warnerblade Forum
wb siteleri warnerblade forum webzine fotoğraf video iletişim english yardımaraGiriş
arge - ayet hadis - bisiklet - dijital - dua - geri - gezi - interaktif - ipucu - iphone - mimar - marka - panorama - samdergi - yıldızder - yolculuk
Cevap Yapıştır
AyetHadis
Yazar Mesaj
Elhamdülillah,

www.ayethadis.com sitemizi sonunda açabildik, bir süredir üzerinde çalışıyorduk. Her gün bir ayet ve bir hadis yayınlanıyor sitede güzel fotoğraflar eşliğinde.

Nedir?
Temel amacımız, ayet ve hadis bağımlıları için günlük dozu karşılamaya yardımcı olmak ve duanızı alabilmektir.

Sitenin şöyle bir güzelliği var, eposta adresinizi kaydettiğiniz zaman her sabah 8' de otomatik olarak mail kutunuza o gün yayınlanan ayet ve hadis geliyor. Siz de işinize, epostalarınıza bakmaya günün bereketiyle başlamış oluyorsunuz.

http://www.ayethadis.com/e-posta/

adresinden epostanızı kaydedebilirsiniz. Gönderim, Feedburner, Google tarafından gerçekleştiriliyor.

Sitemizi geliştirmek için dualarınız ve yorumlarınız çok faydalı olacaktır:

ayet hadis

arkadaşlar forumdan henüz çok az kişi (3-5) üye oldu
çok daha yüksek rakamlar bekliyorum en az 20-30..
haydin, arkadaşlarınızı da çağırın edin..
çok bereketli oluyor sabahın nurunda huuoopp bi ayet bi hadis yerini almış okunmayı beklemekte.

facebook grubuna desteklerinizi ve yayılımı için arkadaşlarınıza davetinizi bekliyoruz:

http://www.facebook.com/ayetvehadis



ayrıca site üzerinden arkadaşlarınıza invite gönderebilirsiniz
onlara sadece inbox larına düşen aktivasyon epostasına tıklamak kalır:

http://www.ayethadis.com/e-posta/

<object width="425" height="355"><param name="movie" value="http://static.slidesharecdn.com/swf/ssplayer2.swf?doc=0903-ayethadis-090330161437-phpapp02&stripped_title=0903-ayethadis"><param name="allowFullScreen" value="true"><param name="allowScriptAccess" value="always"><embed src="http://static.slidesharecdn.com/swf/ssplayer2.swf?doc=0903-ayethadis-090330161437-phpapp02&stripped_title=0903-ayethadis" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="425" height="355"></embed></object>

09 Mart ayındaki ayet ve Hadisleri tek bir sunum formatında izleyebilir, indirebilir ve arkadaşlarınızla paylaşabilirsiniz..

Hayırlı ve faydalı epostaların da bol FWD edilmesi temennisiyle..

bizce guzel ve faideli oldu,

inşaAllah daha da genisletiriz

eposta kutunuzdaki arkadaşlarınıza FWD FWD etmenizi bekliyoruz

arkadaşlar sunumumuz bizden çıktı ama Allah' ın izniyle sizin ve kardeşlerimizin yardımıyla bir şekilde yayılmaya devam ediyor,

http://www.slideshare.net/transportr/0903-ayethadis

62 views, 1 favs, 6 embeds

hayırlı olsun. ellerinize sağlık güzel olmuş

abi bu her gün gönderilen maillerde ayetlerin ve hadislerin Türkçe anlamlarının yanında bir de arapçasının yazılı olması mümkün müdür?

topikcan copy-past degil direkt elle yaziliyodu bu ayet ve hadisler,

arapcalarini da bi yerden cp etmek olabilir belki ama bilemedim simdi,

sayin adminim ses verin lutfen  

şimdi istanbula bağlanıyoruz




(az dururum) arapça olayı kasar kısaca

altta referansları var ya, özel ilgi duyanlar oralardan hemmen orijinalinden arapçasını bulunabili.

sunumdan bahsediyorsak eğer, estetik manada duvarkağıdı üzerinde arapça olsun kısmı da, yine uğraştırır baya. bir de o zaman izlenmeyi kolaylaştıran ve ilgiyi güncel tutan fondaki görsel ve manzaralar çok sıkışmış olacak. velhasıl..

akademik bi kaynaktan ziyade daha çok günlük hayatın etrafına bu güzelliklerin serpiştirilebilmesi amacımız. yoksa ciddi bir kaynak ve referans arayanlar elbet direk kaynaktan beslenebilir yada bizim ayet ve hadislerin altındaki referanslardan orijinal arapçasına ulaşabilir.

yine de notlarımızda dursun, bakalım zaman neler gösterir.

<object width="425" height="355"><param name="movie" value="http://static.slidesharecdn.com/swf/ssplayer2.swf?doc=kutlu-dogum-090417160814-phpapp01&stripped_title=kutlu-dogum-haftasi"><param name="allowFullScreen" value="true"><param name="allowScriptAccess" value="always"><embed src="http://static.slidesharecdn.com/swf/ssplayer2.swf?doc=kutlu-dogum-090417160814-phpapp01&stripped_title=kutlu-dogum-haftasi" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="425" height="355"></embed></object>

kutlu doğum haftası için hadisler

ehem, ben yine birşeyleri eleştiriyor gibi görüneceğim ama,

evvela, ayetler, randomly, bir bilgisayar programı tarafından mı seçiliyor? çünkü bazı ayetler havada asılı kalıyor. hani hadis-i şeriflerin bir konusu oluyor ve sonuca bağlanıyor ama ayet-i kerimelerde bazı ayetler birbirine bağlı olarak ilerlediği için, ya da ben en avam seviyedeki insan olduğum için bir kıssanın tam ortasından seçilmiş bir ayetten ne anlamam gerektiğini anlayamıyorum.
velhasıl, hadi arapça olmasına da ısrar etmiyorum lakin eğer bu sistemi sizler yönetiyorsanız ayetlerde bir bütünlük, en azından bir konu olmasını istirham ediyorum. hadi o da olmadı, bari ayetin tefsiri yapılsa, yani o ayetten en avamın ne anlaması gerektiği anlatılsa çok daha güzel olur kanısındayım.
ha aç kitabı kenin bak kardeşim derseniz, o halde benim üye olmamın bir manası olmaz diye düşünmekteyim.
Allah razı olsun.
saygılar.

Bu çok güzel olmuş Allah razı olsun.. Her gün mailimde bir ayet ve bir hadisi şerif görmek çok güzel. Bugün baktım da son 5-6 gün sadece birer mail gelmiş.. Burak abi sen de olmasan..

Aslında Arapçalarını da ekleyebilir misiniz diye söylemek için girmiştim buraya fakat önceden söylenmiş ve hüsn-ü kabul görmemiş gibi

topik, haklısın abicim o konuda bir eleştiri daha aldım. biz seçiyoruz tabi yayınlanacak şeyleri sonuçta ama daha önceden derlenmiş yerlerden alıyoruz elbet.

lamelifye, arkadaşlarını da üye edebilirsin onlar adına, hediye etmiş olursun bu güzelliği de.

arapça olayı işi biraz zorlaştıracağından şu anda pek düşünmüyorum, aslında aldığım kaynakta arapçaları var ama bunları elle yazıyorum, arapçayı da elle yazmam gerekir o da baya bi iş şimdi yabancı olduğum. hazır bi web ortamından copy paste yapmıyoruz yani yazıları, elle yazıyoruz, sadece meal direk CP yapılıyor

Ayethadis procemiz ayet aramasında 2.4 milyon sonuç arasından 2. Sırada çıkıyor.

http://www.google.com.tr/search?q=ayet&ie=utf-8&oe=utf-8&aq=t&rls=org.mozilla:en-US:official&client=firefox-a


hadis de ise 7 milyon sonuçtan 2. Sayfadayız henüz.

http://www.google.com.tr/search?q=hadis&hl=tr&client=firefox-a&rls=org.mozilla:en-US:official&hs=9ER&start=10&sa=N

burak demiş ki:


lamelifye, arkadaşlarını da üye edebilirsin onlar adına, hediye etmiş olursun bu güzelliği de.



Nasıl davet edeceğim? (Bu soru konunun tekrar gündeme gelmesi ve diğer üyelerin de davet etmesi için soruldu)

google da hadis aramasında da ilk sayfaya çıktık elhamdülillah
ayet aramasında da 1. durumdayız

üye davet etmek için sağ taraftaki abone ol altında eposta adresiniz denilen kısma arkadaşınızın eposta adresini yazabilirsiniz, onaylarsa ona da gitmeye başlayacak

ayethadis.com üzerinden hergün 250+ onaylı eposta adresine 1 ayet 1 hadis gönderiliyor

ancak,

duaniz.com projemiz henüz tam hızlanamadı, günlük 30+ üyesi var. özellikle duaniz.com için de desteklerinizi bekliyoruz.

mail kutumuza son gelen hadis:

“Sizden birinizin yaratılışının başlangıcı, annesinin karnında kırk günde derlenir toplanır. Sonra ikinci kırk günlük süre içinde pıhtı hâline döner. Sonra da bir o kadar zaman içinde bir parça et olur. Daha sonra Allah bir melek gönderir ve melek, ona ruh üfler. Bu melek dört şeyle; anne rahmindeki canlının rızkını, ecelini, amelini, iyi biri mi, yoksa kötü biri mi olacağını yazmakla emrolunur.”

Kendisinden başka ilâh olmayan Allah’a yemîn ederim ki, sizden biri, cennetliklerin yaptığı işleri yapar ve kendisi ile cennet arasında sadece bir arşın mesâfe kalır da, sonra anne karnında yazılan yazının hükmü öne geçer, cehennemliklerin yaptığı işleri yapar ve cehenneme girer. Yine sizden biri cehennemliklerin yaptığı işleri yapar ve kendisi ile cehennem arasında bir arşın mesâfe kalır; sonra anne karnında yazılan yazının hükmü öne geçer ve o kişi cennetliklerin yaptığı işleri yapmaya devâm eder de, neticede cennete girer.

* Buhârî, Müslim, Ebû Dâvûd, Tirmizî, İbni Mâce

lakin bilemedim ben şimdi, bu hadis-i şerifin açıklaması nasıldır?

selamun aleyküm

hadis ayet ve duaların altındaki yıldıza basarsanız hemen ilgili kaynağa (ayet ve hadisler için riyazüs salihin) gidip detaylı okuyabilirsiniz.

hadisler kesinlikle son derece sahihtir zaten riyazüs salihin buhari ve muslimin ittifak ettikleri hadisleri barındırır ki bu zaten ulasilabilecek en sahih kriterlerden biridir.

ilgili hadisin açıklaması şöyle:

http://www.tahavi.com/hadis/304.html

   Hadisler

397. İbni Mes'ûd radıyallahu anh dedi ki :

Bize, doğru söyleyen, doğruluğu tasdîk ve kabul edilmiş olan Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem haber verdi ve şöyle buyurdu :

"Sizden birinizin yaratılışının başlangıcı, annesinin karnında kırk günde derlenir toplanır. Sonra ikinci kırk günlük süre içinde pıhtı hâline döner. Sonra da bir o kadar zaman içinde bir parça et olur. Daha sonra Allah bir melek gönderir ve melek, ona ruh üfler. Bu melek dört şeyle; anne rahmindeki canlının rızkını, ecelini, amelini, iyi biri mi, yoksa kötü biri mi olacağını yazmakla emrolunur."

Abdullah İbni Mes'ûd der ki: Kendisinden başka ilâh olmayan Allah'a yemîn ederim ki, sizden biri, cennetliklerin yaptığı işleri yapar ve kendisi ile cennet arasında sadece bir arşın mesâfe kalır da, sonra anne karnında yazılan yazının hükmü öne geçer, cehennemliklerin yaptığı işleri yapar ve cehenneme girer. Yine sizden biri cehennemliklerin yaptığı işleri yapar ve kendisi ile cehennem arasında bir arşın mesâfe kalır; sonra anne karnında yazılan yazının hükmü öne geçer ve o kişi cennetliklerin yaptığı işleri yapmaya devâm eder de, neticede cennete girer.

Buhârî, Bed'ü'l-halk 6, Enbiyâ 1, Kader 1; Müslim, Kader 1. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Sünnet 16; Tirmizî, Kader 4; İbni Mâce, Mukaddime 10

Açıklamalar

Hadisimizin râvisi Abdullah İbni Mes'ûd, Peygamber Efendimiz'in doğruluk hususundaki seçkin niteliklerini belirterek bu hadisi nakletmiştir. Çünkü hadiste verilen bu haberi, insanlar anlamakta güçlük çekebilirler, akıllarının yetmediği bu konuyu kabul etmeme gibi bir hataya düşebilirlerdi. Oysa, Resûlullah'ın verdiği bir haberi reddetmek mü'mine yakışmaz. Çünkü her akıl her şeyi kavrayamaz. Kavrayamadığı şeyi reddetmek, akıllı bir insanın yapacağı şey değildir. Ona düşen vazife, kendisinin anlayamadığını bir anlayanın bulunacağını düşünerek, doğru haberi başkalarına ulaştırmaktır. Nitekim Kur'ân'ın bir çok âyeti zaman içinde, ilmin ve fennin gelişmesiyle daha iyi anlaşılmıştır. Peygamber Efendimiz'in hadislerinin bir kısmı için de durum aynıdır. Hadisleri nakleden râviler, anlamasalar da işittiklerini aynen nakletmiş, bu rivayetleri kitaplarına alan musannifler de onları aynı sadâkatla kaydetmiş ve günümüze ulaşmasını sağlamışlardır. Bu durum, hadis rivayetinin ne kadar büyük bir hassasiyetle ele alındığının da önemli bir delilidir.

Bu hadisin ortaya koyduğu gerçek, günümüzün gelişmiş tıbbının deneylerle ortaya çıkardığı gerçekle uyum içindedir. Anne rahmine düşen bir çocuk, kırkar günlük üç devreden sonra tam olarak teşekkül eder ve ilk canlılık belirtisi bu sürenin sonunda görülür. İlk kırk günlük süre, orada mayalanma ve şekillenmeye müsait hale gelme dönemidir. İşte bu dönem nutfe diye adlandırılmaktadır ki, menî demektir. Menî ise az su anlamına gelir. Nutfe denilmesinin bir başka sebebi de, bu maddenin akıcı ve yapışkan olmasındandır. Anne rahmindeki ikinci kırk günlük süre ise, nutfenin bir pıhtı haline dönüşme dönemidir. Alak kelimesi kan pıhtısı anlamına gelirse de, burada kastedilen anlam döllenmiş yumurta yani embriodur. Çünkü embrio canlı olup, gelişmeyi bünyesinde barındırır. Kan pıhtısı tabiri, cansızlığa delalet eder. Böyle bir anlam ise buraya uygun düşmemektedir. İkinci kırk günlük süre bu şekilde geçer ve oluşumunu tamamlar. Üçüncü kırk günlük süre, anne rahmine düşen canlının bir et parçası haline dönüşme ve bu şekilde gelişme dönemidir. Bu kademeli oluşum ve gelişimin pek çok hikmet ve faydaları vardır. Şayet çocuk bir anda teşekkül etseydi, muhtemelen anne buna tahammül edemez, bedenen ve ruhen hastalanırdı. Bu safhalar, anneyi yavaş yavaş dünyaya getireceği canlıyı taşımaya alıştırır, çocuğun da anne karnındaki gelişimi tamamlanır. Çocuk doğuncaya kadar, bu gelişme seyri devam eder. Öte yandan bu durum, insanların Cenâb-ı Hakk'ın gücünü ve kudretini, kendisine gerçek mânada kulluk edip şükretmelerine vesile olacak nimetlerini, insan olarak en güzel surette  yaratılışlarını, akıl ve ruh gibi üstün hasletlere  sahip oluşlarını anlamalarına da bir vesiledir.

Bu safhalardan sonra, bütün uzuvlarıyla teşekkül etmiş olan cenine can verilir ve Allah tarafından gönderilen görevli bir melek önce ona ruh üfler. Daha sonra, doğacak olan çocuğun ölümüne kadar, hayattaki her türlü davranışı demek olan amelinin nasıl olacağını, hayat süresini, rızkını veya cennetlik cehennemlik olacağını yazar. Kişinin ameli, onun işlediği her çeşit hayır ve şerri, iyilik ve kötülüğü kapsar. Her insan, bu davranışlarına göre iyi ve kötü olarak nitelendirilir. İnsanın hayatının ne kadar devam edeceğini, ömrünün nasıl sona ereceğini de bu görevli melek yazar. Meleğin yazdığı bir başka şey, insanın rızkıdır. Rızkı az mı yoksa çok mu olacak, helâl mi yoksa haram mı yiyecek, rızkını hangi yollardan temin edecek? Bütün bunlar levh-i mahfûz denilen ve bilgisi sadece Allah katında olan bir kitapta yazılıdır. Netice itibariyle kişinin cennet veya cehennem ehlinden olacağı da görevli melek tarafından kaydedilir. Cenab-ı Hakk'ın bunları meleğe yazdırması, her şeyin bilgisinin kendi katında bulunduğunu onlara göstermek, bu durumu insanlara da öğretmek gayesiyledir. Herkesin yazısı boynunda asılıdır; fakat bunu ne insanın kendisi ne de başkası bilme ve görme imkânına sahip değildir. Kur'ân-ı Kerîm'de şöyle buyurulur: "Her insanın amelini boynuna doladık. Kıyamet günü onun için, açılmış olarak bulacağı bir kitap çıkarırız: Kitabını oku, bugün nefsin sana hesapçı olarak yeter, deriz" [İsrâ sûresi (17), 13-14]. İnsanın boynunda asılı olan bu kitap, bir nevi onun zimmetinde olan eşya gibidir. Çünkü onda yazılı olanlar, kişinin hayatı boyunca yaptıklarıdır. Burada çok kere yanlış anlaşılan bir konuyu kısaca açıklamamız gerekir. Yukarıda anlatılanlar, halk arasında kader veya alın yazısı olarak bilinip adlandırılan hususlardır. Bu adlandırma doğrudur; yanlış olan, kendisini başına gelenlere mahkûm hissetmesi, azim ve gayreti, çalışıp çabalamayı terketme hissine kapılmasıdır. Oysa kişinin başına ne geleceğini, akibetinin nasıl olacağını Allah'tan başka kimse bilemez. Kişi, Allah kendisi hakkında öyle yazdığı için bu şekilde hareket ediyor değildir. Bu anlayışın aksine, kişinin nasıl hareket edeceğini Cenab-ı Hak ilm-i ezelîsi, sonsuz olan ilmi ile bildiği için öyle yazmıştır. Böyle olmasaydı, kişinin iradesi olmaz, neticede yaptıklarından da sorumlu tutulmazdı. Halbuki insan, her yaptığından sorumludur. Sadece aklı ve idrâki olmayanlar sorumlu değildir. O halde kader, akıl ve irade sahibi insanın, üzerine düşen görevleri eksiksiz yerine getirmesinden sonra ortaya çıkan neticeye rızâ göstermesi, vazifesini yapmış olmanın huzuru içinde olması ve isyan etmemesidir.

Peygamber Efendimiz'in bu hadisini yorumlayan İbni Mes'ûd, yaygın olarak meydana gelmese bile, bazı kere herkesin dikkatini çeken bir hususa açıklık getirmektedir. Bu husus, hayatı boyunca cehenneme girmeye sebep olacak işleri yapıp sonunda cennetlik olmak veya cennete girmeye vesile olacak işleri yapıp sonunda cehennemlik olmaktır. Allah'ın bir lutfu olmak üzere, birinciler çok görülürse de ikinci sınıfa girenler son derece azdır. Ömrünü küfür ve isyân bataklığında geçirmiş veya günahlara dalmış nice insanın, hayatının sonunda hakikatı seçtiği ve Allah'ın hoşnutluğunu kazanacak iyi işler yaptığı bilinen ve görülen bir gerçektir. Hadisimiz, insan ile cennet veya cehennem arasındaki mesafeyi arşın gibi kısa bir uzunluk birimiyle açıklarken, bu ikisine girmede davranışlarımızın önemini ortaya koymuş, iyi ve güzel işler yapmamız, kötü ve çirkin işler yapmaktan da sakınmamız gerektiğine dikkatimizi çekmiştir.

Bazı rivayetlerde, İbni Mes'ûd'a ait olan kısım da peygamberimiz'in sözü gibi nakledildiğinden, biz bunu tercümede parantezle belirtme ihtiyacı hissettik (bk. Bagavî, Şerhu's-sünne, I, 128 vd.; Tecrid-i Sarih Tercümesi, IX, 18 vd.)

Bu hadis, insanın yaptığı iyi ve güzel amellerle gururlanmamasını, kendini beğenme, kibirlenme ve kötü huy gibi sevilmeyen hallerden uzak durmasını tavsiye etmekte, öte yandan işlediği bir takım günahlar sebebiyle Allah'tan ümit kesmeyip korku ile ümit arasında bir hayat sürmesi icâb ettiğini bize öğretmektedir. Ayrıca, dünyada insanlar hakkında cennetlik cehennemlik gibi kesin hükümler vermenin mümkün olmadığını da göstermektedir.

Hadisten Öğrendiklerimiz

1. Kazâ ve kadere iman etmek, hayrın ve şerrin Allah'tan olduğuna inanmak farzdır.

2. İlk bakışta anlaşılması mümkün olmayan doğru haberleri reddetmek câiz değildir.

3. Çocuğun anne karnında bir gelişim safhası vardır. Bu safhaların bilinmesi gerekir. Çünkü anne karnındaki çocuğun da hakları vardır.

4. İyi işler işlemeye özen göstermeli ve bunları sürekli hale getirmeliyiz. Buna karşılık, kötü ve çirkin işlerden de uzak durmalıyız.

5. Hiç kimse sadece işlediği iyi amellere güvenmemeli, yaptığı kötülükler sebebiyle de Allah'tan ümit kesmemelidir.

6. İnsanlar hakkında cennetlik ve cehennemlik gibi kesin hükümler vermekten kaçınmak gerekir.

7. Kişinin dünyadaki son haline göre hakkında mü'min veya kâfir muamelesi yapılır.

ben aklıma yatmadığı halde reddetmedim ki, sordum hatta hikmeti nedir diye her ne ise..

topik demiş ki:


Kendisinden başka ilâh olmayan Allah’a yemîn ederim ki, sizden biri, cennetliklerin yaptığı işleri yapar ve kendisi ile <a>cennet</a> arasında sadece bir arşın mesâfe kalır da, sonra anne karnında yazılan yazının hükmü öne geçer, cehennemliklerin yaptığı işleri yapar ve cehenneme girer. Yine sizden biri cehennemliklerin yaptığı işleri yapar ve kendisi ile cehennem arasında bir arşın mesâfe kalır; sonra anne karnında yazılan yazının hükmü öne geçer ve o kişi cennetliklerin yaptığı işleri yapmaya devâm eder de, neticede cennete girer.



şimdi,
yukarıdaki kısım hadis-i şerife dahil midir?
dahilse kader ve cüz-i irade ile açıklanabilir mi?

Dahil.

Açıklanabilir. Ama en selametli yol böyle olduğuna itikaddir, imandır. Onun için imanın şartlarındandır. Yani aklın alsa da almasa da bunun böyle olduğuna iman et deniliyor. Bize düşen inşAllah Cennetlik yoldayızdır demek ve dua etmek, o yolun amelleriyle amil olmak.

"Ey mülkün sahibi ve mâliki olan Allah'ım! Sen mülkü istediğine verirsin, mülkü istediğinden çeker alırsın. İstediğini aziz kılarsın, istediğini zelil kılarsın. Hayır senin elindedir. Muhakkak sen her şeye Kâdir’sin. Geceyi gündüze, gündüzü geceye çevirirsin. Ölüden diriyi çıkarırsın. Diriden ölüyü çıkarırsın. Dilediğine rızık verirsin, ve HİÇ KİMSEYE BU YAPTIKLARINDAN DOLAYI HESAP VERMEK ZORUNDA DA DEĞİLSİN" (Ali İmran)

peki, işittik, itaat ettik madem..

ayet-i kerimeler için ali ünal abinin açıklamalı mealini kullansak nasıl olur acaba sayın yönetim?

ııııı şöyle ki
başta ali bulaç abiyi kullanıyorduk
sonra suat hocaya geçtik
şimdi riyazüssalihinden 1 ayet 1 hadis aynı konuda ilerlediğimizden riyazüssalihindekini kullanmak icab ediyor (aslında o ayet numarsından bulabiliriz suat abininkinden fln ama - tembellik Allah affetsin)

aslında bikaç yardımcı çıksa ne güzel olur proce için. user versem entry girse..

geçen giremedim mesela bigün boş geçti çok ayıp oldu, çok lakayıt yapıyorum işi sadece bana kalmıyor Allah' tan..

valla abi ben yardımcı olmak isterim fakat her zaman internet bulamıyorum bazen de vakit müsaade etmiyor bu sebeple pek bir işe yaramam kanımca.

ali ünal abinin meali epey güzel, en yine de tavsiye ederim

facebook sayfamız güncellenmiştir

http://www.facebook.com/ayetvehadis

herkesi bekler ve arkadaşlarını davet etmelerini bekleriz

Hayra vesile olan, onu yapan gibidir (hadis)

Cevap Yapıştır