Manzara
Manzara görmek istiyor canım. Birçok ağaç,
bir göl, arkasında dağlar. İnsan yok, kendim
bile. Sadece doğa. Gökyüzü masmavi, birkaç
tane ufak bulut el sallıyor. Rüzgar suyun
yüzeyini dalgalandırıyor ama fazla değil.
Çok şey mi istiyorum?
Canım
koşmak istiyor göle doğru. Ama boş ver,
yanımda bisiklet var, onunla giderim. Ya
kumsalda saplanıp kalırsam? Tekerler kuma
gömülmesin istiyorum, anılar canlı kalsın,
mutlu olsun insanlar, canlarının istediğini
yapsınlar, artistik yapmadan. Evet, çok şey
istiyorum.
Gülmek
istiyorum, gülüyorum. Yahu madem bu kadar
kolaydı neden uğraşıyordum sabahtan beri.
Canım şu
yokuşu çıkmadan inmek istiyor. Bisikletin ön
tekerinin çarptığı taş sarsıyor beni.
Saçmalama, her güzelliğin bir bedeli vardır
diyor sanki. Aman be! diyorum ve hayat vuruyor
tüm kozlarını suratıma. Canım acıyor,
neredeyse gözümden bir damla yaş gelecekken
bakıyorum: Tepenin tam üzerindeyim. Rüzgar
başımı okşuyor, işte başardın der gibi.
Kafamı kaldırıyorum. Karşımda masmavi bir
göl... Etrafında sayısız ağaç, dağların
arasında. Gökyüzü açık mavi. Üç yada
dört bulut bana doğru geliyor.
Yutkunuyorum,
"Başarmak güzel şey değil mi?" diye
soruyorum kendime. Evet diyorum... Evet...
Burak Bakay
2ağustos200220:08
|