27
Ocak
2007
Neydi geceyi bu kadar özel yapan bilmiyorum .Karanlığın herÅŸeyin üstünü örttüğü , zihayat varlıkların bir çoÄŸunun geçici inzivalarına çekildiÄŸi ,sessiz ,yalnız, derin,uçurum gece. Tüm bunların neresindeydi senin tılsımın .O koyu gözlerine her nazarımda ruhumu baÅŸka alemlere taşıyan neydi ,neydi en deÄŸerli vakitlerimi hep sana erteleten ,neydi sana hissettiÄŸim.Günlük telaÅŸlarımdan kurtulmuÅŸ vakitlerim olmandır belkide seni bu kadar özel yapan ; telaÅŸsız, yaÅŸadığımın farkına vardığım anlar. SevindiÄŸim zaman sende uyuyamıyorum ,sıkıldığım zaman sende kederleniyorum ,sende duygulanıyorum ,sende çalışıyorum ,sende dertleÅŸiyorum ,sende dua ediyorum , sende sevdalanıyorum ,sende ayrılıyorum ,sende ümitleniyorum ,sende ölüyorum ,senin sabahında diriliyorum.Biliyorum ki sarıp sarmaladığın ,kusurlarını örttüğün ,içine sakladığın milyarlaca insandan biriyim.Yinede kıskanmıyorum seni , çünkü seni yaÅŸamayı ben biliyorum ,çünkü benim gördüğüm gibi kimse göremez seni.Sen teksin ,ben tekim.Sen çayımı ve müziÄŸimi kıskanıyorsun kimi zaman ,ben gönlünü almayı biliyorum ama.Onlar günün her vakti benle olabilir sen özelsin diyorum ,hayatımı onlarla deÄŸil senle paylaşıyorum diyorum.Sen hemen seviniyor ,o eÅŸsiz gülümsemenle gözlerimin içine bakarak bizi gözetleyen kameri gösteriyosun ,sonra “gel seyredelim diyorsun”. Yaklaşıyorum sana başımı omzuna yaslıyorum ,baÅŸlıyoruz alemi seyre. Güveninin ve sevginin verdiÄŸi ılıktan gevÅŸiyorum ,yavaşça gözlerim kapanıyor.UyuduÄŸumu fark edip muzip bir gülümsemeyle “bugünde sonuna kadar izleyemedi” deyip üzerimi örtüyorsun .Rabbimin “Settar” isminin sana ne kadar yakıştığını düşünüyorum.Senin üstümü örtmen samimiyetimi yakalayıp kavrıyor kuytularımdan ,gizlilerimi saklayan tüm örtülerimden sıyrılıyorum.En saf ,en ben halimle kafamı göğsüne yaslıyorum ,sen üstümü örtüyorsun ve öteki alemin kapılarını açıp içeri buyur ediyorsun beni.Bazı sabahlar bir öpücük kondurup ben uyanmadan gidiyorsun.Ben seni son kez görememenin hüznüyle uyanıp ,tüm gün o günün sonundaki vuslatı bekliyorum.KavuÅŸuyoruz ve ayrılıyoruz…Zaman zaman elimden tutup Rabbime yaklaÅŸtırıyorsun beni ,olması gereken bu deyip öğüdünü vermeyide ihmal etmiyorsun hani.Tüm o haÅŸmetine raÄŸmen o kadar mütevazisin ki ,senin yanında hiç birÅŸey olan ben utanıyorum kibirlerimden.Hiç ufak görmüyorsun beni yinede, benim fani olmamı farkettirmiyorsun bana.Yaratılanların en kıymetlisi insan diyorsun ,beni utancımdan bir nebze olsun arındırmayı baÅŸarıyorsun.Benim için süsleniyorsun bazı bazı ,tüm süslerini takınıp öyle geliyorsun yanıma.Yıldızlarından biri göz kırpıyor bana ,hayran kaldığımı çaktırmayarak ” hepsi bu mu” diye yaramazlık yapıyorum .Bana yine bir bakış fırlatıyorsun bu sefer ki biraz sinirli ama yinede gülümsüyorsun.Gülümüyorsun çünkü içimdeki haylaz küçük kızı benden daha iyi tanıyorsun ,beÄŸendiÄŸi ÅŸeylere yaptığı muamelenin bilincinde cevabımı veriyorsun “doÄŸduÄŸun ÅŸehirde bu kadar oluyor ,sen bide baÅŸka diyarlarda gör ” diyip ÅŸehrin kapalı havasının engellediÄŸini nazikçe anlatıyorsun.Aslında sana daha güzel gelmek isterdim diye eklemeyide unutmayıp ,inÅŸallah diyerek yarınlara ümitlendiriyorsun beni.Tefekkür için fazla bile deyip gönlünü almaya çalışıyorum ,sen zaten küçük kıza hiç kırılmamış oluyorsun.Hadi uyu artık geç oldu diyorsun bak ÅŸimdide ,ben yine en son haylazlığımı yapıp yatmıyorum diyorum.”Korkma seni hiç bırakmayacağım diyosun, nereye gidersen git hergünün sonunda senle olacağım ,hadi uyu artık” diyosun ,hergünkü gibi üstümü örtüyorsun.Ben sana karşı koyamayıp gözlerimi kapatıyorum ,”sakla beni bulmasınlar sabaha kadar ” dedikten sonra öteki alemin kapısından adımımı atıyorum..Sense gidene kadar beni seyrediyorsun.Neydi seni bu kadar özel yapan sanırım buldum ..
16.01.2007 4:06
isra med-cezir
19
Kasım
2006
  Serin bir kış günüydü.Gözünün deÄŸdiÄŸi her yer ayaza çalıyordu .İç dünyasının tüm helezonlarıyla ağır ağır ilerledi.Sonunda o çok sevdiÄŸi yerdeydi, soÄŸuÄŸa aldırmadan oturdu.Buhranlarının kaçış noktasıydı orası ,bir anne ÅŸefkatiyle üzerini saran iÄŸde aÄŸacının dallarının arasından açılan küçük pencerede, alabildiÄŸine tüm ÅŸehri görebildiÄŸi tek yerdi.Uzaklara bakmayalı çok olmuÅŸ ,yakınlar yormuÅŸ beni dedi yine içinden.Bu sefer bir de beyazlık vardı ki ,gözleri bu kadar güzelliÄŸi kaldıramayacak gibi oldu .Günlerdir içinden sızan kirli kanın rengi o kadar koyuydu ki ,dışarısının bu kadar beyaz bu kadar güzel olmasını garipsedi bir an.Aslında garip olan bir çok ÅŸey vardı .Üşümüyordu mesela ,içim o kadar soÄŸumuÅŸ demek ki dışarıyı hissedemez hale gelmiÅŸim diye düşündü.Uzun uzun bu ayaza raÄŸmen neden bu kadar hissiz olduÄŸunu düşündü.Hiç mi sıcak bir yer kalmamıştı acaba?Tek tek dokundu iç dünyasının tellerine ,hiç birinden istediÄŸi tonda ses gelmemiÅŸti.Evet dedi içim kaskatı kesilmiÅŸ ,bu kadar zulmü kaldırmamış nefsim.PiÅŸman ,utanmış gözlerini kaçırdı ÅŸehirden.Bakamadı o hakkına defalarca girdiÄŸi kainatın gözlerine ,iradesinin kırıldığı nokta ince ince sızlıyordu.Uzun süre yere baktı ,yemiÅŸlerini hala dökmemiÅŸ iÄŸde aÄŸacı hala sarmalıyodu bu soÄŸuk ,naçar olduÄŸuna kendini inandırmış ruhu.Yalnızlığının elinden bir o tutuyordu sanki.Sonra kaçamak bir bakış daha attı sevdiÄŸi herkesi içinde barındıran yere. Ufacık hissetti kendini tüm o haÅŸmetin yanında ,ufacıklığına bakmadan büyük yükler almıştı omzuna.Bırakmaktan hiç bir zaman hoÅŸlanmamıştı ,yeri geldiÄŸinde gereksiz inatları uÄŸruna bile savaÅŸmıştı.Taşıyabilirdi bu yükü vazgeçmekte istemiyordu açıkçası ama, sendeliyordu bu kez.Çok yaralıydı gönül dünyası ,nefsine zulm üstüne zulm etmiÅŸti.Bir ölüden farksız olan içini tekrar ve tekrar gözden geçirdi.Å?aşırmamalıydı esasında kendini kendine gömmüştü ,ve ÅŸuan hissedemediÄŸi kendi kendine gömülmüşlüğün faturasından baÅŸka bir ÅŸey deÄŸildi.Oysa ne heyecanları ne hayalleri vardı ,ölürken bile aksiyon halinde olmayı istemiÅŸti hep..fakat ÅŸuan yaÅŸayan bir ölüden farksızdı .Aklındaki kırkı geçkin tilkinin ipleri iyice kopmuÅŸtu.İçinin soÄŸuÄŸu sadece kalbini deÄŸil aklınıda etkilemiÅŸti, düşünemiyordu ,kurtulamıyordu.PiÅŸmanlık kapılarını çalmaya baÅŸlamıştı ama açılacağı meçhuldü.Tam bittim dediÄŸi anda bir ÅŸeyler hissetti.Sanırım uzun süredir duymak istediÄŸi histi bu ,sıcaklık ..O ilk anın heyecanından kurtulur kurtulmaz ,gözünden indiÄŸini fark etti sıcaklığın ..Ağır ağır inen bu tek damla sanki tüm kilitleri teker teker açıyordu.O zaman fark etti tek damlanın dehÅŸetli ateÅŸleri söndürebileceÄŸini o zaman fark etti tek damlanın ummanlara bedel olabileceÄŸini ..KarmaÅŸadan biraz olsun kurtlmuÅŸluÄŸun verdiÄŸi buruk bir mutluluk vardı içinde ,şükürler olsun dedi içimde hala bir yerler sıcakmış…
isra med-cezir
28
Ekim
2006
    Gelin bir resim yapalım sizle ya da daha doğrusu tamamlamakta olduğunuz resimden bahsedelim.Açık ya da koyu renklerle hergün biraz daha doldurduğunuz tuvalden konuşalım.Fikrimce şimdiye kadar ki renklerinizden ,çizdiklerinizden değilde çizeceklerinizden ve nasıl çizilmesi gerektiğini tartışalım.Bismillahirrahmanirrahim diyelim başlayalım söze..
   Farzedin ki bembeyaz bi tuval var elinizde ,genişliğini ve ne sürede dolduracağınızı bilmiyorsunuz.Hangi objeleri seçerdiniz resminizi doldurmak için? Görüntüde büyük manada boş olanları seçerek bir çırpıda bitirirmiydiniz resminizi veyahut küçük ,manadar ama bir o kadarda resminizi bitirmenizi zorlaştıracak objelerimi seçerdiniz?O bilinmez resmi teslim süresi geldiğinde hangisi güzel dururdu sizce..Teslim alan hangi resmi beğenirdi acaba..Ya resim bitmeden o gün gelirse denildiğini duyar gibi oluyorum .Ya küçük küçük işlenmiş güzel objeli resim ,hadi birazda şiirsellik katalım ,gözlerinizi bozarcasına nakış nakış işlediğiniz o kanaviçe bitmeden sahibi teslim alırsa ??Merak etmeyin derim ben ,sizin mühletiniz onu bitirmeye yetecek kadar uzun ,tuvaliniz o sürede doldurulacak kadar geniştir.
   Objelerimize karar verdik diyelim ,hadi başlayalım resme.Dur hemen öle renkleri seçmeden olur mu demeyin sakın. O renklere hergün yeniden karar vericeksiniz çünkü.Sabırsızlanmayın renklerede gelicek sohbetimiz.Hele bi başlayalım ,zaten çoktan başladınız siz .Her neyse aldık bize nasip edilen o bembeyaz tuvali sonra hadi hayırlısı başladık resme.Sürün beyazı fona ki ilerde kullanacağınız renkleri tutsun anlam katsın onlara.Bu beyazda ne demeyin sürün ,beyaz rızadır, ubudiyettir .Temelde beyaz olmadan öteki çizecekleriniz emanet durur ,renkler oturmaz manayı kaybeder; siz benden daha iyi biliyosunuzda işte illa söylettireceksiniz.Tüm tuvale yedirdinizmi beyazı iyice ,çok şükür ,geriside güzel olur inşallah.
   Sonrası yavaÅŸ yavaÅŸ ,zahmetli ama sonucuda bir o kadar güzel olcak.Gün gelipte baktığınız zaman resme elinizde kalan bir hiç olmasın .Hadi devam , her yeni gün biÅŸiyler ekleyeceksiniz o resme objelerin niteliÄŸine karar vermiÅŸsiniz bi kere; gerisi sabır ve hayal gücü.Bırakın çizdikleriniz yüzünden deli desinler size ,bırakın eleÅŸtirsinler ,siz sadece sahibinin taltifte bulunacağı günü düşünün ve devam edin rötuÅŸlara.Hergün yeni bir renk yeni bir hayalle baÅŸlayın güne.Yalnız resmin konseptine uysun seçtikleriniz ,şöyle bakıldığında rahatsız etmesin.Tabiri caiz ise” ne uyudumdur bu “dedirtsin.Hata yapsanız da endiÅŸelenmeden devam edin, sürün beyazı ve daha güzelini çizin.Yine beyaz nerden çıktı demeyin ,bu sefer ki tövbe beyazı sürün bakın nasıl eski haline geliyor tuval.Yeter ki bırakmayın ,yeter ki geri adım atmayın. Güzel hoÅŸ diyorsunda ya o günkü hayalimizi gerçekleÅŸtirecek vaktimiz olmazsa ,o günün çıkacağına garantimiz mi var??dersiniz ÅŸimdide.HerÅŸeyide sormayın canım ,sadece niyet edin baÅŸlayın bitiremesenizde bitirmiÅŸ gibi görür onu teslim alan.Siz hayal edin baÅŸlayın her güne sonuçta küçük küçük gördüğünüz bu hayaller belkide büyük bir hayalin bileÅŸkesi olup çıkıverir.Sizinle aynı temada çizenlerle birleÅŸtirirsiniz onu belkide.Seyreyleyin o zaman o sergiyi.Öyle çizinki size karşı olanlar bile hayran kalsın ,öyle çizin ki onlarda sizin gibi çizmek istesin ,öyle çizin ki bu sergide neden benim tablom yok diye hayıflansınlar ve öyle çizinki ilerde çizdiklerinizin teslim alınacağını onlarda hatırlasın.Çok kötüyse çizimleri sürsünler beyazı tüm tuvale ,sizin vesilenizle baÅŸlasınlar güzel olana.Bu sefer ne beyazı demediniz hayret,evet ikinci olanı.Nasılda zamanla anladık birbirimizi ..
  Az daha unutuyordum .Mümkün mertebe hergün farklı bir renk seçin,her gün daha güzelini ve her gün resminize daha uyumlu olanını..BaÅŸka bir deÄŸiÅŸle iki gün renginiz aynı olmasın.Hoyratlığa kaçmadan gönlünüzce çizin ,engellere aldırmadan doÄŸru bildiÄŸiniz gibi beyaz hayalleriniz adına çizin .Teslim alınacağını unutmadan ama,teslim alınacağını unutmadan …
isra med-cezir
12
Eylül
2006
  Dedim ki kendi kendime bugünde farklı bir yazı yazayım ..Kafamdakilerden kalbimdekilerden uzak bir kıyıda seyretsin kalemimin rotası.Çabaladım, denedim farkına vardım ki rotanın son limanı hep kendi içime çıkyor. Nerden bileyim mürekkebin son damlasının sürekli içime damlayacağını..O zaman insanın kendine gömülmüşlüğü ile bir kere daha yüzleştim ..Sürekli o an ki ruh haleti zaviyeli ,tabiri caizse ufacık dünyamın yansımalarından öteye gitmeyen yazılardı elimde kalan.Okudum bir bir beğendim de hani ,yine de oradakiler sadece bendim .Dedim ki kendi kendime bunlar kimseye hiç birşey katmaz .Öyle ya yazmanında bi amacı olmalıydı ..Ya bilgi vericektin ,ya kelimelerin tellerine dokunarak insanların gönüllerini seslendiricektin veyahut yeni pencereler açıcaktın dimalarda .İşim garibi sanki herşeyi rıza dahilinde yapıyormuşum gibi yazılarda da bunu arayıp durdum.Bu kez de karşıma küçük dokunuşlardan ötesi çıkmadı.Vel hasılı kelam endam aynasında uzun bir seyir oldu bu ..Fakat komik olan şu ki bu yazıda da kendimden bahsetmişim
Anlıyorum ki insan birilerinden önce kendine biÅŸeyler katmak için yazıyor.Öle de olmalı hani ..Sözün kölesi olmadan sözü köle edebilmek için …
isra med-cezir