1
Ekim
2006

..

Gözleri dalgın bakıyordu sokağa. Yağmurun yer yer kabarttığı ıslak tahta kapıyı tutuyordu bir eli. Nefesi ciğerlerinden taşmak için sabırsızlanıyordu. Manasız yorgundu taşların acıttığı ayakları. Saçları kararsız fakat yüzüne yakın duruyordu. Bir kuş ötüyordu garip garip…

Nefes taştı, bir tutam saç uçuştu rüzgarla bir, el birden kalktığında üzerinden, koyu kahve ağırlık gıcırdadı ve sustu. Bir eşik boşaldı, bir damla buluştu kaldırımla, bir şimşek çaktı göklerde, bir anne ağlıyordu belki de.. Bir hasta vardı ve bir çocuk yoktu bir evde, bir dehşet hakimdi şehire..

İlk defa korku sardı içini başını kaldırıp ilk yıldızla göz göze geldiğinde. Karanlık evler o kadar düşmandı ki, bakamadı yüzünü çevirip de. Ağladığını farketti ilk defa sıcak değince damlalar yanağına. Aktılar sessizce, hıçkırmadı.

Bir kuş ötüyordu garip garip… Bir sürü ıslak kaldırım taşı, bir kırık bank vardı sokakta. Köşe başında bir yığıntı.. Ve bir kız çocuğu vardı kaldırımın birinde yolların kandırdığı..
Bir şimşek çaktı, bir yıldırım düştü.. Bir anne öldü, bir çocuk üşüdü..