15
Ocak
2007
Bir yıldız baktı bana yattığım yerden, çevirdim yüzümü. Gözyaşım sıcak sıcak okşadı yanağımı, sildim çabucak. Kalktım uyumaktan korkarak, unutmak istemedim hiçbirşeyi. Ama ben mutlu oluncaya kadar o yıldızlar parlamamalıydı. Gülmemeliydi çocuklar. Her günkü gibi yaşanmamalıydı hayat. Ben mutsuzken mutluluğa küsmeliydi dünya, ağlamalıydı çocuklar, kararmalıydı yıldız..
Çıktım dışarı. Beni ağlatan bir baykuşu ağlattı, derdimi paylaştım. Bir bulut yağdı ben yanarken, damlalarda izledim hüznümü. Kurtlar uludu uzaklarda ben en derindeyken ve ben onlara yolladım acılarımı. İnleyen anneler anladı beni, yıkık evler, bezgin sokak köpekleri…
Herşeyde hüzün bırakıp döndüm gittiğim yerden. Rüzgar da yavaşça esip süpürdü bendeki kırıntıları. Bir kedersiz ben döndüm pencereme. Göğe baktım, yıldız karanlıktı. Yaşlar da yanaklarımı okşamadı bir daha. Bir kurt uludu uzaklardan, bir çocuk ağladı, bir baykuş öttü sanki, köpekler geçti önümden. Bir dert vardı çevremde, bir mutsuz sonlanma.. Hüzne boğdu sabahı bir manasız paylaşma ..
hafsa Boş Satırlar
7
Ocak
2007
elim gitmiyo bi turlu winamptan o sarkıyı kaldırmaya, bile bile acı cekiyorum dinlerken ama seni hatırlatırken cektigim acıyı umursamıyorum belkide, belkide sen hep acı cektirdigin için artık alıstım acılara. bi elim gitse, hatıraları birer birer silmeye baslasam belki seni de silebilirim bir gun. ya aynısı tekrar karsıma cıktıgında seni geri yasatmak ister miyim? eternal sunshine of the spotless mind daki gibi mi olurum? kendi istegimle sildirip sonra irademe karsı koyamaz mıyım acaba sildirmeye calısırken, yada sildirmişken geri hatırlar mıyım? ne kadar yasamın içinden bi filmmiş simdi anlıyorum, sevgilerin ustunu kapatmak için onu notrleyecek kdr nefret gerek belki de, ama yeticegini dusunmuyorumi bi yerde “guzeldi” der insan sanırım. yada korn un dedigi gibi hatıraları silerken de senin için aglar mıyım? cok acı bi sarkı o da. senin soyledigin hersey yalanmıs aslında, aslında benim yasadıgım bu degil mi? benim ruhumun kaldırabildigi bu sanırım, yanan gozlerin gecti artık, sana ihtiyacım oldugunu da biliyorum ama hiç ulasamadıgım daha da benden uzaklasırken buna hiç engel olamıyorum. simdi fark ediyorum demiş korn ama ben farkettigim halde yanmaya devam ettim. bi çok seyi aşmayı becerirken seni astıgımı sanıp avuttum kendimi, sanmalarımın yerini gercekler alıncada bilmiyorum ne haldeyim. kıskanclıgın alevlerinde yanıyorum ama daha da yanacagım gercegi karsımda duruyor zaman gectikce. sildirmek istiyorum hafızamdan herseyinle seni. noktasına virgulune kdr, elimin ulasamayacagı yerlerde hala var olacak olman acı veriyor dusundukce. alıskanlıklarımı bırakma riski sırıtıyor inatla. ben kactıkca, sen daha da yaklasıyorsun farkında olmadan, umut vermiyorsun ama seni uzakta tutamıyorum, yerimi birileri doldurabilse keske, ben gokyuzunden seyretsem sadece. zaman herseye ilaç iken gun gectikce silecek sey artıyor, dinlemek istemedigim seyleri dinliyorum, duymak istemedigim seyleri duyuyorumi ne kadar ortak bi cevre edinmişiz farketmeden, seni silmek demek sıfırdan bi hayat demek, elimde olanlarıda seninle beraber silmek demek…
orada cekmecede 7.35 bir silah
ve burada zaten öldürdüğün bir yurek
vur bitsin
hebasbug
ebrasi
ebrasi ...