warnerblade Forum
wb siteleri warnerblade forum webzine fotoğraf video iletişim english yardımaraGiriş
arge - ayet hadis - bisiklet - dijital - dua - geri - gezi - interaktif - ipucu - iphone - mimar - marka - panorama - samdergi - yıldızder - yolculuk
Cevap Yapıştır Sayfa Geri sar  1, 2
evrim
Yazar Mesaj
burak demiş ki:
.
.


iste gormeyince goremiyor..
kardesim nasi sicramali evrim oluyor, nedir yani
dinazorun sinek yakalamak icin ziplarken birden kanatlanivermesi gibi bisey.
anlamak zor gercekten..

.

kişisel kuşkuculuk antitez değildir. anneannem de laptopunum nasıl çalıştığını anlamıyor ve ona saçma geliyor ama bu laptopumun çalıştığı gerçeğini değiştirmiyor. (Ekşi sözlük'ten)

changeablenick demiş ki:
evrimi savunanların hepsi aynı fikirde değil. haber deki bilim adamı mutasyonları daha etkin düşünmüş sanırım. bu düşüncesinde bazı canlı türlerinin aniden ortaya çıktığını gösteren fosil bulguları etkin olmuş olabilir. ama bütün evrimcilerin bu görüşte olmadığına dikkat çekmek isterim.

üstelik evrim tamamen olmasa da herkes tarafından ister istemez kabul ediliyor artık. mesela kuş gribi virüsünün geliştiğini, değiştiğini, evrimleştiğini kabul etmeyen yoktur sanırım. sadece bazıları halen bunun evrim olmadığını falan iddia etmeye çalışıyor. ama çok hücreli bir organizmanın değişimini gözlemlemek için yüzbinlerce yıla ihtiyaç var ve bunu gözlemleyemeyiz ne yazık ki.


Gözlemleyememek başka, fosil bulamamak başka şey. Tek bir birey evrim geçirmedi sanırım, en azından ara devrelere ait her tür için milyonlarca canlı yaşamış olması gerekirken tek bir fosilin dahi bulunamaması ilginçtir. Maymun-insan arası geçiş fosillerinin de üzerinde oynanmış goril iskeletleri olduğunun anlaşılması daha da ilginçtir tabii.

Ayrıca iskelet yapısının en önemli özelliği burun kıkırdağının çürümesidir. Dolayısı ile her iskelete istediğiniz gibi yüz ve burun çizebilirsiniz. İster maymun, ister insan, dilediğiniz gibi burun ve dudak çizmekte özgürsünüz. Bu da bazı insan fosilleri üzerinden maymunumsu, bazı goril fosillerinden de insanımsı çizimler çıkarmayı çok kolaylaştırır. Dolayısı ile insan-maymun arası denen bir çizimin dayandığı iskeletten günümüz gorillerinin çizimlerini sağlamak son derece mümkün ve daha kolaydır. Bu da bir başka çelişki.

Eternity'nin laptop örneği de çok hoş. Tek bir Yaratıcı'nın olduğu ve türlerin her birinin tek atadan geldiği sallallâhu aleyhi ve sellemını da anlamayabilir, kafanıza yatmayabilir. Aynı laptop örneği gibi, araştıran işin sırrını kavrar; şüphecilik karşı sallallâhu aleyhi ve sellem değildir, dolayısı ile "ya git kardeşim bir şey yoktan nasıl var olur" diyerek de Yaratılış'ı reddetmiş olmazsınız.

Kanımca evrim ile ilahi dinleri bağdaştırmak da mümkün değildir. Bir Hristiyan, Musevi ya da Müslüman ile evrim uyuşmadığı gibi evrime inan biri de ilahi bir dine inanmamalıdır. Eğer ikisi bir arada yer alıyor ise sakatlık var demektir, kişi ya dinini tam bilmiyordur, anne-babadan ve çevreden gelme sadece sözde kalan bir dini inanış söz konusudur ya da evrimin ne manaya geldiğini bilmemekte, üzerinde de pek düşünmemektedir.

İlahi dinler mükemmel bir Tanrı'nın varlığından yola çıkarlar. Evrim ise tam tersine mükemmeliyete doğru bir ilerleyişi temel alır. Yaratılışa göre, Mükemmel Tanrı, her şeyi en mükemmel şekliyle yaratır ve ihtiyaç duydukları organlar ile onları donatır. Mükemmeliyetten geliş söz konusudur. Tanrı'nın deneme-yanılma yöntemini kullanması beklenemez. Tanrı "dur şöyle yaratayım bakalım olmazsa değişir başka bir şekil alır" demez, Tanrı en doğru şekli bilir ve ona göre meydana getirir.

Halbuki evrimde başlangıçta her şey eksiktir. Mükemmeliyete gidiş vardır ve bu mantıki bir şekilde değiş, tesadüflerle yürür. Canlılar, rastgele değişerek ve sürekli elenerek daha da mükemmel konuma ulaşırlar. Burada Tanrı'dan geliş değil, Tanrı'ya gidiş söz konusudur. Yani evrimin sonu tanrısallaşmaktır.

O zaman Adolf Hitler'i suçlamak da son derece saçmadır, evrim taraftarlarının Yahudi Soykırımı'nı kınamaya hakları yok. Hitler, insan ırkının halen evrimleştiğine inanıyordu ve evrimin sonucu olarak zayıf ırklar, üstün ırkın lehine yok edilmeliydi. Demek ki Müttefik devletler burada evrimin gidişatını zedelemişlerdir. Hitlerin dediği gibi üstün ırk mağlup olmuştur, yaşamaya hakkı yoktur.

Kısacası evrimde insaniyet, vicdan ve acıma duygusu yer almaz.

Evrim yoktur, bu kadar açık söyleyebilirim. Çünkü evrim aradan geçen iki yüz yıla yakın zaman içerisinde halen bir teoridir, defalarca çürütülmüş buna karşın Yaratılışı çürütebilen çıkmamıştır. Yaratılış'a karşı iddialar "göremiyoruz", "aklım almıyor", "Tanrı yok ki yaratılış olsun", "Öyle şey mi olur", "Ortaçağ zihniyeti" gibi son derece laubali, sıradan, sokak ağzına yakışır sözlerden ibaret kalmaktadır. Buna karşın evrim iddiaları da bir kısmı fason -düzmece- kalan kısmı ise sadece varsayımlardan ibaret kurmacalardır.

Sık sık da denilir ki "Evrim uzun bir süreçtir, o yüzden göremeyiz, milyarlarca yılı kapsar"

Ama aynı zamanda derler ki "Yaratılış varsa bugün niye bir şeyler yaratılmıyor?"

Ben de derim ki "Uzay genişliyor..... On milyon yıl önce 'varolmayan' yerler şimdi ester maddesi ile kaplanıyor."

Bunu evrim açıklayamaz, evrimde yoktan varolma yoktur.

Son olarak mikroorganizmaların antibiyotik ve benzerlerine dayanıklığı, alyuvarlarımızın bağışıklığı ile benzeşir. Her aşı olduğumuzda evrim mi geçirmekteyiz?

Mikroorganizmalarda mutasyon yoktur, DNA alış-verişi ile dayanıklılık kazanılır. Daha önce olmayan bir gen ortaya çıkmamakta, var olan genler karıştırılmaktadır. Bunu iki cins köpeği çiftleştirerek yeni bir tür köpek elde etmeye benzetebiliriz. Köpek ile kurtu çiftleştirince Alman Kurdu elde ediyoruz, o vakit şimdi kurt ya da köpek evrim mi geçirdi denmeli?

İki mikroorganizma aralarında gen alış-verişinde bulunarak benzer sonuç ortaya çıkmaktadır. İlaçlara dayanıklılık da bu şekilde vücud bulmakta. Sık sık tekrarlanan bu sallallâhu aleyhi ve sellemın evrimle alakası olmadığı açık. Değişen hiç bir gen, DNA yok.

virüslerin hastalıkları öğrendiği bir gerçek aynı şekilde bakteriler de öğrenebiliyor (bu yüzden her geçen sene anti biyotikler işlevsiz kalıyor ve daha güçlü anti biyotikler üretiliyor). fakat bu ikisinin yapısı çok bait üreme teknikleri de öyle. fakat bu gene de evrim değildir. bence bu sadece adaptasyondur ya da mutasyon işte.

Düzenleme: Yukarıda belirttiğim gibi adaptasyondur ama mutasyon değildir. Hatta mutasyon ile alakası dahi yoktur. Mesajı editlemek istemezdim ama konu sapsın istemedim.
-lardayn (hnnv)


HNNV demiş ki:
Evrim yoktur, bu kadar açık söyleyebilirim. Çünkü evrim aradan geçen iki yüz yıla yakın zaman içerisinde halen bir teoridir, defalarca çürütülmüş buna karşın Yaratılışı çürütebilen çıkmamıştır. Yaratılış'a karşı iddialar "göremiyoruz", "aklım almıyor", "Tanrı yok ki yaratılış olsun", "Öyle şey mi olur", "Ortaçağ zihniyeti" gibi son derece laubali, sıradan, sokak ağzına yakışır sözlerden ibaret kalmaktadır. Buna karşın evrim iddiaları da bir kısmı fason -düzmece- kalan kısmı ise sadece varsayımlardan ibaret kurmacalardır..



bence de hnnv cok onemlı bır noktaya deginmişsin...Bilim dunyasında karsıt sayılabilecek iki tez varsa her ikisinin de var yada yok olabilme kosulları arastırılır...fakat bu konuda arastırılan kısım sadece evrimin var yada yok olduguna daır görüslerdir.Dikkat ettiyseniz yaratılısın var olma ihtimali hicbir sekilde karsıt "teorem"ciler tarafından arastırmaya alınmısyor.yani siz boyle diyorsunuz ama surda yanılıyorsunuz ,teorınızın su kısmı yanlıs denildiğini ben hic görmedim.

neden cunku arastırmaya gerek görmüyorlar,en bastan körü körüne "bilime uymuyor (!)" dıyerek reddediyorlar.Madem oyle nedne
uymadıgı konusunda aydınlatsınlar..

Ama aslını isterseniz konu bu da diil...sorun bilim egitiminin verilmeye baslandıgı noktada baslıyor.egitimciler,kitaplar evrimle ilgili soru isaretlerimizi görmezden gelerek,onu sabit  bir kanun kabul ederek egıtımın gerı kalanını veriyorlar.Bastan reddetsek bildiğimiz ogrenmeye calıstıgımız hersey tabandan curume gösterecek,dogal oarak da bellı bir yere geldiğimiz zaman evrimi reddetmeyi de göze alamıyoruz.sonuc ise kafasında soru isareti olan fakat bunu kabullenmeyen bilimciler.Kabullenenler zaten bilimci kabul edilmiyor(!)...

oyle yada boyle,sonuc su ki bolum ögrencileri bu konu her acıldıgında,bıkac ateslı reddeden ve bıkac ateslı savunan dısında sessız kalıyor...hocalarımızn ise genel acıklaması" evrim dogru olmayabilir ama karsı tez cıkmadıkca kabul etmek zorundayız." karsı tez??
sizce be oılabilir?


bu arada gecen yıl bölümde olan bu tartısmalara bir ornek:
-yaa anlamıyorum,sen evrimi kabul etmedıkce bilim insanı olacagını mı sanıyorsun?
-tabi hem de krörü körüne olmayanlardan...
-evet bir de butun herseyı yaratana baglayarak degil mi?!!anlamıyroum insan görmediği bir syee nasıl iananır yaa..almıyor bi turlu mantıgım bunu...
-sen bana o almayan mantıgını göster,ben sana yaratanı gösteririm!!

 

iyiymis

Bizim lisede biyoloji hocalarının hepsi evrimci olduu için lise 3 konusu olan evrimi ortak kararla lise 1 e aldılar 1 haftalık konuyu 4 hafta işlediler.. Aman Allah'ım hala hatırlıyorum yazılısından 94 almıştım bu kadar saçma bu kadar gerizekalı bişey yok ya..Konuyu işlemeden önce sınıfta bikaç evrimci vardı işledikten sonra onlar da savunmaktan vazgeçti


hakkaten yuh artık ya bu kadar da bağnaz olunmaz yahu...

Göçmen kuşların beyninde 'GPS' sistemi var    

http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/haber.do?haberno=609991

ABD'de yapılan bir araştırmada, göçmen kuşların beyinlerinde GPS'e (Global Positioning System - Küresel Yer Belirleme Sistemi) benzer bir sistem olduğu ve olağan güzergahlarından 4 bin kilometre kadar uçakla uzaklaştırılsalar bile yollarını bulabildiklerini ortaya koydu.






Amerikan Ulusal Bilimler Akademisi'nin yıllık dergisinde yayımlanan makalede, araştırmacıların yazı geçirdikleri Alaska'dan başlayan ve kışı geçirmek için gittikleri ABD'nin güneybatısına ve Meksika'nın kuzeyine uzanan uzun göç yolculuklarına çıkan 30 kadar sarıasma kuşunu yakaladığı ve kafesler içinde bir uçakla olağan güzergahlarından 3 bin 700 kilometre uzağa götürüldükleri belirtildi.

Araştırmacıların, kanatlarının arasına küçük bir radyo alıcısı iliştirdikten sonra salıverilen bu kuşları önce karadan 122 kilometre, sonra da küçük uçaklarla izledikleri belirtilen makalede, kuşlardan 15 kadarının serbest bırakıldıktan 3 gün sonra göç yolları olan güneybatıya uçmaları gerektiğini bildiklerini, diğer 15'inin ise doğrudan güneye uçtuklarının gözlendiği kaydedildi.

Makalede, araştırmacıların kuşların bu istikamette uçmaya programlandığı sonucuna vardıkları ifade edildi.


subhanallah..

Sanırım leyleklerde de buna benzer bir yön bulma sistemi olması gerek.Dünyanın manyetik alanını algılayan bi organı var ve bunun sayesinde bir önceki yıl yazı geçirdiği yuvasını sıfır hatada bulabiliyor.Ve gece uçan göçmen kuşların da bazılarının yıldızlardan yararlanarak yönlerini bulabildiklerini duymuştum.

beni evrim konusunda en çok şaşırtan şey koca koca profesör doçent olmuş insanların bunu hala savunuyor olması.. profesör olacak beyne sahip ama hala saçmalığı apaçık ortada olan evrimi savunuyor bizim şimdiki hocalarımızın birçoğu..

dün organikçimizin dersteki mini konferansından bi kuple mesela:

-neye inanırsanız inanın, isterseniz şu masaya "bu bir öküzdür" deyin ama bilimsel gerçekleri kabul edin.. editörlüğünü yapmaktan gurur duyduğum bi tübitak kitabı "söğüt ağacı ile söyleşi" -başka bi ağaç da olabilir şimdi tam hatırlamıyorum- muhakkak okumanızı tavsiye ederim. geçen sene bi arkadaşınız mezun olmuş gelmiş bana kitap hakkında saçma sapan şeyler söyledi.. çok üzüldüm.. bu fakülteden mezun olabilmiş ama hala kafasının içi karanlıklarla dolu..
//(buraya kadar normal konuştu en azından, bir süre durdu dinlendi sözüne devam etti)//
-söğüt ağacı ile söyleşi, sıcak bir çorbadan ilk canlının nasıl meydana geldiğini ve canlıların evrimleşme sürecini anlatan çok güzel bir kitap..

ya bende anlama problemi var ya da hoca başka birşey kast etti yoksa kesinlikle bu adamın beyni yok derim ben.. adam 7 dil biliyor, tübitakta bayağı önemli bir yerde, kjzshdfjh başarısı var, senelerce yurtdışında eğtim almış-vermiş ama boş hepsi boş..

amac inkar etmek olunca evrim gibi sacma bisey bile kabul edilebiliniyor demek ki

bbc nin hazirladigi planet earth adli belgeselin ilk 2 bolumunu izledim bugun, produksiyon, muzik ve ilginclik konularindaki yuksek puanina ek olarank,

periyodik olarak tek kelimeyle takip ediliyor belgesel: Subhanallah!

utorrent i yukledikten sonra mininova da planet earth aramasindan cikan all 11 torrentindeki magnet linke tiklayarak indirebilirsiniz.
http://www.mininova.org/search/planet+earth/seeds

evrimde kafama en yatmayan taraf şu: canlıları gelişmişliğe göre sınıflandırma... kartal güya kuş, memeli olan bana göre görece daha aşağı olması gerekir ama uçuyor LAN! ben uçamıyorum. 4587345 metreden karınca görüyo dalışa geçiyo, ben daha evde kaybettiğim anahtarımı bulamıyorum. ayrıca niye bir tek insan denen varlığın medeniyet kurabilecek bir zekası var? yemişim evrimi bana bunların cevabını veremedikten sonra.

I eat the evolution after all.

bi de bu mutasyonla faydali ozellik kazanma olayi var.
tamam grip her sene kendini modifiye ediyo, dunyanin canina okuyo, herkesi siradan geciriyo amma velakin, adam tek hucreli! yani grip mikrobusu tek hucreli bi cihaz yaratigi.

adamin uzerinde gelen mutasyon yada gen degisimi (bi adi vardi unuttum) su bu, adam zaten yasadigi genle uruyor. yani yasarken bi ozellik kazandi mi, urerken de o ozellikle o genle uruyor.

gelgelelim sen gel bunu bir de esey hucresiyle ureyen herhangi bir canlida oldugunu varsay. yani erkek dişi organı olan afedersin sperm yumurta hayvancıkları ile muhatap olunan bi reprodüksiyon şemasında ise yaşanan, yaşayan hücreler ayrı, üreyen hücreler ayrı. Yani sonraki nesli meydana getirecek olan eşey hücreleri, o kurbağa yaşarken beyninde radar organcığı çıktıysa bile onu aktaramayacak ki.

Hadi sözgelimi sen bir kurbağa ol, vak vak derken... Neyse örneklemeye inmeye gerek yok.

Velhasıl, dünyadaki atom sayısında bir ihtimal sen iyi bir cihaz özelliği kazandırdın, tam teşekküllü bir organ (doku bile yetmez) oluşmadan yine evrim ve doğal seçilim spekturumlarına göre körelmesi lazım. Yani gözün bir anda oluşması lazım ki faydalı bi cihaz olarak diğer genlere aktarılsın sözgelimi evrim teoriyşınına göre.

Amma, bu böyle olmaz. Hücrenin içindeki minik minik kıvrım kıvrım değişiklikler, hem birden fazla hücrede aynı anda meydana gelecek, hem de patadanak çalışan bir sistem olacak tam mükemmeliyetiyle (yani göz bi anda PÖRT diye çıksa, ne diyelim mesela, sümüklü böceğin dikiz aynası hesabı yan kısmısında, bunun retinasının sarı noktasının odak noktası tam denkgelmeli olmalı ki göz cihazı bir işe yarasın da sonra adam (salyanganoz) ben bunu çocuklara da ileteyim hemen bunu eşey hücrelerimdeki DNA ma işliyim)

kardeşim Dolly nin kopyalandığı genetik laboratuvarın gelişmiş hali mi var, adam en nihayetinde sümüklü böcek, nası aktarsın etsin kendi zaten kazanması mümkün olunmayan faydalı özelliklerini eşey hücreleriyle sonraki nesle ve böylece milyonlar yılıca radar anteni geliştiren börtü böceğe. Cır cır ederler adamı afedersin.

(ingilizce yazimdan gitgide Türkçeleşen yazı üslubu evrime bilimsel örnek olarak verilmiştir)

Papa: Evrim, yaradılışla çelişmiyor

DIŞ HABERLER SERVİSİ

Vatikan’da düzenlenen, Darwin’in evrim teorisi de dahil olmak üzere, evren ve insanın kökenlerinin tartışıldığı toplantıya katılanlar, dün Papa 16. Benedictus tarafından kabul edildi.

DESTUR!

http://www.milliyet.com.tr/Yasam/HaberDetay.aspx?aType=HaberDetay&ArticleID=1010355

papa 28. jean paul un 1.si araform olabilir..

An American monkey, after getting drunk on brandy, would never touch it again, and thus is much wiser than most men.
Charles Darwin


http://www.brainyquote.com/quotes/authors/c/charles_darwin.html

40 bin gezegende akıllı yaşam gelişebilir
Mars’ta yaşam avı devam ederken bilim insanları galaksinin ücra köşelerinde daha akıllı yaşam formları gelişebileceğini düşünüyor.

http://www.ntvmsnbc.com/news/474449.asp

neden madem 40 bininde gelişebilirdi ama sadece dünyada gelişti? insan iman etmeyecek olduktan sonra sonsuzda bir ihtimaller zincirine bile inananabiliyor demek ki, Allah akıl fikir versin, insanlar çok beyinsiz.



DNA, yalnızca evrimin gerçekliğini onaylamakla kalmıyor, aynı zamanda, en temel düzeyde, evrimin yaşayan varlıkları nasıl yeniden şekillendirdiğini de gösteriyor. Harvard Üniversitesi’nden Arhat Abzhanov ve Harvard Tıp Fakültesi’nden Cliff Tabin, kısa bir süre önce, sözü edilen gaga şekillerinin bazılarını ortaya çıkaran genleri saptadılar.

http://www.nationalgeographic.com.tr/ngm/0902/konu.aspx?Konu=3


Allah' ı inkar etmeye bahane mi yok?

Allah akıl fikir versin.

akıllı tasarım ile alakalı bir iki makale okumanızı öneririm.. bir münasebetle okuma fırsatım olmuştu hakikaten çok ilginç şiddetle okumanızı tavsiye ediyorum...

http://www.mustafaakyol.org/archives/2005/12/akilli_tasarim_intelligent_design.php


Akıllı Tasarım [Intelligent Design] Teorisi
ABD'deki devlet okullarında Darwin'in evrim teorisine alternatif olarak okutulması tartışılan Akıllı Tasarım, son 15 yıldır giderek güçlenen ve büyüyen bir teori. Gücünü de, Darwinizm'in varsayımının aksine, yaşamın hiç de rastlantı olmadığı gösteren bilimsel kanıtlardan alıyor.

Aslında bu konudaki tartışmanın başlangıcı 150 yıl öncesine uzanıyor. Darwin'in 1859'da yayınlanan Türlerin Kökeni adlı kitabından bu yana, biyolojideki temel kuram, canlıların doğal seleksiyonun ürünü olduklarını öngören evrim kuramı oldu. 20. yüzyılda Darwinizm'e genetik ışığında getirilen yeni yorum, doğal seleksiyona bir de mutasyon mekanizmasını ekledi. Ancak bu iki mekanizmanın, yani doğal seleksiyon ve mutasyonun, canlılığın tek kaynağı olduğu yönündeki geleneksel anlayış, son yıllarda önemli eleştiriler alıyor. Pek çok bilim adamı, canlılığın sadece bu gibi amaçsız ve bilinçsiz faktörlerin ürünü olamayacağını, hayatın kökeninde "tasarlayıcı bir aklın" olduğunu savunuyorlar.

edit (burak) canım kardeşim yazının tamamını değil de ilk 1-2 paragrafını alman yeterli link verdiğin için.

Allah razı olsun kardeşim

burak demiş ki:


DNA, yalnızca evrimin gerçekliğini onaylamakla kalmıyor, aynı zamanda, en temel düzeyde, evrimin yaşayan varlıkları nasıl yeniden şekillendirdiğini de gösteriyor. Harvard Üniversitesi’nden Arhat Abzhanov ve Harvard Tıp Fakültesi’nden Cliff Tabin, kısa bir süre önce, sözü edilen gaga şekillerinin bazılarını ortaya çıkaran genleri saptadılar.

http://www.nationalgeographic.com.tr/ngm/0902/konu.aspx?Konu=3


Allah' ı inkar etmeye bahane mi yok?

Allah akıl fikir versin.


Abiler modifikasyonla evrimi karıştırıyor(!) galiba.

adaptasyon değil miydi abi o,

geçen dişçideyim, 20 lik dişler çekilcek, klasik dişçi söylemi

ben dedim anlamıyorum, insaoğlu binlerce yıldır nasıl 20 lik dişini çekmeden güzelce yaşamış, şimdi hepsini çekiyoruz

o da dedi ki, artık zaten gitgide köreliyor 20 lik dişler, belki sizin çocuklarınızda olmayacak dedi

ben de o zaman kaç asırlardır müslümanlar sünnet oluyor, şimdiye çoktan sünnetsiz doğmaya başlamıştı erkek çocuklar dedim

!!!

böyle giderse sonraki nesil wifi, 3G, GPS ve builtin google search destekli doğabilir madem.





evrimin büyük bir bağnazlıkla savunulduğu bir fakültedeyim.. geçen hocalardan biri hala diyordu ki
-insanoğlu bir evrim daha geçirecek ve mükemmel bir varlık olacak. bazılarımız bu seleksiyonun dışında kalacak tabi, zayıf olanlarımız.

tevbe estagfirullah..

topik demiş ki:
evrimin büyük bir bağnazlıkla savunulduğu bir fakültedeyim.. geçen hocalardan biri hala diyordu ki
-insanoğlu bir evrim daha geçirecek ve mükemmel bir varlık olacak. bazılarımız bu seleksiyonun dışında kalacak tabi, zayıf olanlarımız.

tevbe estagfirullah..


topikim, cok da yanlis bisey soylememis aslinda su acidan bakacak olursak olaya.. Insagin buyuk bi kismi Mukemmele(c.c.) yonelirken.. Iclerinden bazilari darwin amcanin icina tas attigini idda ettigi kuyuya basini gommus o tasi ariyor hala... Israrla seleksiyon disinda kalmak icin cabaliyorlar ne hikmetse,bunun aciklamasi da zayif olmalari olsa gerek....



http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=824764&title=yorum-irfan-yilmaz-tubitak-yoneticileri-iciniz-rahat-olsun

adresindeki yazıda

Geniş anlamda evrim teorisi veya Darwinizm (bütün versiyonlarıyla) ise bilimsellikten çok uzak sadece bir hipotez üzerinde hareket eden inançlar bütünüdür. İçinde bilimi ilgilendiren bazı hususlar (tabii seleksiyon, adaptasyon ve mutasyon gibi) ise kendi olmaları gereken bağlamlarından kopartılıp, aşırı yorumlanarak ideolojiye âlet edilmiştir. Canlılar âleminde bir değişme vardır, türlerin içinde çeşitlilik ve alt türlerin ortaya çıkışında bu mekanizmaların belli bir yeri ve önemi de vardır. Ancak biyolojinin laboratuvara girmeyen, hayat, ölüm, ilk canlı, ilk insan, yeryüzünün ilk hâline ait spekülatif tartışmalar müspet ilim sahasına ait değil, bilim felsefesi ve biyoloji felsefesi gibi sosyal dallarda ele alınması gereken konulardır.


deniliyor, canlılar alemindeki değişme (? nasıl birşeyse, ne değişiyorsa, DNA mı değişiyor?) ile türlerin içinde çeşitlilik ve alt türlerin ortaya çıkışında bu mekanizmaların HİÇBİR YERİ VE ÖNEMİ YOKTUR.

manyak manyak konuşmayın ya adamı deli etmeyin, kimse bu irfan yılmaz, zaman ın ne işi var da yayınlıyor böyle saçma sapan cümleler içeren yazıları anlamıyorum. adamı sinir etmeyin.

netcevap.org a gönderdim düzeltsinler bi ayar geçsinler şu yazıya.

evrim teorisinin tek bi kısmı bile doğru değildir, yeni tür yada 'alt tür' yada geçiş formu falan hikayedir. evrim teorisi ilk çıktığında Kuranı Kerim' den ayetleri örnek sürerek bunu desteklemek isteyen beyinsiz müslümanlar ve takipçilerinden Rabbim bizi muhafaza buyursun.



http://www.netcevap.org/index.php

http://www.darwinizminyikilisinin200uncuyildonumu.com/index.php

sabah sabah adamın sinirini zıplatıyorlar. düşünmeden konuşmayın kardeşim, 1 milyon kişinin okuduğu gazete yazıyorsun. hadi tamam o yazdı, kim yayınladı bunu. neyse. ya Sabır.

yarı kuş ve kuşların evriminde atlama sanılan, origin of species den hemen sonra almanyada bulunan fosilin normal olduğu (yani ilk kuş-yarı kuş falan olmadığı) ortaya çıktı.

thats another one for intelligent design..

http://www.nytimes.com/2009/10/09/science/09fossil.html?_r=1

Cevap Yapıştır Sayfa Geri sar  1, 2