla sürekli desteklenmektedir. Kişinin, toplum zararına olabilecek davranışlardan kaçınması (Bir sıraya ‘kaynak’ yapması, trafik ışığında kırmızıda geçmesi vb) ve sosyal düzenin, karmaşa ortamından mümkün olduğu kadar uzak tutulabilmesi için gereklidir. Ancak örnek alma davranışı, bunun bir adım ötesine geçtiğinde ise, kişi benliğini kaybedebilmekte, üzerine giyeceği elbiseyi kendi beğenmesinden önce başkalarının beğenilerine göre seçmektedir. Bu problem, kişinin hayat tarzının tamamına yansıdığında ise, yıllar sonunda ortaya çıkan birey, kişinin kendisi değil, çevresinin, akrabalarının ve ailesinin istediği biri haline gelecektir. Daha doğrusu ‘hiç kimse’ haline gelecektir.
Bu gibi istenmeyen durumlardan mümkün olduğunca kaçınmak adına yapılması gereken, insan hayatının her bölümünde olduğu gibi ‘dengeyi tutturabilmek’ ten geçmektedir. Ne toplum huzurunu bozacak derecede asi ve bencil, ne de kendi benliğini yitirecek derecede örnekleme davranışına boğulmuş bireyler istenilen en uygun noktayı temsil etmektedir. Böylece insanlar, kendileri üzerinde çok ağır etkisini süren ama fark etmedikleri ‘Sosyal Baskı’ yı azaltmış, hem de sosyal düzen içerisinde olabilecek en uyumlu şekilde yaşayabilmiş olurlar. Her kafadan bir ses çıkmasından ziyade, üzerinde yeterince düşündükten sonra seçilen liderin arkasından gitmek; son ses rock müzik gürültüsüyle çevredekileri rahatsız etmek yerine kişinin çevresinden aldığı verilerle kendi zevkini birleştirerek elde ettiği yorumla sanatsal ve entelektüel eserleri takip etmek; çevresinin iyi yada güvenilir bulacağı bir işten ziyade maddi olanakları daha düşük bile olsa, kişinin beklentilerine ve ilgi alanlarına daha uygun bir işte çalışmak gibi hayatın birçok noktasında aslında görünmeyen ancak bireylerin ruh ve beden sağlığında önemli rol oynayan noktalara dikkat ettikten sonra örneklemenin ve sürü psikolojisinin çıkarabileceği sorunlardan korkmaya gerek yok. Yapılan iş ne olursa olsun, verilen karar ne olursa olsun; birey, kendi hareketlerinin ‘farkındalığını’ yitirmedikçe atılmış adımlarda tereddüt etmemek gerekli. Zaten adımı atmanın öncesinde olayın her boyutu ele alındığı için, bilinçli atılan adım üzerinde daha fazla düşünmeye ve enerji harcamaya lüzum yok demektir.
Burak Bakay Toz ve Çamur
9
Ocak
2008
itiraf ediorum ki çoğu insanın gözümde böcek kadar değeri yok,
halbuki neredeyse hayatımdaki herkese sıcak davranırım.
yaratılanı severiz Yaratan’ dan oturu, desturundan geliyor zaten bu da.
malesef günlük hayat, olması gerektiğinin aksine hossohbetten başka çok şeyin de yaşandığı bir ortam.
en ufak meselede sorun çıkarıyor insanlar, aksine sizin için önemli meselelerde umarsız davranıyorlar,
saygısızlar ve siz fedakarlık yaptıkça iyiler size, kendileri kıllarını bile kıpırdatmasalar daha iyi.
yanlışlıkla birine bi faydam olacak diye korkuyorlar neredeyse.. o kadar ıtınalılar faydalı olmamakta.
tam tersi zarar vermemekte ise olabildiğine umarsızlar.
beklentim insanlardan olmadığı için güleryüzlülüğüm ve sıcakkanlılığımda dellendiğim anlar harici değişiklik olmuyor.
zaten gelecek tepkiye göre davranşam, beklentim karşımdaki insandan demek oluyor.
bu da zaten yanlış,
ancak insanları çoğu zaman üzen de bu.
karşılığını karşındaki insandan bekleyen her zaman hüsrana uğruyor.
bir teşekkür edemeyecek kadar bile meşgüller çünkü insanlar, o kadar vefasızlar.
umrumda değil dolayısıyla.
tepkisel yaşamıyorum. kendim gibi yaşıyorum.
ne olursa olsun, neye malolursa olsun doğru bildiğimi yapıyorum.
gerisi de umrumda değil. içime sinerek söyleyebiliyorum bunu, değil.
insanlar için üzülenlere, kimseye hakettiklerinden fazla değer vermemelerini tavsiye ediyorum.
ve bu değer çoğu zaman tahmin ettiğinizden de az oluyor.
siz yine olduğunuz gibi iyi olun, iyilik yapın, denize atın, balık bilmesse Hâlık bilir.
Burak Bakay Toz ve Çamur
6
Ocak
2008
Bilgisayarınızdaki fotoğrafları optimize edin Bilgisayarınızdaki fotoğrafları optimize edin,
yerden, hızdan kazanın.
fotoğrafları daha hızlı, daha rahat gezin,
daha etkili yedekleyin ve diskinizde daha az yer kaplasınlar.
***
1 - Öncelikle gerekli Irfanview (IV) programımızı indirelim ve kuralım.
Bunun için şuradaki bağlantıları kullanabilirsiniz:
http://www.irfanview.com/main_download_engl.htm
Yada daha spesifik olarak şu adresten direk indirebilirsiniz:
http://www.download.com/IrfanView/3000-2192-10021962.html?part=dl-IrfanView&subj=dl&tag=button
Kurarken Toolbar vb şeyleri kurmanıza gerek yoktur. Tüm Resim dosya uzantılarını ‘Images Only‘ IV ile ilişkilendirebilirsiniz.
2 - WinRar yoksa bilgisayarımızda onu kuralım, yedekleme için lazım
En tepedeki bağlantı (WinRAR 3.71 yada daha yüksek bir versiyonu)
http://www.rarlab.com/download.htm
3 - Çevirimi ‘overwrite‘ şeklinde yapacağımız için öncelikle optimize edeceğiniz fotoğraf klasörüne sağ tıklayıp ‘Add to fotografklasoru.rar’ seçeneğiyle yedekleyin. Yada klasörlerin elle düz kopyasını da alabilirsiniz.

4 - Resim dosyası uzantılarını IV ‘e atadıysanız, optimize etmek istediğiniz fotoğrafların birini Irfanview ile açın. Yada IV programını çalıştırın bir şekilde. Programın içindeyken B tuşuna basın. Batch Conversion penceresi açılacaktır (yukarıda) Include Subdirectories işaretleyin ki tüm alt klasörleri kapsasın. Sol taraftaki boş kısma optimize etmek istediğiniz klasörleri sürükleyip bırakın. Tüm fotoğraflar oraya otomatik eklenecektir. Sağ taraftan da ayrıca seçebilirsiniz. Daha sonra Use this Directory as output a tıklayın. Output directory değişerek fotoğrafların olduğu klasör atanacaktır. Buraya C:\gecici\ gibi birşey de yazabilirsiniz. Böylece üzerine yazmamış olursunuz ilk seferde.

5 - Ekran görüntüsünde görüldüğü gibi, Work as Batch Conversion, Output Format, JPG - JPEG olmalı. Options kısmına bastığınızda ise yukarı resimdeki gibi olmalı ayar kısmı. 80, JPEG kalitesini belirtir, biraz daha kaliteyi düşürmek isterseniz 70′e çekebilirsiniz. 60 ve daha altında ise fotoğrafta ciddi JPEG kaltıntıları oluşabilir ve kötü bir görüntüye sebebiyet verebilir.

6 - OK deyip JPG options u kapattıktan sonra ‘Use Advanced Options’ a tıklıyoruz ki havamız olsun. Yukarı ekran görüntüsünde görüldüğü gibi ayarlıyoruz. Set long side to: kısmındaki değer, fotoğrafın en uzun kenarının (genişlik yada yükseklik) en fazla alabileceği değerdir. Dont enlarge smaller images de işaretli olduğuna göre, büyük fotoğrafların büyük kenarı bu miktara kadar orantılı olarak ‘proportional’ ufalacaktır ancak tüm kenarları bundan küçükse ufaltma - büyütme uygulanmayacaktır. 1024 değeri standart 17″ ekranlar ve minimum tabir edilen 1024×768 ekran çözünürlüğü için idealdir. Tercihinize göre buraya 800, 1280, 1400, 1680, 1920 yazabilirsiniz. Bu kademeli değerler fotoğraftaki bozulmayı en aza indirecek optimum değerlerdir.
Korkmadan Overwrite existing files diyoruz çünkü 50 tane yedeğimiz oldu, zaten cd, dvd yedeğimiz de var, Rar ladık da, heyecan yok. Eğer tüm fotoğraf arşivinizi tek seferde elden geçirmek isterseniz tek bir Resimlerim klasörünü atıp binlerce fotoğrafı tek seferde de optimize edebilirsiniz. Yada birden çok klasörü içeren bir yapıyı çeviriyorsanız, ‘Create subdirectories in destination folder‘ işaretlerseniz klasör yapısını da korur çevirirken program. Aksi takdirde tüm fotoğraflar tek bir klasörde toplanır. Delete original files‘ ı ise, aynı klasör üzerine convert ediyorsanız ve arada BMP, PNG gibi dosya türleri varsa kalmasınlar diye işaretleyin, çevirdikten sonra silsin o verimsiz türleri. Keratalar.
7 - OK deyip kapatın, Start a basın ve işlemin bitmesini beklemeden sabırsızca çevirilerin gönderildiği klasörden işlemi takip edin. Büyük fotoğraflar ve verimsiz biçimler hesaba katıldığında bu yöntemle fotoğraf arşivinizin kapladığı alanı kötü ihtimalle yarıya indirebilirsiniz. Bu 2 GB lık bir arşiv için 1 GB yer kazancı demek. Güle güle harcayın. Ayrıca fotoğraflarınızı IV ile de izlerken de daha hızlı görebilirsiniz. IV ile Enter a basınca tam ekran moduna geçebilir, L ve R tuşlarıyla fotoğrafı çevirip Ctrl + S ile kaydedebilirsiniz (JPG i seçin lütfen) T ye basarsanız, önizleme moduna geçebilirsiniz. Hayırlı olsun.
Kaynak : Warnerblade Forum | Bilgisayarınızdaki fotoğrafları optimize edin
Burak Bakay Toz ve Çamur